“Mektepten çıkmak! Ben, içinde yaşadığım müddetçe bu loş binaya güvercinlik adını vermiştim. Elimde iyi kötü bir diploma ile kendimi dışarı atacağım günün benim için bir kurtuluş bayramı olacağını söylerdim. Fakat günün birinde güvercinliğin kapısı açılınca, kendimi, boyumu bir hayli uzatan yeni siyah çarşafım, uzun topuklu iskarpinlerimle sokakta bulunca neye uğradığımı şaşırdım.” Çalıkuşu
Bu paragrafı okuduğumda kendimi üniversite yıllarımda buldum. Çoğu arkadaşım -ben de dahil- Kıbrıs’tan kurtulmayı arzular, diplomamızla güle oynaya mezun olacağımızı hayal ederdik. Lakin diplomamızı aldıktan sonra aynı duygularla ortada kalmıştık..