Puan vermedi·116 syf.··
2026 35. kitabı
ZATEN O ŞARKIYI BEN SANA YAZMADIM / ORKUN GALOLAR Herkese merhabalar… Bugün sizlere Orkun Galolar'ın kaleminden çıkan öyle bir kitapla geldim ki anlatamam. O derece üzüldüm diyebilirim. İçimi parçaladı adeta. Umut'a defalarca üzüldüm, defalarca gözyaşlarım pıt dedi. O yüzden haydi gelin sizi daha fazla merakta bırakmadan kitabın konusuna geçelim. Çocukluğundan beri Elif’i seven Umut, her aile buluşmasını bir umutla bekler. İçindekileri anlatmak ister ama Elif ona hiçbir zaman bu fırsatı vermez. Ne umut verir ne de tamamen uzaklaşır. Buna rağmen Umut vazgeçmez. Hayatını, hayallerini ve hatta geleceğini bile Elif’e yakın olabilmek üzerine kurar. Zaman geçer, Elif başka birine âşık olur, evlenir ve yurt dışına gider. Ama Umut’un kalbindeki yerini hiç kaybetmez. Aradan geçen on beş yıl bile sevgisini eksiltemez. Yıllar sonra Elif geri döndüğünde Umut’un içinde yeniden bir umut filizlenir. Fakat her zamanki gibi Elif yine gider. Aslında bu ilk gidişi değildir; Elif her gelişinde gitmiş, Umut ise her defasında onu yeniden kabul etmiştir. Bu hikâye karşılıksız bir aşkın, beklemenin ve vazgeçememenin hikâyesi. Çünkü Umut’un en büyük acısı Elif’i kaybetmek değil, onu yıllarca sevmesine rağmen hiçbir zaman gerçekten ona sahip olamamaktır. ALINTILAR “Ve tabii o zaman anlamamıştım. Birini kaybetmemek için kendinden vazgeçmek, kaybetmenin başka bir biçimiydi.” “Arkamdan konuşulanları bilmiyor değilim ama hayat da gül bahçesi sunmadı bana.” “İki farklı zaman dilimindeyim. Gidip geliyorum geçen yıllarla şimdi arasında.” Hazırlayan: Alican GER Editör: Deniz İmre
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202669 okunma
8/10
·352 syf.··
2026 173. kitabı
Kan Davası #okudumbitti Reşat Nuri Güntekin ne yazdıysa merakla okurum dediğim bir yazar ve her kitabında aynı şeyi yeniden düşünüyorum: Bu kadar sade yazıp bu kadar derine dokunmak gerçekten büyük ustalık. Kan Davası da bunu bir kez daha hissettiren, hem iç burkan hem düşündüren hem de insanın içine usul usul işleyen bir roman oldu. Kitabın merkezinde idealist öğretmen Ömer var. Savaş yıllarından çıkmış, hayatın sert tarafını görmüş ama içindeki insan sevgisini ve özellikle çocuklara duyduğu şefkati kaybetmemiş bir karakter. Onun yolu, yıllardır birbirine düşman olan iki köyün arasına düşünce hikâye sadece bir kan davasını değil; cehaleti, toplumsal baskıyı, gururu, korkuyu ve insanların birbirine miras bıraktığı öfkeyi anlatmaya başlıyor. Reşat Nuri’nin en sevdiğim tarafı, insanı hiçbir zaman tek bir renkle anlatmaması. Bu kitapta da herkesin içinde biraz haklılık, biraz çaresizlik, biraz da yanılgı var. Kan davasını sürdüren insanların çoğu belki neyin peşinde olduklarını bile tam bilmiyor; ama köyün bakışı, törenin ağırlığı, “el âlem ne der” korkusu onları aynı karanlık döngünün içinde tutuyor. İşte bu yüzden roman yalnızca geçmişe ait bir hikâye gibi değil, bugün hâlâ karşılığı olan bir toplumsal yara gibi okunuyor.. Ömer’in çocuklar için verdiği mücadele ise kitabın en dokunaklı taraflarından biriydi. Onun gözünde çocuklar, bu kısır döngünün kırılabileceği en temiz yer. Eğitimin, sevginin ve sabrın insanı değiştirebileceğine inanması; bütün zorluklara rağmen vazgeçmemesi beni çok etkiledi. Özellikle bazı sahnelerde insanın içi hem burkuluyor hem de umutla doluyor. Anadolu köy yaşamı, yoksulluk, yalnızlık, dostluk, insan ilişkileri ve adalet duygusu öyle doğal bir şekilde işlenmiş ki okurken hiçbir şey yapay durmuyor. Reşat Nuri’nin gözlem gücü yine kendini
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009853 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·400 syf.·
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar! Bugün son dönemin en çok konuşulan, reels videolarında sürekli karşımıza çıkan ve yakın zamanda dizi uyarlaması da başlayan o meşhur kitapla buradayım: Elle Kennedy’den Anlaşma. Ben henüz dizisini izlemedim çünkü her zaman olduğu gibi önce kitabını okumak, o dünyayı ilk önce satırlarda solumak istedim! Gelelim kitabın konusuna... "Zıt kutuplar birbirini çeker" derler ya, işte bu hikaye tam olarak bunun kanıtı! Okulun popüler, hırslı ve bir o kadar da eğlenceli hokey takımı kaptanı Garrett Graham ile ne istediğini çok iyi bilen, akıllı felsefe öğrencisi Hannah Wells’in yolları bir felsefe dersi sayesinde kesişiyor. Hannah’nın okulda hoşlandığı çocuğun dikkatini çekmek istemesi, Garrett'ın ise notlarını yükseltme zorunluluğu ikiliyi bir "anlaşma" yapmaya zorluyor. Başta tamamen karşılıklı çıkara dayalı başlayan bu sahte ilişki, zamanla yerini derin bir dostluğa ve kaçınılmaz bir çekime bırakıyor. İlk bakışta sadece eğlenceli bir kampüs aşkı öyle görünse de kurgunun arka planı beni çok şaşırttı. Yazar; hem Hannah’nın hem de Garrett’ın geçmişte yaşadığı ağır travmaları, ailevi kırgınlıkları o kadar derin ve hassas işlemiş ki... İkilinin zamanla birbirine sığınarak iyileşme sürecini okumak içimi burktu ama bir o kadar da kalbimi sıcacık yaptı, hikayeyi bana çok daha fazla sevdirdi. Peki Hannah geçmişte neler yaşadı? Siz önce filmini izleyenlerden misiniz yoksa kitabını okuyanlardan mı? #bkmkitapcom
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,114 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 11. kitabı
Yalnız Değilsiniz ben küçükken Babacığımın bana izlettiği bir filmdi Mesut Uçaktan Hoca "nın yönettiği... Ki yıllar sonra Mesut Uçakan ile tanışmak şansım da oldu Serpil karakterini daha o küçük yaşlarımdan itibaren kendim ile özdeşleşmiştim Çünkü ben de Serpil 'e benziyordum Hayatla ve Babacığımın dışında ki yakınlarımla hayata ve hayatıma dair hep bir mücadelem vardı Belkide hayata taa o zamanlarda beri farklı bir perspektiften bakıyordum ve bu çevreme pek iyi gelmiyordu Ama Serpili izlediğim zaman o yapabildi ise ben de yapabilirim... dedim Ve bunun için hep çabaladım Hayatımdaki herşey ama herşey için bir savaş verdim ben Bugün baktığımda kazandım... diyebiliyor muyum ? işte orası muallakta kalmaya mahkum bir muamma
Yalnız DeğilsinizÜstün İnanç · Mihrabat Yayınları · 2016146 okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
ZAFER BAHÇESİ Merhaba arkadaşlar bugün harika bir eserle karşınızdayım. Yayınevinden ilk kez okuma yapıyorum ve daha önce okuma yapmadığıma pişman oldum ya. Neyse bir başlangıç yaptık ve artık devamı gelecek. Özellikle kendinden püsküllü ayraçlı olması muhteşem bir detay. Kitap oldukça akıcı, bazı sayfalarda görsellerin olması ise ayrı bir tat katmış. Hatta ben arada story atacaktım ama kitap o kadar akıcı ve merak duygusuyla ilerliyor ki elimden bırakmadan okudum ve bir baktım son sayfadayım. En sevdiğim yönlerinden biri, sadece bir dönem romanı olmaması; aynı zamanda umut, cesaret, fedakarlık ve yeniden başlamanın da hikayesi olmasıydı. Karakterlerle birlikte üzüldüm, heyecanlandım ve onların yaşadıklarını iliklerime kadar hissettim. Savaşın gölgesinde geçen bu hikaye de hem dönemin atmosferini hem de karakterlerin duygularını çok güzel yansıtmış. Özellikle Emily'nin yaşadığı değişime ve verdiği mücadele beni hikayeye daha da bağladı. Eser boyunca merak duygum hiç azalmadı ve sayfalar su gibi aktı. Eser bizleri 1918 yıllarına götürüyor, savaşın ve yaşam mücadelesinin yaşandığı zamana. Emily 21 yaşında genç ve güzel bir kız. Ailesi üst düzey bir konum da yargıç bir babanın kızı. Savaşta abisini kaybederler bu yüzden ailesi onu korumak adına özgür bırakmazlar. Emily savaştan dolayı çöküşte olan ülkesine gönüllü olarak yardımcı olmak ister. En yakın arkadaşı gibi gönüllü hemşire olmak ister ama kabul görülmez. Nekahethane de yaralı şekilde yatan Avustralya'lı Subay Robbie'le tanışır. İkili birbirlerine karşı birşeyler hissederler. Evlenmek isterler ama Emily'in ailesi karşı çıkar. Emily artık evden ayrılıp sevdiğine daha yakın olabilmek için çalışmak ister. Tarımla, çiftlikle uğraşan Kara Ordusana yazılır ve çalışmaya başlar. Sıradan insanların içinde hiç yapmadığı
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
Kadın
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Türkiye’de de çok zor koşullarda yaşayan kadınlar var. Devletin sağladığı destekler, sığınma evleri, sosyal hizmetler ve hukuki koruma mekanizmaları mevcut. Ancak her kadın bu desteklere ulaşamıyor ya da ulaşabileceğine inanmıyor. Korku, ekonomik bağımlılık, çocuklarını kaybetme endişesi, aile baskısı, toplumun yargılayıcı tavrı veya tehditler nedeniyle bazı kadınlar yıllarca şiddet gördükleri ortamda kalabiliyor. Bazıları yardım isteyecek kimse bulamıyor, bazıları ise yardım istemenin daha büyük sorunlara yol açacağından korkuyor. Mısırlı Firdevs’in hikâyesi belirli bir dönemin ve belirli koşulların ürünü olsa da, insanın değersizleştirilmesi, sömürülmesi ve sesinin duyulmaması gibi temalar bugün de dünyanın birçok yerinde karşımıza çıkıyor. Bu yüzden kitap yalnızca Firdevs’i anlatmıyor; toplumun görmek istemediği insanları da görünür kılıyor. “Kitabı bitirdiğimde Firdevs’e üzülmekten çok etrafıma bakmaya başladım. Çünkü asıl soru Firdevs’in nerede olduğu değil; bugün hâlâ kaç Firdevs’in sessizce yaşamaya çalıştığı.”
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma