Puan vermedi·160 syf.··
2026 22. kitabı
Eleştirimi baştan yapayım bence çok dağınık bir kitap. İşlediği mesele güzel, işleyiş şekli güzel ama çok dağınık. Muhtemelen çok fazla şeyi anlatmak istediği için bu kadar dağılmış hikaye. Küstahça bir tavır olacak ama bir kitap bir adam var buraya gidiyor vs. diye yorumlanmaz. Çok basit kitaplar için ya da sadece ''page turner'' ya da ''best seller'' diye tabir edilen kitaplar için bu olabilir belki ama nitelikli edebiyat için görünürde anlatılan şey kitapta işlenecek asıl mesele için kullanılan bir araçtır genelde. Hatta pek çok kitapta daha ilk sayfalarda yazar bir olayla, bir pasajla bazen bir cümle ile o kitapta tartışacağı meseleyi okuyucuya verir. Bunu o pasajı okuduğunuzda fark etmeyebilirsiniz ama kitabın devamında ya da kitabı bitirdiğinizde evet ya dersiniz, yazar zaten bunu söylemişti aslında başlarda dersiniz. Mesela bu kitabın başlarında anlatıcı dedesinden bahsediyor, onun yaşlı bir ağaç gibi yaşadığı toprağa kök saldığından vs. Kitabın adı ve arka kapakta yazanlar ise bu metnin bir kültür çatışması meselesi olacağını söylüyor zaten. Birlikte değerlendirdiğinizde o kök salmış ağaç metaforu ile aslında kitap boyunca bir yere, bir kültür ait olmak ile yersiz yurtsuz hatta kimliksiz olmanın kıyasının yapılacağını anlıyorsunuz. Bu kısmı benim için kitabın güzel kısmı, harika bir kitap ve edebiyat konusu bence bu mesele. Bununla birlikte kuzeyin güneyden, güneyin kuzeyden (yazar Afrikalı olduğundan böyle ama siz bunu doğu batı gibi okursanız daha anlaşılır olur) nasıl göründüğünü de çok güzel işliyor yazar. Gelgelelim bu meseleler arasında çok fazla git gel yapıyoruz ki bu da kültür karmaşası ile ilişkilendirilebilir ve yazarın bunu bilerek yaptığı söylenebilir, buna da eyvallah ama üzerine bir de ataerkil toplum eleştirisi geliyor kitabın sonlarına doğru.
Kuzeye Göç MevsimiTayyib Sâlih · Ayrıntı Yayınları · 2016492 okunma
9/10
·328 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:05
Bazı annelerin yüreğinde şefkat yok, sadece benciller ve ben bir anne olarak buna çok sinir oluyorum! o zaman doğurma kendi mutsuzluğunu çocuğa kitapta yazdığı gibi emzirerek geçirme ! Kitap gerçekten çok farklı yazım tekniğiyle duyguyu inanılmaz hissettirdi . Çok begendim
Annem Öldü müVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20251,809 okunma
Reklam
8/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
merhabalar bugun kliseler klisesi bir kitapla geldim. okumaya basladiginiz an oyyyyy hos geldin ask romani 101 diye dusunmeye basliyorsunuz. kitap o kadar akici ki yazarimiz bir paragraf betimlemeye bile tenezzul etmemis. 400 sayfalik kitaba da cerezlik diyebilecegimi dusunmezdim ama gercekten oyle. bir kere basladiniz mi bitirmeden birakamiyorsunuz ki salina salina okumama ragmen iki gunde bitti. reading slump icin mukemmel bir kurtarici olur ama kitabi sevme sebebim bunlar degil. kitabi bitirdigimde ne kadar da duymaya ihtiyacim olan seyleri okudum diye dusundum. tuhaf bir inanisim var. kitapligimda bir suru kitap olmasina ragmen sectigim siradaki kitabimi tesadufen sectigimi hic dusunmem; hep o kitabin o donemime, o gunume denk gelmesi gerektigine, ona ihtiyacim oldugu icin elimin ona gittigine inanirim. bu hissim beni hic yaniltmadi hatta okudugum bazi kitaplarda icine dustugum spesifik durumlar bu dusuncemi besledi ve okumayi benim icin oldugundan daha eglenceli bir hale getirdi. bazen bir klasikten kapamayacaginiz dersi bir roman size kazandirabilir o yuzden her telden kitap okunmasi gerektigini sonuna kadar savunacagim. onun disinda kitapta, kitap okuyan karakterlerin olmasi cok hosuma gitti. bu daha once denk gelmedigim bir seydi. bahsi gecen birkac kitabi benim de okumus olmam ayri yukseltti. populer kitaplardan birbirine alinti firlatan karakterlerden bahsetmiyorum tabii o hala tuylerimi diken diken eden bir durum. ve kitap o kadar basit bir dille yazilmis ki ingilizcesini alsam cok rahat okuyabilecegimi hissettim. bunun yaninda cevirinin iyi olmadigini soylemem lazim asiri motamot bir ceviri olmus hani okurken bunu da bu kadar direkt cevirmezsin dedim. baska yayin basti mi bilmiyorum ama ben ingilizcesini okuyun derim. tam filmi cekilecek kitap bu arada
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,337 okunma
10/10
·344 syf.··
2026 88. kitabı
Tüm travmalarımı, stresimi ve bağlanma sorunlarımı tetiklemiş olsa da beklentimin çok üzerinde çıkan muhteşem bir kitaptı! Üzerine konuşmak bile beni geriyor ama buna rağmen bu yılın favorileri arasına girmeyi başardı.
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,952 okunma
Herkesin bir derdi var durur içerisinde...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:32
Bir aile ne kadar sır barındırabilir bünyesinde ya da insanoğlu ne kadar sırrı sırtlanabilir. Sonsuza kadar saklanabilir mi sır dediğimiz? Şermin Yaşar yalın sade ve içine okuyucuyu alan diliyle döktürmüş yine. Seviyorum ben bu kadının tarzını. Anne, baba, çocuklar... Hepsinin ayrı bir hikayesi ayrı bir derdi var kendince. "insan böyle bir șey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, Sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor." derken Volkan Konak'ın eşsiz yorumuyla "herkesin bir derdi var durur içerisinde" şarkısı geçiyor zihnimden sonra istemsizce dudaklarıma dökülüyor. Bir müddet Ethem'i, Mürüvvet'i, Kazım'ı,Sevgi'yi, Emin'i Nurten'i, Ekrem'i, Hülyayı düşünüyorum ayrı ayrı. Herkesin derdi olur da bu kadar dert bir araya gelir mi hiç diyorum gelirse böyle olur işte. Kendileri anlatıyorlar kendi ağızlarından yaşadıkları ruhsal gelgitleri aile bireyleri. Aile olmak demek sadece aynı çatı altında bulunmak değil aileyi tamamlayan çatı sevgi bence bir arada tutan koruyan kollayan. Eksik oldu mu ne yaparsan yap çökmeye mahkum. Sevgi iskeletini de anne baba oluşturur el ele tutuşarak birinden biri bıraktığı anda elini yıkım başlıyor. Zamanla da enkaz oluveriyor yapı. Ne zaman enkaza döndü aile bilinmez belki Mürüvvet Anne nin Ethem i sadece kabullenip sevmediğinde "Al buna bak ve sus" dediklerinde sadece susmayı tercih ettiğinde belki de. Kazım Baba nın karısına yüklediği sorumlulukla belki de ve belki de Karşısına alıp Mürüvvet i konuşmadıkça kabullendikçe bu sessizliği... Fazlasıyla içimizden bizden birileri karakterler. Belki yaşanmış ya da yaşanması oldukça olası. Hiç küsmedik mi biz de hayata kabullendiğimiz için içinde bulunduğumuz durumu çekip gidemediğimiz için tıpkı Mürüvvet gibi. Kazım gibi
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Kaç ağaç daha bu saçmalık yüzünden canından oldu?
1/10
·384 syf.··
2026 546. kitabı
Psikopat kitabını okuduktan sonra serinin neden bu kadar ilgi gördüğünü anlamaya çalışmış, ancak edebî açıdan oldukça yetersiz bulmuştum. Buna rağmen eleştiri yapabilmek için ikinci kitaba da şans vermek istedim. Belki karakterler gelişir, olay örgüsü derinleşir, ilk kitapta eksik kalan yönler tamamlanır diye düşündüm. Ne yazık ki beklentilerimin hiçbiri gerçekleşmedi. İlk kitapta başlayan sorunların büyük kısmı Psikopat 2’de de devam ediyor. Hikâye ilerliyor gibi görünse de aslında sürekli aynı duygu döngüleri ve benzer çatışmalar tekrar ediliyor. Karakterlerin yaşadığı olaylar okuyucuyu etkilemek yerine yalnızca sayfa sayısını artırmak için uzatılmış hissi veriyor. Kitabın merkezinde yine yoğun bir şekilde takıntılı ilişkiler, kıskançlıklar, dramatik çıkışlar ve sürekli büyütülen duygusal krizler yer alıyor. Ancak bunların hiçbiri gerçek bir karakter gelişimine dönüşmüyor. Kahramanların yaşadıkları olaylardan ders çıkardığını, olgunlaştığını ya da değiştiğini görmek yerine aynı davranış kalıplarını tekrar tekrar okumak zorunda kalıyoruz. Öğrencilerimin bu seriyi neden sevdiğini anlayabiliyorum. Dili son derece basit, bölümler kısa ve merak unsuru sürekli canlı tutulmaya çalışılıyor. Fakat bir kitabın kolay okunuyor olması onu iyi bir kitap yapmıyor. Okuma alışkanlığı kazandırmakla edebî değer taşımak arasında önemli bir fark var. Spor lisesinde görev yaptığım dönemde öğrencilerimin akademik açıdan çok güçlü olmadığını ve matematiğe ilgilerinin sınırlı olduğunu gördüğüm için en azından kitap okumalarını teşvik etmeye çalışıyordum. Öğrenciler arasında elden ele dolaşan bu seriyi de bu yüzden okudum. Çünkü gençlerin yalnızca izledikleri değil, okudukları da düşünce dünyalarını şekillendiriyor. Elbette herkes klasik okuyacak diye bir kural yok. Gençlik romanları,
Psikopat 2Mihri Mavi · Martı Yayınları · 20162,839 okunma
Reklam
Reklam