Kitabı okurken, yazmayı düşündüm bu kez..
O kadar ayrıntı, o kadar bilgi birikti ki içimde, her birini hatırlamak zor olur diye korktum.
Muazzam bir eser, bu elimde tuttuğum.
Soluksuz okumak dediklerini yaşattı - yaşatıyor, bana.
Adı gibi aslında; OLASILIKSIZ.
Ama;
Adam Fawer yazarsa, OLASILIKSIZ bile bin olasılığa bölünür.
Çünkü, yazarımız inandırmakla, yaşatmakla, kalemiyle büyülemekle tanınıyor.
O, sonunda kitabı kalbinize, zihninize, bütün algılarınıza öyle bir bağlar ki, asla unutamazsınız. Neye uğradığınızı şaşırır, kitaba başta yüklediğiniz bütün mantığı ve anlamı unutursunuz!
Aslında bütün olasılıkların tek bir sonuca çıkmak icin çırpındığını düşünürsünüz.
Allahım.. Spoiler bile veremiyorum, o kadar derin, o kadar uzun bir mevzu bu :))
Kitaba dair;
Okudukça sorguluyor, araştırıyor insan.
Geçmişi, geleceği, şimdiki AN’ı.
Fiziği bana öğretmenlerim bile bu kadar sevdirememişti.
Araştırmaları okurken heyecanlandım, kendi içimde hangisini daha mantıklı bulduğumu düşündüm, bilmediğim terimleri internetten araştırdım. Kitabı okumadım, onu kendime defalarca, kendi içimde bir sunummuş gibi anlattım.
- Çok kaliteli incelemeler okudum kitaba dair.
Üstüne katamayacağımı biliyorum, ve bu yüzden o incelemeleri yazanlara da Teşekkür ediyorum. Kitabı okumamda en büyük etken, okuduğum o çok iyi incelemelerdi.
Nedendir bilmem ama, Adam Fawer ve Dan Brown kitaplarını benzetiyorum. İcerik olarak değil belki ama, stil olarak benzediklerini düşünüyorum. Ve her iki yazarın da kitaplarını okurken heyecandan sayfaları yalayıp yutuyorum.
Adam Fawer karakterlerini o kadar iyi kaleme alıyor ki, gözümün önünde canlanıyor her biri.
Özellikle Grimes, okumaktan keyif aldığım bir Karakter.