Aylardır elimde olan azar okuyup bitirdiğim bu kitap...
Bir çoğumuz bilir "Kız Kardeşimin Hikayesi" isimli filmi. Düzenli aralıklarla televizyonlarda yayınlanır hatta kitaptaki ana karakterlerin annesi olan Sara'nın saçlarını kazıttığı sahne Instagram Reelslerinde bir numaradır. Ben ise bu filme bir gece uyku tutmayıp şans eseri televizyonda denk gelerek tanışmıştım. Nadir bulunan kanser hastası olan Kate ve donör uyumu %100'e yakın olan kardeşi Anna'nın hikayesini bize anlatıyor. Bu hikaye beni o kadar derinden etkilemişti ki kendi kendime romanını da okumalıyım dedim ve işte buradayım...
İlk defa bir kitap hakkında öncelikli olarak filminin izlenmesini şiddetle öneriyorum. Kitap her ne kadar başlangıçta filmle aynı hizada devam etse de içeriği ve *spoiler içerir* sonu bakımından kesinlikle sizi şok ediyor ve bambaşka bir sonuç içerisinde kendinizi buluyorsunuz. Kitabı bu süreç içerisinde sonucunu bildiğimden dolayı emin adımlarla ve sakin bir şekilde okurken filmden saparak bambaşka bir son yaratmaları gerçekten beni şaşırttı ve ağlattı. Normalde bir kitap kolay kolay beni ağlatmazken bu kitabın sonunu "YANLIŞ OKUDUM" galiba diyerek defalarca kez okudum. Ve diyebilirim ki bu son beni filmden daha çok etkiledi bundan dolayı kitabı okumadıysanız ve filmden de zevk almak istiyorsanız öncelikli olarak filmi izlemenizi öneriyorum.
Kitabın dilini merak edenler için de yazmalıyım ki okurken su gibi akıyor, çevirisi mükemmel yapılmış kendinizi zorlamıyorsunuz. Kelimeler, cümleler, olaylar ile birlikte bir ahenk içerisinde akıp gidiyor.. Yazarın dilini de gerçekten beğendiğimden ötürü diğer kitaplarından hangisini almalıyım acaba arayışına girdim. Gerçek hayattan esinti içeren, duygusallık barındıran bir kitap arıyorsanız okumanız gereken ilk kitaplardan birisi olduğunu