Yazarın kendi çocukluğunu ele aldığı bu kitapta, beş yaşındaki Zeze'nin yaşamına tanık oluyor insan. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği ve son bölümünde ellerini kitabın sayfalarından geçirerek Zeze'yi kucaklamak isteyeceği fakat bunu yapamadığı için gözyaşlarıyla sayfaları ıslatmakla yetineceği bir kitap. İnsan, kısacık ömründe dünyadaki bütün kitapları okumak istiyor. Bir kitabı, birden fazla kez okumak içinse bu zamana değecek kitapları seçmek istiyor. Şeker Portakalı, benim için tekrar tekrar okumak istediğim, uğrunda başka kitaplar feda edebileceğim bir eser oldu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beni sevmesen ölürdüm
Beni sevmesen bir çakıltaşıydım şimdi
Beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
Kördüm bir ot kadar
Ölümden acıydım, ölümden beterdim
Beni sevmesen
Dünyayı bütün insanlara zindan ederdim
Bir solukta okuyup bitirebileceğiniz kadar kısa, etkisini zihninizden atamayacağınız kadar uzun soluklu bir kitap. Giriş kısmında da belirtildiği gibi trajikomik bir eser olan bu kitabı okurken gülümseyecek, sayfayı her değiştirdiğinizde gülümsemeniz buruk bir tebessüme dönüşecek.
"Tanrı'nın emri ile şu tuhaf kahramanlarımla sürüp giden koca hayatı, herkesin görebileceği olay ve kimsenin göremeyeceği gözyaşlarıyla daha ne kadar seyredeceğim? " -Gogol