Buse Taşlı

Buse Taşlı
@busecikcik
Çürüdük hepimiz! Çürüdüğümüzün farkına varmadan çürüdük!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“ Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği, bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir, bahçıvansa bir ömür boyu orada olacaktır.”
“Yeryüzünde bütün akan sular bulanır, geçtiği yerlerin kiri, pası, çamuru, suyun saydamlığını bozar. Kış güçlüyse donar. Önemli olan bulanmamak, donmamak değil, akmaktır. Su akabildiği sürece yeniden temizlenmek, soğuğun donduruculuğundan kurtulmak umudu vardır. Kimse saf, kimse masum değildir. Yaşayan kirlenir, önemli olan safiyeti, masumiyeti yaşamın amacı haline getirmektir. Aslolan yaşamdır. Yaşam olduğu sürece saf olmak, masum olmak umudu da vardır.”
Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın
“Birgün anlayacağımız başka birşey de belki de dünyadan en zevk aldığımız bir anda sefa içinde ömür sürerken öleceğiz.”