İnsanlara özel olarak yüklediğimiz duyguların ve hislerin aslında sadece insanlara özel olmadığını, hayvanların da (tam olarak tanımlanamasa da) benzer duygulara sahip olabileceğini gösteren güzel bir kitap. Özellikle yas konusunu ele alan kitapta hayvanların dost olarak tanımladığı en yakın olduklarını kaybetmeleri sonucu gösterdiği reaksiyonlar veya daha insancıl tabiriyle duygularını yansıtma biçimleri farklı hayvan türleri özelinde inceleniyor.
Yazarın sürekleyici anlatımıyla okumayı bir an olsun bırakmayı düşündürmeyecek harika bir eser. Tüm okur arkadaşlarıma bir solukta ilerleyen bu güzel serinin ilk kitabını okumalarını tavsiye ederim.
Toplum Sözleşmesi eseri temelde ülkelerin yönetim biçimlerini ve toplumları anlatıyor. Eserde birçok yönetim biçiminin mukayesesi ve artıları eksileri mevcut. Teoride en iyi yönetim biçimi kabul edilen demokrasinin sevaplarıyla günahlarıyla derin analizi yapılıyor fakat pratikte mükemmel bir demokrasinin var olmadığının ve hiçbir zamanda var olamayacağının da altı çiziliyor.
Kendi kimliğini bulma amacıyla yola çıkan Will’in hikayesi sürekleyici bir anlatımla taçlandırılmış. Macera unsurlarından yanı sıra kitap, bize aslında her vazgeçişin kötü bir sonla bitmeyeceğini de anlatıyor.
Jack London’ın kaleme aldığı Martin Eden toplumdan kopukluğu ve bireyselleşmenin kıskacındaki bir yazarın dramatik öyküsünü işliyor. Toplumsal değerleri sonuna kadar reddeden Martin Eden belki de farklılaşmanın bedelini ödüyor.