Savaşlar can sıkıntısını gidermek için çıkarılmaz. Etnik ve dinsel düşmanlıklardan, ticaret ve toprak rekabetinden, kıtılı kaynaklar uğruna ölüm kalım mücadelesinden gelir. Ama bir kez yoluna girdi miydi, savaş çoğu zaman rahatlama olarak karşılanır. Zorbalık gibi, o da ortalama insanlığın canına tak eden koşulların kökünü kurutma sözü verir. Zorba düzendeki bu vaat de düzmecedir; ama dalavereci dünya bitmiştir, tükenmiş umutlarıyla boş görevleri bir süreliğine geride bırakılır. Eğer savaş göklere çıkarılıyorsa, bunun nedeni onun insanlığın çoğunun gözünde özgürlük düşü olmasıdır.
İçeriğini incelemeden okumaya başladığım bir kitap olduğu için ilk başta “Çavdar Tarlasındaki Çocuklar” ya da “Otomatik Portakal” tarzı bir kitap beklemiştim ancak değilmiş. Roman okumak hevesiyle elinize aldıysanız önermem :)
Düş gördüğümüz zaman düş gördüğümüzü bilmeyiz ve düş içinde düş yorumlarız; uyanana kadar düş gördüğümüzü anlamayız. Bir tek son uyanışımızda bunun düşün son noktası olduğunu biliriz.