Ruhun Dikiş Patlaması
9/10
·96 syf.·
2026 11. kitabı
Nurullah Genç, " Siyah Gözlerine Beni de Götür" derken aslında hepimizin o kimselere söyleyemediği "ah"larını ve "eyvah"larını kendi damarlarından kağıda boşaltıyor. Kitabın iskeleti olan Rüveyda, sadece bir isim değildir bizim için. O, bazen içimizdeki yangını harlayan bir "çöl", bazen de küflü barınaklarda çürümeye yüz tutmuş asırlık çığlıklarımızın tek muhatabıdır. Şair, Rüveyda’ya seslenirken aslında kendi içindeki o "alaca atı" koşturur. Anılarımızı toynaklarıyla ezen bu hırçın at, bizi bizden alıp zamansız ve mekânsız bir nefese doğru sürükler. Genç’in dünyasında gözler, ya bir "infaz meydanı" ya da bir "kurtuluş limanı"dır. Bu dünyaya sığamayan, kabına dar gelen ruhunu o "siyah gözlerin" derinliğine götürmek isterken, aslında hayatın o yorucu ve sahte renklerinden kaçar. İnanır ki, sevgilinin kirpiği bir inse kainat yanacak, o kirpikler buz tutsa aşığın omuzlarına koca bir sis çökecektir. Gözler, bazen bir urgan olur bizi hayata bağlar, bazen de mühürlü bir kapı olup bizi dışarıda, ayazda bırakır. Ama en güzeli de o muazzam pazarlıktır: "Sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana." İşte bu, dünyadaki en adil esarettir. Sözün özü: Eğer sizin de ruhunuzun dikişleri patlamışsa, eğer o "hıçkırıklı umutlar" gönül siperlerinizi doldurmuşsa ve siz hâlâ bir mehtabın bekçiliğini yapıyorsanız, bu kitap, sizin yanıp tutuştuğunuz o saklı resimlerin kare kare özetidir. Biliyoruz ki; at vuruldu, içimiz paramparça... Ama yine de bu siyah gözlerin bizi götüreceği bir yer var. Vesselam.
Kreatif Şiir
Siyah Gözlerine Beni de GötürNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20222,952 okunma
9/10
·456 syf.··
2025 12. kitabı
🅑🅤🅩 🅚🅘🅡🅐🅖🅘 Bahar, İstanbul Tip Fakültesi'nin son sınıf öğrencisi... Hayatı sıradan, düzenli ve güvenli bir çizgide ilerliyordur. Ailesiyle sıcak bir ilişkisi vardı, özellikle abisi Ayaz'la. Samsun'daki evlerinde geçen yillar, sakin ve huzurludur. Ancak o, büyük hayallerin peşinde İstanbul'a gelmiş, şehrin en saygın psikiyatristlerinden biri olan Adil Bey'in kliniğinde staja başlamıştır. O gün siradan bir gündür. Bahar, hastaları gözlemlemekle meşguldür. Ancak kapı açıldığında içeri giren adam, yalnızca odadaki havayı değil, Bahar'ın tüm hayatını da değiştirir. Baran Demiroğlu... Genç adamın gözleri boşlukta kaybolmuş, yorgun ve yılgındır. O, sevdiği herkesi bir yangında kaybetmiş, ardından ailesinin katili olmakla suçlanır. Bir gecede özgürlüğünü, güvenini ve anılarını yitirmiştir. Şimdi ise hakkındaki bu hükümle cezaevine gönderilir, sonrasında psikiyatri kliniğine sevk edilmiştir. Baran, hatırlamıyordur. Ne yangını ne de suçu... Sadece zihninin derinliklerinde yankılanan hayalet sesler vardı. Baran, kliniğin soğuk duvarları arasında bir gölge gibi dolaşır. Bahar ise kendisini farkında olmadan bu karmaşanın ortasında bulur. Genç kadin, başta yalnızca bir gözlemci olduğunu sanır. Ama zamanda, Baran'ın derinlerine indikçe kendi ruhunun da sarsıldığinı hisseder. Adamin gözlerinde, geçmişin külleri arasında kaybolmuş bir çocuğun çığlığını gördü O gerçekten suçlu muydu? Yoksa bu, acımasız bir yanlış anlaşılmadan ibaret miydi? Bahar, öğrenmek istiyordu.. Ancak öğrendikçe, kendi varlığının da bu girdaba çekildiğini fark eder. Baran, cinayetin gölgesinde, hafızasının kırık parçalarını birleştirmeye çalışırken, Bahar onun suçsuz olduğuna dair içindeki inanca tutunur. Ama ya yanılıyorsa? Ya gerçekten katil, o genç adamdı? Kitap, okuru her sayfasında yeni bir bilinmezin
Buz KırağıBerna Ilgın · Epsilon Yayınevi · 2021178 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İhtilal 1-Zelzele Kitap İncelemesi
10/10
·720 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
"Eğer çok karanlık bir durumdaysan, unutma, şafak en karanlık andan hemen sonra söker." Her şeyiyle: Karakterleriyle, kurgusuyla, olay örgüsüyle, betimlemeleriyle, anlatımıyla, kapak tasarımıyla fazlasıyla beğendiğim, muhteşem bir kitaptı! Favorilerim arasında yerini aldı. Okurken hiç sıkılmadım hatta bitmesin diye yavaş okumaya çalıştım ama buna rağmen elimden bırakamadım ve nasıl bittiğini anlamadım :D Her şeyiyle çok güzeldi. Yazarın kalemini aşırı beğendim. Binnur Şafak Nigiz bundan sonra kesinlikle benim favori yazarlarım arasında. O betimlemeler neydi öyle?! En beğendiğim birkaç tanesini aşağıda/spoiler kısmında yazacağım. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız. Tek kelimeyle MUH-TE-ŞEM! Kesinlikle güzel bir kadroyla filmi, dizisi yapılabilecek bir kurgu. Belki ilerde olur. BURADAN İTİBAREN SPOİLER Öncelikle kitabın kapağıyla başlamak istiyorum. Kitabı okudukça anlamlı hâle gelen kitap kapaklarına cidden bayılıyorum! Ve İhtilal de onlardan biriydi. Gurur'un küçüklüğünde çok sevdiği müzik kutusu ve o kutunun içindeki balerin, Zeliha'yı ilk gördüğü anda o balerine benzetmesi Gurur'un timdeki kod adının "Zincir" oluşu ve kitabın ön kapağında bir zincirin balerine dolanışı. Gurur'un Zeliha'ya "Dağ Gelinciği" demesi ve kapakta balerinin hemen arkasında gelincik çiçeğine benzer bir çiçek oluşu, zincir ve gelincik çiçeklerinin birbirlerine bağlamış olmaları. Bunlar gerçekten çok güzel detaylardı. Kapak tasarımcısını da çokça tebrik ediyorum, muhteşem bir çalışma. Kitabın ilk sayfalarını okurken gözlerim şaşkınlıkla büyüdü. İlk sayfalar öfke ve üzüntü hissi verdi. Bir babanın çocuğuna nasıl acımadan, gözünü bile kırpmadan bu şekilde davranabileceğini idrak edemedim. Gerçekten çok üzüldüm. İlk sayfalar Gurur'un anlatımındandı. Kestane'ye
Edebiyat
İhtilal 1 - ZelzeleBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20231,578 okunma
Yorumm
Puan vermedi·512 syf.··
2023 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 19:57
AŞİYAN~VİRANE Yazar: Hümeyra Yayınevi: Dokuz Yayınları Sayfa Sayısı: 512 Merhaba Keyifle okuyacağınız bir mahalle kurgusu ile geldim bugün yoruma. Hümeyra' nın kalemini severek okuyorum. Umarım diğer kurguları da yakın zamanda basılır. Gelelim mi kitabın içeriğine? Gülfem Çetin & Savaş Cebeci... Kitabımızın iki dominant başrolü.. Yıllar boyunca komşu oğlu olarak bildiği abi diye seslendiği sürekli kavga ettiği adam... Yıllar boyunca sevdası gün gün kalbinde artarken kendisi ile konuşsun diye sürekli kavga etmek zorunda kaldığı komşu kızı... Bir gece paylaşılan bir watsap durumu her şeyi değiştirebilir mi peki? Abi dediğiniz bir adam birden bire canınız olur mu? Ya çoktan olmuşsa haberiniz olmadıysa bundan... Gülfem ve Savaş'ın hikayesinin sonunu merak ediyorsanız benim de okuduğum gibi devam devam taki son kitabın son cümlesine kadar. Umarım güzel bir sonla biter hikayeniz Kitabı okumaya başlamaya ne dersiniz? Kitaptan Alıntılar İnsan bir ölüme bir de sevdaya böylesine yenik düşüyormuş. Bir ateş ancak başka bir ateşle bütünleşince büyüyormuş. Bir tan vaktinde gece ile gün birbirinden ayrılırken sardı yangını. Şafak söktü, gün aydı, yabancısı olduğum barut kokusu ruhuma bulaştı. "Sen benim evimsin Gülfem," dedi bir yemin gibi. "Şu tenin, her karışını ezbere bildiğim, başkasının el sürmesine dahi izin vermeyeceğim vatanım. Benim tüm savaşlarım sana, senin uğruna. Sen buraya girdiğinden beri..." dedi elimi kalbinin üzerine koyarak. Avuçlarımın altında güçlü bir şekilde atan kalbini oldukça net hissettim. "Başkasına böyle attıysa namerdim!" dedi erkeksi gür sesiyle. "Bu can ki bu canana böylesine teslimken, buralar hep senin..." Sıcacık elini buz gibi elimin üstüne biraz daha bastırdı. "Sen benim."
1000k
Aşiyan 1 - ViraneHümeyra · Dokuz Yayınları · 20211,540 okunma
Puan vermedi·318 syf.··
2022 19. kitabı
Amin Maalouf... Semerkant... . Adını yıllardır duyduğum, kapağının bir kaç farklı halleriyle zaman zaman karşılaştığım ama okumayı hep ertelediğim #semerkant . Aslında okumalıyım dediğim nokta; içinde Hayyam ın olmasıydı. (Hayyam ve Cihan) Aradığımı da bir nebze buldum aslında. Biraz kitabın anotomisinden bahsetmek istiyorum.( Bunu nadir olarak yaparım çünkü kitabın ruhunu incittiğini düşünmüşümdür  ) Dört bölümden daha doğrusu dört kitaptan oluşan bir eser var karşınızda. Her biri farklı dönemleri anlatan bu bölümlerin  bağımsızlaşan ikiye bölünmüşlük demek daha olacaktır bu bölümler için. Sanki birinci ve ikinci bölümlerle üçüncü ve dördüncü bölümleri yazan farklı yazarlar. Zaten anlatıcı farklı ama yazım tekniğinin ve anlatımdaki düzeyin değişmiş olması iki farklı kişinin yazdığı kitapların art arda birleştirilmişliğini okuyorum hissi verdi bana. Tarihi bilgiler yığını olan üçüncü ve dördüncü kitaplarda sunulan bir kaç bilgiyi babama danıştım. . Babam tarih öğretmeni bir avukattır. Bunu neden ekliyorum? Aldığım cevaplara göre içerisinde yer alan o bilgilerin külliyen palavra olduğunu duymam ve bu durumun babamı güldürmüş olmasıdır. Güldü çünkü tarih kitabı okuduğumu sanmamı komik buldu. Tarihi konu edinen bir kurguydu çünkü okuduğum. Buz gibi yorumumun eleştirel kısmını kılıçla kesiyor bende bıraktığı bir kaç güzel hissiyatı kendi yorumumla eklemek istiyorum. . Sığındığın bir yerde namahremsen eğer ;kadın, seni zekasıyla evlatlarının kardeşine bile dönüştürür. Ve yine aynı cinsin bir diğeri bir hareketiyle kendinden buz gibi duyguları da meydana getirir, alev alev yanan bir yangını da getirtir meydana. Kadının en değersiz görüldüğü toplumlarda bile duvarlar ardında; bilen, okuyan, ezberleyen, düşünen, hayal kuran, yöneten, sessiz çığlıklarla dolu hisseden nice
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Çılgın Bilim Adamı
Puan vermedi·96 syf.··
2022 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2022 13:53
Açıkçası eser bilim kurgu türünde olan klasik çılgın bilim adamı klasikliğini taşıyor Uysal bir halka deney yapan çılgın bilim adamı ve bundan habersiz olan halk... Quiquendone halkı yüzyıllar boyunca oldukça sakin, ağırcanlı, monoton, duygusuz insanlar olmuşlardır. Bu halkın insanları “şehirdeki yangını söndürmemiz gerekli mi” gibi sorular sorarlar ve bunun gibi herhangi bir konuda karar veremezler, on yıldan kısa sürede evlenemezler ve bir inşaatın tamamlanmasını yüzlerce yıl geciktirebilirler. Yani ağırcanlı olmaları onları sorumsuz bir birey yapar. Yıkılma ihtimali olan tehlikeli bir binayla ilgili tek yaptıkları "bence yıkılacak" demektir. Ama Dr. Ox'un gelişiyle her şey değişir. Şehri aydınlatacağını temin ederek gerekli izinleri ister ve şehrin aydınlatılma projesi için masrafları da üstlenir. Tabii bu bedenleri gibi akılları da durgunlaşan insanlar; insanların onların iyiliklerini gözetiyor gibi gözükse de kendi çıkarlarını gözetiyor olabileceklerini akıllarına getiremezler. Dr. ox'un asıl amacı onları deney faresi olarak kullanmaktır. Dr. Ox'un okshidrik gazını şehre salmak suretiyle gizlice yaptığı deneyin sonucunda insanların o buz gibi donmuş bedenleri artık çözülür, canlanırlar... Başlarda bunun iyi bir şey olduğunu düşünsem de insanlar hareketlenmekle kalmazlar, duyguları uç noktada yaşamaya başlarlar ve özellikle öfkeleri tavan yapar. Öfkeyle kalkan ise zararla oturur, kendini yer bitirir. Şehir adeta savaş alanına döner. Her evde, her sokakta sözlü ve hatta yumruklu kavgalar vuku bulur. Bazı okurlar “her alanda bir Dr. Ox lazım” bile demişler. Oysa ki benim aklıma gelen; bilim sayesinde kimyayı gizli bir hançer gibi kullanıp insanları küçük bir öfke kıvılcımıyla birbirlerine düşürmek gibi basit yollarla yok edebilecekleri olmuştu. Dr. Ox'un Deneyi'nin
Doktor Ox'un DeneyiJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 202123,7bin okunma