Yunan mucizesini Aydınlanma dönemi Avrupa tarihçiliğinin bir kurgusu olarak gören karşı tezler de var. Bu tarih okumasına göre "Yunan mucizesi", Akdeniz havzasına ve kadim Mısır medeniyetine büyük şeyler borçlu.
Çok bilmek, çok zeki olmakla eş değildir. Akıl yalnızca bilgi demek değildir, aynı zamanda yargıdır da. Başka bir deyişle, bilgiler arasında bağlantı kurup bunları kullanmaktır. Buna rağmen elimizin altında bulundurduğumuz bilgi birikimi yine de aklın ölçüsü sayılıyor.
Yerküremize uzaydan baktığımızda, ulusal sınır diye bir şey göremiyoruz. Uzaydan gezegenimizin incecik mavi bir hilal, sonra da yıldızlar kenti arasında bir ışık noktası olarak göründüğünü izleyince artık etnik, dinsel ya da ulusal şovenist davranışların sürdürülmesi akıl almaz bir duruma dönüşüyor. Yolculukların boyutları büyüyor.
"Yalnızca bir günlük yaşam için dünyaya geldiğimi biliyorum. Öleceğimi de biliyorum. Fakat yıldız kümelerinin sık sıralar halinde dairesel devinimlerini gönlümce izlediğim zamanlar, ayaklarımın artık yeryüzüne değmediğini hissediyorum."