İnsan birden çok kitap neden okur? Bu bir ceza mı? Ödül mü? Saklanmak mı? Herkesin kendine özgü cevabı vardır elbet... Ama biliyorum ki bazen insan sadece gömülmek ister, yorulmak ister, kaybolmak ister ben de kayboluyorum. Günün yorgunluğu eve gelince evin yorgunluğu, oturunca zihin yorgunluğu... "Boş zamanların da ne yaparsınız hocam?" Bugün böyle bir soru yöneltildi bana, sonra düşündüm dedim ki; Benim hiç boş zamanım yok, zamanımı hep soyut ve somut varlıklara emanet etmişim, bitkin düştüğüm de uykum gelip o emaneti (zamanı) teslim alır. Bazen kalemim elimde kalır, bazen uykum gözlerimi rehin alır... Unuturum çoğu kez bazen uyumayı, bazen uyanmayı, bazen yaşamayı, bazen de sevmeyi unuturum. "Sevmek unutulur mu hocam" unutulur tabii... Sen yaşamayı unutmuş bir insan görmedin mi hiç? "Sizin bütün zamanınız emanetcideyken o zamana girmek ve o teslimiyeti almak bana nasip olur mu Rabia Betül hocam?" Hayat bu nereden biliyorsun kimse geliyorum demez ki gelir oturur.
İnsan ve Duygular
bugün üç öğün çikolata yedim heralde e bize ne diyecek olursanız haklsınız size ne
Reklam
Yeni yaş, yeni satırlar, aynı kalp.
Bugün yeni bir yaşı karşılıyorum. Bir yıl önce açtığım bu sayfanın hayatıma bu kadar dokunacağını bilmiyordum.Başlangıçta sadece sevdiğim satırları paylaşmak istemiştim. Ama zamanla fark ettim ki bu sayfa bana yalnızca kitapları değil, kitap okumayı da sevdirdi. Her kitapla başka bir hayata misafir oldum, her altını çizdiğim cümlede biraz daha kendimi tanıdım. Bazen bir şiirde sustuklarımı buldum, bazen bir paragrafta kendime rastladım. Okudukça büyüdüm, düşündüm, hissettim. Ve fark etmeden bu sayfa, yeni yaşımın bana kattığı en güzel şeylerden biri oldu.Buraya yolu düşen, bir satırımı okuyan, bir cümleme ortak olan herkese teşekkür ederim. Çünkü bazı yolculuklar tek başına başlasa da, güzel insanlarla anlam kazanıyor.Yaş almak bana kusursuz olmayı değil; eksiklerimle barışmayı, kendime daha nazik davranmayı öğretiyor. Yeni yaşımda daha çok okumayı, daha çok öğrenmeyi, daha çok hissetmeyi diliyorum. Ve en çok da… Bu yıl, kendimi tüm kusurlarımla ve tüm güzelliklerimle sevebildiğim bir yıl olsun.
1000Kitap
Bugün biraz takıldım sahilde hayalimde sen ellerim cebimde artık istemiyosun beni ölsem daha iyi havalarda illa soğur bir ara sen üşümücekmisin ben olmadan yanında...
Warsawa Ghetto Boy
Kapıda genellikle Yahudi polis görevlileri nöbet tutardı ama bugün Almanlara ait bir polis birliği vardı, işe gitmek üzere gettodan ayrılanların kâğıtlarını dikkatle inceliyorlardı. On yaşlarında bir oğlan kaldırımdan koşarak geldi. Yüzü çok solgundu, öylesine korkmuştu ki kendisine doğru gelen bir Alman polisine kasketini çıkarmayı unutmuştu. Polis durdu, hiçbir şey söylemeden tabancasını çıkardı, çocuğun şakağına dayayıp tetiği çekti. Çocuk yere düştü, kolları sağa sola savruldu, sonra çocuk katılaştı ve öldü. Piyanist Wladyslaw Szpilman Sayfa: 158 (Fotoğraftaki Varşova Gettosu Çocuğu akıbeti bilinmiyor.)
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Reklam
Reklam