Sözlerimi bitirdiğimde yorum yapmadan, başka bir adamla nişanlandığını söyledi. Başının tek bir onayıyla evlenebileceği pek çok kişi bulunmasına karşın, bundan kuşku duydum, ama sağırmış gibi yaptım. Yalnızca bir an, acaba yanlış mı yapıyorum diye merak ettim, ardından her şeyi hızla gözden geçirip veda etmek için ayağa kalktım.
"Yine de, beni sepetleyen sendin," dedi birdenbire. "Telefonda sepetledin hem de. Şu anda zerre kadar umurumda değilsin, ama bu benim için yeni bir tecrübeydi ve bir süre kendimi sersemlemiş hissettim.
El sıkıştık.
"Ha, bir de, anımsıyor musun" -diye ekledi,- "bir keresinde araba sürmek üzerine bir sohbetimiz olmuştu."
“Yani - tam sayılmaz."
"Kötü bir sürücü ancak başka bir kötü sürücüyle karşılaşana dek güvendedir demiştin ya? İşte ben de başka bir kötü sürücüyle karşılaştım, değil mi? Demek istediğim, bu kadar yanlış bir tahminde bulunmak benim dikkatsizliğimdendi.
Senin oldukça dürüst, açık sözlü biri olduğunu sandım. Bununla gizliden onur duyuyorsun sandım.”