Buzullar Eriyor profil resmi
Özgür Beden.
Gezgin Bir Kitap Sever
Zamana Karşı
Buzullar Eriyor
Erkek
352 okur puanı
20 Haz 2013 tarihinde katıldı.
  • %39 (80/208)
  • %44 (440/1008)
  • 168 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
  • Hadi, kalkın da kitap okuyun şimdi! Yemin ediyorum, okumayacağım! Bana zorla kitap okutmaya ne hakkı var? Kitap ilaç değil ki!...
  • "İyi kitapların insana her zaman büyük hem de çok büyük yararı dokunmuştur. Denilebilir ki okumakla okulda öğrendiklerimizin boşluklarını doldururuz...
  • Buzullar Eriyor paylaştı.
    340 syf.
    ·10 günde·10/10
    “Asık suratlı, kasları hala yorgun insanlar, ürkütülmüş hamam böcekleri gibi dışarı fırlardı külrengi evlerden… Asık suratlı, kara bacalar, mahallenin üstüne kaldırılmış kalın sopalar gibi gökyüzüne doğru yükselirdi… Akşam olup da batan güneşin kızıl ışınları pencere camlarını tutuşturunca, fabrikanın taş karnı kusmuk gibi dışarı atardı öğüttüğü insanları… ”

    Maksim Gorki, eserine işte bu fabrika ve işçi betimlemeleri ile hoş geldin diyor okuyucusuna. İlk andan anlaşılıyor kitabın nasıl ilerleyeceği… Anlıyorsun anlamasına ama her şey anlamak ile bitmiyor ve bazı şeyleri mantıkla, bilgiyle çözemiyor insan ve bu sebeple insan bazen yüreği ile bakabilmeli… Ve tarafını seçmeli; eli sopalı güçlüden yana mı olmalı yoksa haklı ancak güçsüzden yana mı?

    Kitabı okurken bir anlamda yazar sizi taraf seçmeye mecbur kılıyor. Bir yanda zenginin düzeni devam etsin diye elini kana bulamaktan çekinmeyen insanlar, diğer yanda sevgi ve inançla hak arayan bir tutam insan topluluğu. Evet azlar ama cesurlar ölmekten korkmuyorlar. Konu buralara gelmişken işte o efsane söz zihinler de vuku buluyor.

    “Elbet bir bildiği var bu çocukların. Yoksa, kolay değil öyle genç yaşta ölmek!”

    Dedim ya anlamak mühim mesele ancak asıl mesele inanmakta. Bunun tam tersi de oldukça tehlikeli çünkü bilgisiz körü körüne inanmak; bir başkasının vicdanına sığınan topluluklar doğurur. İnsanlar kötü olmaktan çok aptaldırlar bu nedenle düşünmeden, sorgulamadan eylemlerde bulunan insan toplulukları, her zaman insanlık için en büyük tehdidi oluşturur. Okumak, bilgi edinmek sonrası haklı olduğuna inandığın davanda sonuna kadar savaşmak ve insan olduğunu hatırlamak gerek.

    Hayat on sekiz yaşına kadar güzelmiş sonrası tamamen tutunma çabasıymış. Kim demişse ne kadar da doğru demiş. Yaşım yirmi altı ve ben tam sekiz senedir korkarak hayata tutunmaya çalışıyorum. Dört sene üniversite okudum, bu süreçte; aman Anıl sağa sola bulaşma okulunu bitir işine bak, normal bir insan olmak zor değil dedim kendi kendime. Ne olduysa sustum fikrimi dahi paylaşmadım bu süreçte ve tüm haksızlığa hukuksuzluğa sessiz kaldım bir de o zamanlar suç ve cezayı okuyordum nasıl olduysa buna rağmen sessiz kalabildim. Neden peki? Yarın bir gün bana bulaşmasınlar diye hep kendimi, ailemi düşündüm. Üniversite de bu bencilce düşüncem beni geçici müddette haklı çıkardı diyebilirim yani kazasız belasız okulumu bitirdim.

    Sonrasında ne mi oldu? Bu sessizlik, esasen diğerlerinin çığlığı da diyebiliriz, bumerang gibi döndü dolaştı ve en nihayetinde beni buldu… Bir bilgisayar öğretmeni olarak mezun olmuştum ve diğer arkadaşlarım gibi bir sene bilemedin iki sene kpss’ye çalışacak sonrasında öğretmen olup hayatımı sessiz sedasız sürdürüp gidecektim. Yaşamam gerek ya işte, gittim sağda solda iyi olan birkaç firmaya iş başvurusunda bulundum. Türkiye genelinde iyi sayılabilecek bir kamu kurumunda iyi bir maaşla işe başladım. Tabi bu süre zarfında ülkemde çığlıklar giderek artmaya devam ediyordu, bense susmaya… Susuyorum ama hiç mutlu değilim, işimin bürokratik yanı bir kenara çalışanlarının çoğu mühim adam. Gogol’un Palto’sundaki gibi… Orada nelere şahit olmadım ki; ülkemde binlerce genç hayaller kurarak bu firmaya girebilmek için ne zorluklar çekerken, işe alınan yanlı insanları gördükçe mutsuzluğum katlanıyordu ama ben susmak zorundayım. Şahit olduğum bir olayı daha şu an yazıyorum ve siliyorum. Yani ben hala korkuyor ve her şeye rağmen susabiliyorum helal olsun bana…

    Susarak yıllar geçti… Ve bir gün kaçınılmaz olan gerçekleşti ve sıra bana geldi. Benle alakalı inceleme yapılmış ve sonuç olarak ele avuca gelir bir done bulamayınca da; senin işe girdiğin zamanda şu anda düşman olduğumuz yapı olduğu için “Hakkınızda duyulan şüphe gereği iş akdiniz fesh edilmiştir.” Gerekçeli bir kağıt ile işime son verildi… Yani yönetimi onlara veren değil, yönetimde işe giren ben suçlu oldum. Neyse sessizliğimin karşılığı olarak keyfe göre işten atılma ile ödüllendirildim.

    Ben bu olayın sadece işten çıkartılmakla kalacağını düşünürken asıl gerçeği, hemen herkesin ben susarken karşı karşıya kaldığı bu dış dünyada suratıma inen bir tokat edasında kavradım. Bu gerçek ne mi? Bir referans olmadan birikimin ne olursa olsun herhangi iyi bir firmadan kapı içeri dahi alınmayacağın gerçeği, özel sektörün taşeronlaşmasıyla vatandaşın kanını nasıl emmeye çalıştığı gerçeği… Neyse ben sustum hak ettim vesselam… Yarın formaliteden kpss ye gireceğim. Umutlarım, hayallerim bir kitapçığa ve mülakata bağlı. Kitapçık hallolur da mülakat nasıl olur bilmem…

    Bu arada kitabı okumadan ölmeyin.
  • Üniversite yıllarını yırtık pırtık giysiler giyerek, yarı aç yarı tok geçiren bir genç düşünün. Bu genç gündüzleri yutarcasına kitap okurken geceleri birtakım erişilmez ülkülerin gerçekleştirilmesi düşünceleriyle kendini yer bitirir...
  • Buzullar Eriyor paylaştı.
    1808 syf.
    ·24 günde·Beğendi·9/10
    spoiler

    Şimdi size bir masal anlatacağım..lütfen ..gözlerinizi kapatın ..

    ÇÜNKÜ AŞIĞIM

    once upon a time ...1812 RUSYA ..
    kitap raflarında onu ilk gördüğümde ...derin bir nefes alıp ..sen benimsin..demiştim
    muhteşem kapağında... ardından ay doğan ..sadece gizemli gözlerini gözlerime dikmiş bir adam vardı...kan kırmızı adının altında ..topların önünde yatan ölüler ve on iki gölge ....OPRİÇNİKLER

    Fransız yazar Jasper Kent in Danilov Beşlemesi ile başladığım Rus toprakları serüvenim ...great TOLSTOY a kadar ilerledi ..bu büyük çoğrafyanın muhteşem yazarlarına aşığım..olaylarına ..devrimlerine..savaşlarına..
    katliamlarına....sürgünlerine...trenlerine
    ..istasyonlarına..insan öldüren soguğuna ..nehirlerindeki buzun genleştikçe çıkarttığı korkunç seslerine ....aşığım...

    danilov ile dolohov arasındaki görüp geçirdiğim ..jivagosuna ..rasputinine ..korkunç ivanına aşığım..

    Tolstoy ise başka bir his kalbimde.. çok büyük...
    savaş ve barış için dünya üzerinde ismini imza olarak bırakan bir çok insan ..o kadar büyük kelimeler yazmış ki benim burada ilkokul çocuğu gibi ..orda o oldu burda şu vardı demem abesle iştigal eder... utanırım..
    .sadece şunları söyleyebilirim ki ...

    savaş ve barış...bir panaromadır...baktıkça detaylararında kaybolduğun bir tablodur..1800 cıvarı sayfa boyunca takriben 10 ana karakter ve yuzlerce yan karakter üzerinden hiç fire vermeden ..teklemeden ilerleyen bir roman...
    tolstoyun kendisini de kitabın içinde yerleşmiş olarak bulabilirsiniz ..ki sonlara dogru bu iyice aşıkardır...

    YIRMI YILLIK BİR YAŞAM VE DEĞİŞİM rüzgarıdır...

    23 gün boyunca normal dünya yüzeyinden beni alıp ...bambaşka topraklarda gezdirebilmeyi başarmış çok ender bir anlatımdır...bazen kendimi sorguladığım
    karakterlerin şaşağa ve şımarıklığına sinirlendiğim..kaderle mühürlenmiş eller birbirini geç te olsa bulduğun da gülümsediğim ..ölümlerde ağladığım sayfalardır ..savaş ve barış...

    "mürekkep hokkasının içine vucudundan etler bırakarak" ...yazdığı söylenen Lev Nikolayeviç Tolstoy için..

    "sayfalarına ruhumdan kabuklar bıraktım" ...dıyen okurları için...

    saygıyla bu büyük romanın önunde eğiliyorum.....

    YA blagodaren ...tüm dünya okuyucuları adına...........
Özgür Beden.
Gezgin Bir Kitap Sever
Zamana Karşı
Buzullar Eriyor
Erkek
352 okur puanı
20 Haz 2013 tarihinde katıldı.

İkinizin de okuduğu 2 kitap

  • Denemeler
  • Çocukluğun Soğuk Geceleri
2019
25/100
25%
25 kitap
3.158 sayfa
3 inceleme
184 alıntı
4 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 441. sırada.

Şu anda okudukları 5 kitap

  • Fahrenheit 451
  • Gör Beni
  • Karamazov Kardeşler
  • Ölüler Evinden Anılar
  • Swann'ların Tarafı

Okuduğu kitaplar 393 kitap

  • Mujik
  • Taras Bulba
  • Kamelyalı Kadın
  • Utopia
  • Bir Safdilin Hatıra Defteri
  • Gitanjali
  • Genç Bir Doktorun Anıları
  • Feniçka
  • Ölümcül Yumurtalar
  • Carmilla

Okuyacağı kitaplar 18 kitap

  • Babam Beni Şahdamarımdan Öptü
  • Kitaplar ve Sigaralar
  • Kırmızı Kitap
  • Dert Taş Sabır
  • Joseph Fouche
  • Marie Antoinette
  • Sabırsız Yürek
  • Zamanımızın Bir Kahramanı
  • Tutunamayanlar
  • 1984

Kütüphanesindekiler 215 kitap

  • Fahrenheit 451
  • Mujik
  • Taras Bulba
  • Gör Beni
  • Kamelyalı Kadın
  • Utopia
  • Karamazov Kardeşler
  • Bir Safdilin Hatıra Defteri
  • Gitanjali
  • Genç Bir Doktorun Anıları

Beğendiği kitaplar 127 kitap

  • Mujik
  • Kamelyalı Kadın
  • Utopia
  • Gitanjali
  • Genç Bir Doktorun Anıları
  • Feniçka
  • Ölümcül Yumurtalar
  • Carmilla
  • Tao Te Ching
  • Tatsız Bir Olay

Beğendiği yazarlar 9 kitap

  • Marcus Aurelius
  • Dostoyevski
  • Marcel Proust
  • Franz Kafka
  • Yaşar Kemal
  • Emile Zola
  • Albert Camus
  • Stefan Zweig
  • Oscar Wilde
Okur takip önerileri
Daha fazla