Büşra Erva

Büşra Erva
@busraaerva
Sağlıklı bir “biz”in, ancak kendilerini kurmuş ‘ben’lerle mümkün olabileceğini düşünüyorum. . . Sadece şunu diyorum: “Biz” içinde ‘ben’i korumaya devam.
İlişkiler
Reklam
Kıyıda küçük kumluğun önündeki masada oturuyoruz. Henüz çay vakti değildir.. Güneş devrilmek üzeredir. Bir süre konuşmaya çalışmış elimizden en çok geldiği için aşağı yukarı içimizden kurtulup gelen, ama birbirimize iletemediğimiz her kelimenin yerine kullanabildiğimiz tebessümlerimizi sarfetmiş ve susmuşuzdur. Ne ferahlık. Ve işte bu ferahlığın somut ifadesi gibi ta kendisi gibi, bir enerjinin başka bir enerjiye dönüşmesi gibi gökte göçmen kuşlar kafilesi Önümüzde deniz Ve şehirde ağırıyla akan hayatın farkındayız. Kafileler halinde birbirinin ardına takılmış bu göçmenlerden öğrenilmesi mümkün bir hayat sırrının, apartman katlarına tıkılmış insanlardan çok, saf tabiatın canlı ve kıpırdayan bir tarzı olan bizlere açılmak için geniş göğe, siyah beyaz noktalar halinde sıralandıklarının farkındayız. Leylek kafilesini ufkumuzdan kaybolmasına kadar sürecek olan bu imkandan yararlanmak için fazla acele etmiyoruz. Onu yakalamak kadar bu imkanın bize hazırlamış olmasından da yeteri kadar duygulanabiliyoruz.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Edebiyat
İnsanlar her saldırıdan, her kayıptan sonra “Hasbunallahu ve ni’melvekil”diyorlardı. Benim ülkemin insanları için bu söz bazen öfke tepkisidir.(...) Oysa bu cümle Gazzeliler için tevekkül ve teslimiyetin, belki biraz da umudun kelimelere dökülmüş haliydi,çünkü Gazzeliler korkmuyordu,sadece yaşadıklarının çok ağır olduğunu dile getiriyorlardı.
1000Kitap
Dünyayı yaşanmaz hale getiren biziz. Dünyanın dengesini bozmak için cinayet işlememiz veya hırsızlık gibi büyük kötülükler yapmamız da gerekmiyor. Her bir insanın kalbini bilerek kırdığımızda ve bundan keyif aldığımızda, her fazladan bir şeyler biriktirmeye çalıştığımızda, her ‘niye onda var bende yok’ dediğimizde, her içimizi yiyip bitiren hırslara kapıldığımızda biraz daha bozuyoruz dengeyi. Ve fakat asıl bozulanın bizim bünyemiz olduğunu fark etmiyoruz bile. Sonra gelsin hastalıklar, gitsin felaketler, kaosun içinde boğuşup duruyoruz işte... Oysa biraz hırslarımızdan arınabilseydik, birazcık egomuzu törpüleyebilseydik dünya hepimiz için daha yaşanılası bir yer olabilirdi. -Companero Rosita
İlişkiler