Ágota Kristóf’un kaleme aldığı tek otobiyografik metni Okumaz Yazmaz. Kendi doğup büyüdüğü Macaristan’da yatılı okulda öğrenci olduğu, yoksulluk ile yüz yüze geldiği, Stalin’in ölümü ile ülkesinin değişen kaderi, kocası ve bebeğiyle henüz yirmi bir yaşında sığınmacı olarak gittiği İsviçre... Her şeye rağmen kalbinde küçüklükten itibaren eline ne geçerse okuma sevdası ve yazarlığın süreklilik getirdiği bilinci. Kendi hayatı için verdiği mücadele, savaşın hayatına getirdiği memleket hasreti, yabancı dil ile yaşadığı sorunlara rağmen ne olursa olsun yazacağına olan inancı ve istikrarı takdir edilesi. Azıcık sayfasına rağmen okurun yüreğine taş gibi oturuyor.
“Okuyorum. Hastalık gibi bir şey bu. Elime ne geçerse, gözüm neye değerse okuyorum: dergiler, okul kitapları, ilanlar, sokakta bulduğum kağıt parçaları, yemek tarifleri, çocuk kitapları. Kağıda basılmış ne varsa.”
Okumaz Yazmaz "Okullardan cahil bir nesil mezun oluyor."