Burak Yıldız

Hal
Yahu dost dostu hatırlatır. O adam Allah dostuysa onu gördüğün zaman Allah'ı hatırlarsın yani, bu. "Nasıl olmalı güzel insan, güzel Müslüman?" dediler. Cevaba bakın: "Geldiği yere sürür ve neşe getirir, giderken de hüzün bırakır. Arkasından, Ah nerede? denir, özlenir, aranır." Allah'tan bunu istemeli, böyle olmayı istemeli, güzel olmayı istemeli güzel kardeşim. Bazılarını görüyorum, adamın cennete gittiği yürüyüşünden belli. Belli ki cennetlik işte, başka bir yere yakışmıyor. E şimdi onun haline baktığınız zaman çok derin bilgisi olması, ne bileyim her sualinize cevap veriyor olması, ansiklopedi gibi olması gerekmez, geçiniz onları. Adam Meydan Larousse’u ezbere biliyormuş, bana hava atıyor, iki buçuk liralık flash bellekle hallediyorum ben o işi. Ne yani! Ama hal... Sen bana halden haber ver.
Sayfa 33·Kitabı okudu
İlişkiler
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Güzel insan kime denir ?
Bütün hayatınızla, yaşayış biçiminizle sizi ciddiye alan, size bir şekilde tabi olan, emrinizİn altindaki, yanınızdaki kişi -talebeniz, evladınız, kardeşiniz, kanaat önderliğini yaptığınız gençler- kim olursa olsun, size baktığında, sizi gördüğünde neşe duymalı. Güzel insanın tarifi de böyle yapılmıştır.
Sayfa 32 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Eğitim
Ağlamak üzerine...
"Filan kulumu tardettim," buyurdu Cenab-ı Hak o dönemin peygamberine, vahyetti. Peygamber adamın yanina gitti, "Sen bittin, taraf-ı ilahiden tardedildin," diye haber verdi. Adam gayet soğukkanlı karşıladı bunu. Bir müddet sonra karşılaştılar. "Ya benim işim iyi gidiyor, ticaretim güzel, şöhretim güzel, her şey yolunda, sen de peygambersin yalan söyleyecek değilsin. Hani ben tardolduydum?" dedi. Peygamber sordu: "Dua eder misin?" "Hayır." 'Ağlar mısın?" "Hayır." "Bitmişsin, haberin yok," dedi, “bundan büyük felaket olmaz; gözün yaşarmıyor, dua etmiyorsun ve diyorsun ki işim iyi. Ne iyi ? Battıkça batıyorsun.” Ümidi olan ağlar, ümidi kesilmemiş insan ağlar. Bizde gözyaşı rahmet; nisan yağmuru müjde ve neşe; gözlerin ağlaması da ruhun gülmesidir. Modern çağda bu kavramı da kaybettik; ağlamayı olumsuzladık, negatif kodladık; ağlamamak lazım, ağlamak zayıflıktır gibi çok berbat bir anlayış bu. Olur mu hiç! Ağlamayan gülemez ki zaten. Gülmek ağlamanın ta kendisidir, madalyonun biri bir yüzü, biri bir yüzüdür. Hakiki gülenler hakiki ağlayanlardır.
Sayfa 26 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Din
Namaz kılabiliyorsan bu bir keramettir
Namaz kılabiliyorsan bu bir keramettir azizim. Bu zamanda beş vakit namaza devam edebiliyorsan... Bu kadar manilere rağmen... Fiziki zorluğu yok, abdest namaz her vakit toplam on dakika, fazla bile gelir. Ama bir istikrar, bir kararlılık, bir sabitkadem olma ister bu. Ömür boyu devam ediyor; yazı yok, kışı yok, tatili yok, pazarı yok.. Bir performans ödevidir yani. Tabii. Bu bir kerametin zuhurudur; bu sen korunuyorsun demektir, burada özel bir durum var. Namazı özel bir ihsan olarak, bir hediye olarak, sevgiliyle randevu fırsatı ve imkanı olarak görme alışkanlığına da ihtiyacımız var. Günahı savdı, bir vazifeyi yerine getirdi, yükü attı gibi değil de, bilakis, öyle bir imkan ki kim sevgilisine günde beş defa kayıt ve şart olmaksızın kavuşabiliyor, kusuruna dahi bakılmıyor. Bir lokale üye olsan kıyafetten dolayı giremediğin olur, aidat eksik olsa adamı içeri sokmazlar.
Sayfa 26 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Din
Bekir Develi - Hayati İnanç
Bir büyüğün sozüydü bu, okumuştum, diyordu ki: "Cehennem azabını intaç edecek bir günahı gizlice işleyen bir adam, başkasının ıttılâından çok hicap duyduğu zaman, kalbinde küçük bir emare ile melekut âlemini inkar etmek arzu eder." Çünkü biliyor ki melekut alemi onu izliyor. Bu yüzden her günahta küfre gidecek bir yol vardır, diyor. Vicdan sahibidir ve keşke onlar olmasaydı, keşke onlar bu yaptığıma şahitlik etmeseydi der, kendine ufak bir helak kapısı aralar, sineğin ısırmasından kaçar ama yılanın sokmasına razı olur, helak olur gider. Dolayısıyla kendisini bu illüzyona inandırmak isteyen insanlar, aslında sadece zararda olan değil, bir anlamda da belki fevç fevç küfre yürüyen insanlar. Perdeyi hakikat telakki eden insanlar, doğru mudur? Evet, tabii. Bakın burada îmam-ı Rabbânî’den bir tespiri de sanki dercetmenin yeri gelmiştir: Günaha azap yapılmasının sebebi küfür kokusu bulunması, küfür bulaşıklığı bulunmasıdır." Neden? Hataen yaptiğına bir şey yok zaten; yani kazaen ayağın kaydı, sürçtü, bunda bir şey yok. Niye azap var? Bilerek, isteyerek yapıyorsan var.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Din