George Orwell’in 1984 adlı eseri, yalnızca bir distopya romanı değil; aynı zamanda bireyin, düşüncenin ve gerçeğin sistematik olarak bastırıldığı bir dünyanın korkunç tasviri. Kitabı okurken en çok
Bakabilen görür, görebilen anlar...
Anlayış, doğru bakış ile olur...
Bakış açısını geniş tutmak, şu anki yaşadığımız dünyayı anlamak için çok önemli.
Haritalar hep ilgimi çekmiştir, kitabın da ismi de davetkâr olunca okumadan geçilmiyor.
...
Sorgulamadan ve doğru sorulara cevap aramadan hakikate ulaşamayız. Bu ince fakat içeriği yoğun olan kitap haritacılık ile ilgili çok çarpıcı, bilinmeyen noktaları ele almış. Şu üç soru etrafında farklı yönlerden “haritaların gerçeğin kendisi mi yoksa çarpıtılmış birer kurgusu mu?” olduğunu araştırmış yazar:
-Haritalar nasıl yalan söyler?
-Modern haritalar emperyalizmin sözcüleri mi?
-Ortadoğu nasıl icad ve imal edildi?
...
“Batılı aklın tarihi, efsaneden kurtuluşun efsanesidir.”
—Gianni Vattimo
Resmin içinde olan kişinin, içinde bulunduğu resmi anlatması zordur. Yine de büyük fotoğrafı görebilen Avrupalı düşünürler olmuş. Bu düşünürlerin bakış açılarına da yer veren yazar sorduğu soruları delillendirerek cevaplamaya çalışmış.
...
Haritacılığın bir ideoloji kaynağına dönüşmesi ise işin en karanlık yanı şüphesiz. Batılılaşmayı aşılayan tek tip insan tipine formatlı, kültürleri dozerle ezip geçen Batı ülkelerinin nasıl da kendilerinden olmayan insan toplumlarını ötekileştirdiklerini gösteriyor arka planda. Ufuk açıcı olan ve eleştirel bir gözle dünyaya bakmamıza vesile olan kıymetli yazarımıza çok teşekkürler... Türkiye’de bir ilk olan bu kitabı herkes okumalı!
Selametle kalın...
Şafak Tunç'un Kudüs kitabı pek çok açıdan değerli bir çalışma olmuş. Kitapta kullanılan resim, çizim, kroki ve fotoğrafların ilk kez yayınlanıyor olması önemli. Ayrıca kitap Kudüs'ün herkes tarafından ne kadar istismar edildiğini de gözler önüne seriyor. Kudüs ile ilgili okuduğum diğer bazı kitaplar bilgi vermek yerine hamaset yapmaktan öteye gitmiyordu.