Ben tedbirli değildim. Pervasızdım, düşüncesizdim. Bu adam başka bir bıçaktı, bunu hissedebiliyordum. Başka bir türdü ama yine de bir bıçaktı. Umurumda değildi. Ver şu bıçağı bana, diye düşündüm. Bazı şeyler, uğurlarına kan dökülmesine değer.
Ama önceye dönebilmenin hiçbir yolu yok. Geçmişle yapabileceğiniz tek şey, onu sırtımızda taşımak ve ağırlığının gitgide arttığını hissederken altında kalıp ezilmemek için dua etmek.
O yokken tuhaf ve anormal varlığımı nasıl sürdüreceğimi, kendim olmaya nasıl devam edebileceğimi bilmiyordum. Ondan ayrıyken yıllar boyunca var olmuştum ama o kadardı işte. Yalnızca varoluş, sözsüz bir kitap.