Çoğumuzun çocukluğumuzdan beri duyduğu ama konusunu pek merak edip de bakmadığımız kitaplardan biridir, Don Kişot. Maceracı bir şövalye beklerken şövalye kitaplarına kafayı takmış bir adamın macerasını anlatıyormuş aslında. Bu yüzdendir ki çok keyifle ve gerçekten gülerek okudum Asla sıkılmadım ve bundan komik daha ne yaşayabilirler diye düşünerek okumaya devam ettim. Verdiği dersleri ayrı bir sevdim.
Tek sıkıntı, çok fazla yazım hatası olması ve çeviri derslerinde de gördüğümüz "çevirmenin hayaletleşmesi" konusuydu sanırım. Sanki Türk bir yazardan okuyormuşum gibi hiç yabancılık çekmedim yazım diline. Ama yine de 10 puan vermekten geri durmadım çünkü harika bir kitap.
Canınızın sıkkın olduğu dönemde çok iyi geleceğine inanıyorum :)
İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencilerinin okumasının yararlı olacağını duyduğumda almıştım kitabı. Kendisi yazarı belli olmayan, yangında belirli kısımları yanmış olan eski mi eski bir destan olarak geçiyor. Beowulf'un kahramanlık serüvenini anlatıyor kitap. Önceden bir epik şiir okumamış olduğumu belirterek, beklemediğim şekilde beğendiğimi söylemeliyim bu kitabı. Öncesinde yaklaşık bir 30 sayfalık giriş ve tanıtım bölümü eklenmiş ve Anglo-Saxon Dönemi hakkında çok işime yarayacak bilgiler bulunuyordu. Dönemin belli başlı belirtileri olan elegy (ağıt) ve epik oldukça iyi gösterilmiş şiirde. Hiç sıkıcı değildi, merak uyandırıcı bir şekilde ilerledi. Eğer kahramanlık öykülerini seviyorsanız bir de şiir hâlinde, yani Beowulf'u okumanızı öneririm.
Oblomovluk! Kitabın ortasında beliren bu kelimeyle bitti kitap. Daha önce bu kadar kibar bir anlatım, aynı zamanda ironiyle birleştirilmiş devamlılık görmemiştim herhalde. Bir altın kafeste yetişmiş Oblomov'un hayatının, o altın kafeste nasıl yitip gittiğinden bahsediliyor. Konunun nasıl devam edeceği hakkında şüpheye düşsem de, Oblomov'un yıkılıp tekrar kalktığı, sonradan tekrar alışılmış düzenine döndüğü bu döngü beni her seferinde heyecanlandırdı. Hiç sıkılmadan, verdiği mesajları iyice anlayarak okudum. Bu kitabın, insanın varlığının kıymetini anlamasının ve hayatın anlamını kavramasının ne kadar da büyük bir kazanç olduğunu öğrettiğini düşünüyorum. Artık yeni bir kavram olacak hayatımda. Her isteksizliğimde 'Oblomovluk' kavramını hatırlayacak ve tekrardan başlayacağım sanırım :)
Herkese öneriyorum...
Musibetlerden gönlümün epey bunaldığı bir zamanda okumak nasip oldu. O kadar isteyerek ve beklentiyle okumaya başladım ki, geçici bir heves olmasından korktum. Ancak her bölüm ve her bölüme eklenmiş o teselli satırları beni sıcacık yaptı. Bu değerli kitap sayesinde musibetlere bakış açım değişmekle beraber, musibetleri bir hediye olarak görüp Rabb'ime şükür bile etmeye başladım :) İnsanoğlu bir kez yıkıldığında ne kadar da zavallı oluyor, hemen de şikayet ediyor. Oysa bilse musibetlerde ne hikmetler saklı olduğunu, hâline çok çok şükür ederdi. Bu kitaptan öğrendiğim şeyleri hayatıma geçirmeye hazırım. Gönlüme serpilen bir su damlası oldu ise bu kitap, eminim 2. kitabı da bir sel misali olacak. Okumamı nasip edene şükürler olsun. Teselli isteyen için bir ilaç olan bu kitabı elbette herkese öneriyorum :)