Akıl, kalpten, düşüncelerinin ve kabullerinin gereğini yerine getirmesini ister. Nefis ise kalpten, arzu ettiği eğilim duyduğu şehvet ve hazları yerine getirmesini ister.
İman ile heva arasındaki mücadele, kulun gerçekleştirdiği her fiilden önce meydana gelir. Güçlü olan galip gelir ve kalbin iradesini ele geçirir.
İslamiyet insanlar arasında Irklar ve nesepler cihetiyle bir fark gözetmediği içindirki az bir müddet içinde fevkalâde tevessü etmiş, cihanın her tarafında parlamaya başlamıştır. Afrika çöllerinde yaşayan zencilerin birçoklarının din-i İslami kabul etmeleri sebeplerinden biri de İslamiyetin kendilerine bir hakaret nazarıyla bakmaması onları da Sair insanlar ile müsafi tutmuş olmasıdır.