İnsanların birbirlerini kolayca ve çabucak yargıladığı, kimsenin kimseye ayıracak vaktinin olmadığı, gözlerin sadece bayram etmek için baktığı, dünyanın bir körler ülkesine dönüştüğü,acının ve sevginin pazarlandığı zamanlarda yaşadığını fark etmek, hangi yaşta olursa olsun, yaşlanmaya başlamaktır.
Bazı erkekler şu veya bu tarzda kadınlardan bazı kadınlar şu veya bu biçimde erkeklerden hoşlandıklarını söylerler: “ Benim tipim şudur, benim idealim budur” derler, halbuki, günün birinde söylediklerinin büsbütün zıttını severler, aradıklarının büsbütün aksi bir insan arkasından koşarlar.
Siz,sevgiyi destanlarda,çoban muaşakası masallarında Romeo ve Juliette’te olduğu gibi anlıyorsunuz.O ise İngilizlerin flört dedikleri muaşaka tarzından başkasını bilmiyor.Flört muaşeret icabatından bir şeydir,halbuki aşk,sizin ve benim bildiğim aşk öyle mi?
“Onun ayaklarına atılmak,başını dizlerine koymak,gözlerini bir rüyasının şiirinde kaybolarak gözlerine dikmek,ellerini bütün hayatının boyun eğiş delili gibi ellerine terk etmek istiyordu.”