Yahya b. Muaz şöyle demiştir:
“Kim Allah’a hizmet etmekten dolayı mutlu olursa, her şey de ona hizmet etmekten dolayı mutlu olur. Kimin Allah ile içi ferahlarsa, ona bakan herkesin de içi ferahlar. “
Boş vaktimizi beleş zamanlar olarak görüyor, şimdilik bir ödemede bulunmuyoruz, ama bir gün için Allah’ın huzurunda ödemede bulunacağız. Bir bedeli var. Bir gün onun için ödemede bulunacağımızın farkında değiliz. Her şey kayda geçiriliyor.
Amaçsızca harcanan zaman, şeytanlar için yakıt mahiyetinde. Vaktinizi boşa harcamanız onların hoşuna gidiyor. Çünkü Allah’ın insana ihsan ettiği servetin kıymetli parçalarından biri zamandır. Onun yanında müzik, televizyon, YouTube, Facebook, Snapchat, Twitter nedir ? Eğer bu gibi şeylerle saatlerinizi kaybediyorsanız bir servet olan vaktinizi yok etmekten başka ne yapıyorsunuz ki ?
Sizden o serveti alıyor; emin olun hiçbir şey şeytanın bundan daha çok hoşuna gidemezdi.
Onlara haklarını verseniz iyi edersiniz diyen yüksek makam Cenab-ı Allah’tır.
“Ve’l miskîn” bununla kalmayıp “el miskîn” diye ilave ediyor. Arapçada “miskîn” kelimesi “meseke” ve “sekene” kelimelerinin birleşimidir. Bu iki kelimenin karışımından formüle edilmiştir. İnsanların bir durumda sıkışıp kaldığı manasına gelir. “Miskîn” fakirler demek değildir.