Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir, sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın.
Yaşamak daha bir zor oluvermiş, gittikçe güçleşmişti. Kriz dokumacının tezgâhını durdurmuş, sokaklar ve caddeler geceleri çaresizlik içinde gezinenlerle dolup taşmıştı.
İşte ona, asıl böyle anlarda bağlanıyordu; küçük ve dayanıksız varlığın, ıstırap veren, acıtan bir gücün, yani güzelliğin karşısında duyduğu yakıcı, sürükleyici, ama çirkinleştiren, küçük düşüren tutkunun pençesinde kıvrandığını farkettiği anlarda.
Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Anlıyor musun?