Mümtaz artık gündelik işleriyle içindeki Tanrı düşüncesini karıştırmak istemiyordu. O, insanda yıpranmamış, sağlam, her türlü tecrübeden uzak, yalnız hayata dayanmak için kuvvet veren bir memba gibi durmalıydı.
Önündeki küplerle bir şeyler inşa etmek, yeni bir şeyler öğrenmek ya da karşısına çıkan işi yapmak istemeyen bir çocuk görmedim hiç. Yetişkinlerin böyle olmamasının tek nedeni de, onlardaki bu isteği yok etmiş olan okullara ve diğer baskıcı kurumlara gönderilmiş olmaları galiba.
I. Dünya Savaşı'nda siperlerde birbirlerini katleden askerlerin karşı karşıya olduğu şey buydu belli bir anlamda. Bir hiç uğruna savaşıyorlardı. Birbirlerini yok etme hakkı uğruna savaşıyorlardı. Bu tür durumlarda adaletle ilgili hiçbir soru ortaya çıkmaz.