Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o David Copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum.
"Bunca yıllık yolculuğun sonunda,dönüp bana anlattıkların, evinin taraçasında oturmuş bir insanın aklına gelebilecek şeyler ise ne anlamı var bunca yolculuğun."
Louis Aragon
"Aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki. "Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez."
Herkes nedense beni budala sanıyor. Aslında eskiden çok hastaydım, o zamanlar gerçekten budalaya benziyordum, ama şimdi bana budala dediklerini anladığıma göre, budala olabilir miyim hiç? Oysa akıllıyım ben, kimse bunu görmüyor, diye düşünüyordum.