Hep dönemin şartları diyoruz fakat daha birkaç gün önce hepimiz haberlerde görmedik mi, sosyal medyada denk gelmedik mi çocukları aç olduğu için kendini yakan bir babayı? Her gün tanıklık etmediğimiz onlarcası yaşanıyordur muhtemelen.
Ne olacağını bilse de umut etmekten vazgeçmez ya insan, son anına kadar ben de öyleydim bu kitapta. İdam cezasına çarptırılan mahkumun sonunun ne olacağını bildiğim hâlde, "Buradan döner mi acaba?" diye düşündüm.
O karamsar havayı, dönemin şartlarını ve karakterin duygu geçişlerini çok iyi hissettim.
Bahsedilen dönem için Paris'in bu anlamdaki sorunları çok iyi yansıtılmış. Birçok eleştirel görüş vardı kitapta, çok iyi serpiştirildiğini düşünüyorum.
Kitapta da söylendiği gibi hepimiz ne kadar şanslıyız aslında. Bir gün öleceğiz, evet. Bir saniye sonramızın garantisi yok ama sonsuza kadar yaşayacak ve hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz bu hayatı. Tekrar geri döneceğimizi umut ettiğimizden koyuyoruz kitabın arasına ayracı.
Bir mahkumun öleceği zamanı bilerek kalan günlerini nasıl geçirdiğini, duygu ve düşüncelerindeki değişimleri, o an yaklaştıkça ruhundaki karanlığı iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Ben geç kaldım muhtemelen ama henüz okumamış olan varsa tavsiyemdir.
Tiyatro metinleri bana göre değil derdim hep. Birkaç defa denemiş olsam da roman/öykü okurken aldığım tat çok daha farklı gelmişti fakat Cimri'yi sevdim.
Oldukça sürükleyiciydi, bir saat içerisinde bitti zaten.
Bazen sesli güldüm bazen de durup düşündüm desem yalan olmaz. Günümüzde bile böylesine cimri insanların var olduğunu bildiğim ve birkaç tanesini tanıdığım için daha gerçekçi geldi bana. Toplum ve karakter analizleri gayet iyiydi bu yönden.
Sonunu ise çok beğendim.
Tavsiye ederim.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma