8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Payelll / Gelincik Bulvarı Yıllarca gerçek sandığınız hayatınızı birkaç sayfada değiştiren bir mektup düşünün. Belgin için her şey babasının ölümünden önce bıraktığı mektupla başladı. Gelincik Bulvarı sadece bir aşk ya da mahalle hikâyesi değil. Aidiyetin, aile olmanın ve insanın kendine ait bir yer arayışının hikâyesi. Sayfalar ilerledikçe bir yandan sırların ortaya çıkmasını beklerken bir yandan da mahallenin sıcaklığına kapılıyorsunuz. Belgin, annesi ve kardeşi Nalan ile birlikte Bursa’dan İstanbul’a uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk onları sadece gerçek ailelerine değil, birbirinden renkli insanların yaşadığı Gelincik Bulvarı’na da götürüyor. Mahallenin sınırları içinde dostluklar kuruluyor, yanlış anlaşılmalar yaşanıyor, kırgınlıklar büyüyor, aşklar filizleniyor ve hayat tüm karmaşasıyla akıp gidiyor. Kitabı okurken en sevdiğim şeylerden biri mahalle sıcaklığını hissedebilmek oldu. Herkesin birbirini tanıdığı, kapıların sonuna kadar açık olduğu ve insanların birbirinin derdiyle dertlendiği o eski mahalle ruhu sayfaların arasından taşmış gibiydi. Bir yanda gerçeklerin ağırlığıyla mücadele eden karakterler, diğer yanda kalplerinin sesini dinlemeye çalışan insanlar vardı. Aşkın, aile bağlarının, ekonomik farklılıkların ve geçmişin sırlarının iç içe geçtiği hikâye boyunca kimi zaman gülümsedim, kimi zaman da karakterlerin vereceği kararları merak ederek sayfaları çevirdim. Bazen insanı etkileyen şey büyük olaylar değil, bir yere ait olduğunu hissettiren sıcaklıklardır. Gelincik Bulvarı da bana tam olarak bunu hissettirdi. Kafa dağıtmak, yüzünüzde küçük bir tebessümle sayfalar arasında dolaşmak ve mahalle kurgularının sıcaklığına sığınmak isterseniz bu kitaba bir şans vermelisiniz. Keyifli okumalar…
Gelincik BulvarıPayelll · Parola Yayınları · 202661 okunma
gölgede kalan
Puan vermedi·236 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
​Çocukluğu sevgisizlikle büyüyen, aile içi şiddet ve baskıların gölgesinde derin psikolojik travmalar alan bir adam: Yusuf. Bursadan İstanbula gelip eski bir ev kiralayarak yeni bir başlangıç yapar. Zorlu hayatındaki tek dayanağı hep yanında olan, birlikte yaşadığı can yoldaşı Hüseyindir. İki arkadaş kiraladıkları evi temizlerken eski çekyatın altında bir defter bulur. Bu, evin yakın zamanda vefat eden sahibi Hikmete ait bir günlüktür. ​Yusuf sayfaları çevirdikçe Hikmetin dünyasına çekilir; o da tıpkı kendisi gibi baskıcı bir babayla büyümüş, anne sevgisinden mahrum kalmış yaralı biridir. Günlükte Hikmetin gençlik yıllarında yeşil gözlü Hayriyeye sevdalandığı ancak korkuları ve aile baskısı yüzünden bu aşkın yarım kaldığı yazmaktadır. Hikmet daha sonra Esma ile evlense de ömrü boyunca bunun pişmanlığını yaşamıştır. Yusuf, Hikmetin bu yarım kalan hikâyesini tamamlamayı ve emaneti sahibine ulaştırmayı tek amacı haline getirir. Ancak günlüğü okudukça kendi yaşamıyla günlükteki olaylar birbirine karışmaya başlar. ​Bu süreçte karşı apartmanda, küçük oğluyla yaşayan Yeşime karşı içinde saplantılı bir ilgi büyütür. Ona sığınmak, evlenmek ister ancak bu ısrarcı tavrı Yeşimi korkutur ve kadın onu kesin bir dille reddeder. Reddedilmek, Yusufun içindeki yalnızlığı iyice tetikler. ​Hikâyenin sonunda ise şaşırtıcı bir gerçek gün yüzüne çıkar: Yusufun kitap boyunca konuştuğu, güvendiği en yakın arkadaşı Hüseyin aslında gerçek değildir; yalnızlığının zihninde yarattığı şizofrenik bir sanrıdır. Yusuf başka bir adamın geçmişini tamir etmeye çalışırken aslında kendi zihninin derinliklerindeki ağır akıl oyunlarıyla ve "hiçliğiyle" o metruk odada tamamen yalnız kalır. Kitabın finalindeki o çaresizlik ve beklemediğim son içimi gerçekten çok acıttı.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025114 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir insan kaç kere ölür ?
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:36
Hikâye, Bursa’dan İstanbul’a gelen Yusuf’un şu sözleriyle başlar: “Ey İstanbul, eski bir dostu vefa ile kabul edecek misin?” Bu cümle aslında sadece bir şehre değil, geçmişe, hatıralara ve insanın kendine yönelttiği bir sorudur. Yusuf, taşındığı eski evde bir günlük bulur. Günlüğü okumaya başladıkça sıradan görünen hayatı bir sarmala dönüşür. Günlükteki olaylarla kendi yaşamı birbirine karışmaya başlar. Bu süreçte Hüseyin isimli bir karakterden sıkça söz edilir. Ancak zamanla anlaşılır ki Hüseyin gerçek bir kişi değildir; Yusuf’un zihninin yarattığı ikinci bir benliktir. Yusuf onunla konuşur, tartışır, hatta kavga eder. Hüseyin, Yusuf’un bastırdığı korkuların, yalnızlığının ve yüzleşemediği gerçeklerin sesi haline gelir. Yeni taşındığı mahallede karşı apartmanda Yeşim adında bir kadın, küçük oğluyla yaşamaktadır. Yusuf, Yeşim’e karşı kısa sürede takıntılı bir ilgi geliştirmeye başlar. Onunla evlenmek istediğini söyler. Bir gün Yeşim’in oğlunu severken, “Anneni gördüğüm anda ona âşık oldum” der. Ancak Yeşim bu ilgiyi sağlıksız bulur ve Yusuf’u reddeder. Yusuf’un ısrarcı tavırları kadını korkutur. Günlüğü okumaya devam ettikçe Yusuf, yalnızca geçmişte yaşamış insanların hikâyelerini değil, kendi kimliğinin parçalarını da keşfetmeye başlar. Sonunda büyük gerçek ortaya çıkar: Okuduğu günlük babasına aittir. Hüseyin ise babasının ikinci adıdır. Yusuf, yıllarca annesinden dinlediği hikâyelerin ötesine geçerek babasının bir zamanlar sevdiği kadını bulur. Günlüğü ona teslim eder. Kadın günlüğü alır ama söyleyecek söz bulamaz. Çünkü bazı hayatlar açıklanamaz; sadece yaşanır. Böylece hikâye, bir günlüğün sayfalarında geçmiş ile bugünü, baba ile oğulu, gerçek ile hayali birbirine bağlayan bir yolculuğa dönüşür. ⸻ Derin Yorum Bu hikâye ilk bakışta bir aşk ve gizem
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025114 okunma
ÂMÂ BİR SOMUNCU BABA ROMANI
10/10
·224 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 13:18
Fatih Duman’ın 3 harfli güzelliklerinden okuduğum dördüncü kitabım. Ben bu seriyi gerçekten çok sevdim. Fatih Duman'ın o şiirsel diliyle Somuncu Baba'nın manevi iklimini iliklerime kadar hissettiğim betimlemelerin canlılığıyla beni benden alan muazzam bir yolculuktu. Romanın konusu; kibrinin üstünlüğünü kabullenmediği için Şamdan Bursaya, Bursadan Malatyaya yolculuk eden bir dervişi ve kibrin ağzından yazılmış siyah kapaklı bir kitabın tüm sırrını çözmeye çalışan âmâ Ömer’in yolculuğunu okuyoruz. Romanın dili, akıcı ve anlaşılır olmakla birlikte, derin anlamlar ve sembollerle doluydu. Fatih Duman, olayları ve karakterleri ustalıkla işlemiş, okuyucunun zihninde canlı bir dünya yaratmıştır. Hikayeyi okurken kişiyi düşünmeye, sorgulamaya ve kendi iç dünyasına yöneltiyor. Romanın başarısı, sadece edebi değeriyle değil, aynı zamanda manevi yönüyle de ölçülmelidir. Somuncu Babanın hayatını merak edenlere tavsiyemdir. Fatih Duman'ın kalemini sevenler bu kitabı da sevecektir. Fatih Duman’ın 3 harfli güzelliklerden Âmâ'yı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Tevazu ile kalmak duasıyla.
1000Kitap
ÂmâFatih Duman · Nesil Yayınevi · 20192,860 okunma
Çalıkuşu Kitap İncelemesi
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:27
Kitap genel olarak Feridenin hayatını anlatıyor. Feridenin annesiz yaşadığı çocukluk daha sonrasında babası tarafından İstanbula gönderilişi ve orada ilk defa Kamranla tanışması anlatıyor. İlk bölümde olaylar karakterin çocukluğunu detaylı hatırlayamamasından kaynaklı biraz silik anlatılıyor. Daha sonrasında anneannesinin ölmesi üzerine İstanbulda bir fransız mektebine gönderiliyor. Kitapta daha sonrasında burada yaşadığı anılar ilk aşk deneyimi anlatılıyor. Bu dönemin sonlarında istemeden Kamranla nişanlanması bu dönemde geçen önemli olaylardan.Aynı zamanda bu dönemde Kamran yurtdışına dayısına yardım etmek amacıyla 4 yıllık bir devlet görevi için gidiyor. Okulu bitirdikten sonra evlilik için gün sayarken bir anda düğün gecesi kapısına gelen kadın Kamranın onu yurtdışında aldattığını söylemesi üzerine ayrılmak için bahane arayan Feride bu olayın üzerine önce istanbula annesinin arkadaşının evine gidiyor. Orada uzun uğraşlar sonucu Bursaya öğretmen olarak atanmayı başarıyor. Daha sonrasında Bursada yaşanan birtakım olaylar yüzünden Zeyniler köyüne atanıyor. Burada öz evladı gibi sevdiği muniseyle tanışıyor. Ona ilgi gösterilmemesinden dolayı kendisi evlatlık alıyor. Daha sonrasında Zeynilerde okulun kapatılmasından dolayı 6 ay sonra Bursada öğretmenlik yapmaya başlıyor. Burada öğretmenlik yaparken bir bestekar ona aşık oluyor. Bestekarın Ferideye olan aşkı onu hasta ediyor ve bu yüzden ölüyor. Feride aslında gayet memnun bir şekilde hayatına devam etse de bu olay sonucunda Bursadan Çanakkaleye atanıyor. Çanakkale de de öğretmenliğini yaparken güzelliği onu bölge halkına malzeme ediyor. Buradaki artık taciz derecesine gelmiş olaylara dayanamayan Feride il maarif müdürüne yalvararak kendisini izmire atattırıyor. İzmirde uzun bir süre işsiz kalıyor. En sonunda girdiği
Koray Göksu İle Kitap İncelemesi
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Kalbimize dönelim...
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 19:49
Müslim Coşkun’un kalemiyle ilk kez Muhit Dergisi’nde tanışmıştım… O gün bugündür, nasip oldukça yazılarını okumaya devam ediyorum. Çünkü onun kaleminde insana dokunan bir incelik, kalbe iyi gelen bir samimiyet var. Bu eserinde ise bizi farklı diyarlara götürüyor… Bursa’dan Göynük’e, Dokurcun’dan Davlumbaz Yaylası’na uzanan bir yolculuk. Ama bu sadece bir gezi kitabı değil; her satırında hissedilen bir iç yolculuk aynı zamanda. En çok da dağlar üzerine yazdıkları etkiledi beni… Çünkü sadece anlatmıyor, düşündürüyor. Kalbe dokunuyor. “Dağlar Allah’ın yeryüzündeki ayetleridir…” diye başlayan o satırlar, içimde uzun süre yankılandı. Kitap boyunca tabiatın güzelliğiyle birlikte, dünyanın geçiciliğini hatırlıyorsun. Bir durup kendine dönüyorsun. Kalbine… Ezcümle: Karşı Dağın Yamacı, bu yıl kalbime dokunan en güzel deneme kitaplarından biri oldu. Eğer siz de biraz durmak, düşünmek ve hissetmek istiyorsanız… mutlaka okuyun. “Üzgün geliyor sesin, Yürüsek mi biraz?”
1K
Karşı Dağın YamacıMüslim Coşkun · Muhit Kitap · 20257 okunma