9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:01
彡 🄼🄸🅃🄲🄷 🄰🄻🄱🄾🄼 ♡ 🄱🄸🅁 🄺🄴🅁🄴 🄳🄰🄷🄰 彡 𝐊𝐚𝐥𝐛𝐢𝐧𝐢𝐧 𝐧𝐞𝐫𝐞𝐲𝐞 𝐠𝐢𝐝𝐞𝐜𝐞ğ𝐢-𝐧𝐞 𝐨 𝐤𝐚𝐫𝐚𝐫 𝐯𝐞𝐫𝐞𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫𝐝𝐢. 𝐁𝐮 𝐲ü𝐳𝐝𝐞𝐧, 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢𝐬𝐢𝐧𝐢 𝐛𝐚ş𝐤𝐚 𝐡𝐢ç 𝐤𝐢𝐦𝐬𝐞𝐧𝐢𝐧 𝐬𝐞𝐯𝐦𝐞𝐝𝐢ğ𝐢 𝐤𝐚𝐝𝐚𝐫 𝐬𝐞𝐯𝐦𝐢ş 𝐨𝐥𝐚𝐧 𝐚𝐝𝐚𝐦𝐚 𝐝𝐨ğ𝐫𝐮 𝐞ğ𝐢𝐥𝐝𝐢. 𝐕𝐞 𝐛𝐮 𝐠ü𝐜ü𝐧 𝐨𝐧𝐚 𝐧𝐚𝐬ı𝐥 𝐦𝐢𝐫𝐚𝐬 𝐤𝐚𝐥𝐝ı{....} 𝐭𝐚𝐦 𝐨𝐥𝐚𝐫𝐚𝐤 𝐛𝐢𝐥𝐦𝐞𝐬𝐞 𝐝𝐞 𝐛𝐮𝐧𝐮𝐧 𝐛𝐢𝐫 ö𝐧𝐞𝐦𝐢 𝐲𝐨𝐤𝐭𝐮. 𝐄ğ𝐞𝐫 𝐛𝐮 𝐛𝐢𝐫 𝐫ü𝐲𝐚𝐲𝐬𝐚, 𝐧𝐞 𝐢𝐬𝐭𝐞𝐝𝐢ğ𝐢𝐧𝐢 𝐛𝐢𝐥𝐢𝐲𝐨𝐫𝐝𝐮. 𝐕𝐞 𝐞ğ𝐞𝐫 𝐛𝐮 𝐠𝐞𝐫ç𝐞𝐤𝐬𝐞, 𝐲𝐢𝐧𝐞 𝐚𝐲𝐧ı ş𝐞𝐲𝐢 𝐢𝐬𝐭𝐢𝐲𝐨𝐫𝐝𝐮. Selamlar, bugün sizlere kırk iki milyondan fazla satan ve kırk sekiz dile çevrilen bir ikinci şans romani ile geldim. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Yalın ve akıcı kalemini muhteşem kurgusu ile birleşerek harika bir kurgu sunmuş yazar. Daha ilk sayfalardan merakla içine çeken devamında da kurgunun güzelliği ile akışına soluksuz bağlayan bir okuma oldu. Severek okudum bir kitap 2 şans temasını sevenler Bence mutlaka bir şans vermelisiniz. Haydi sizler için kısaca konusuna geçelim. Alfie henüz çok küçükken annesini kaybeder. Bu kaybın ardından yaşadığı üzüntüler, Amerika'ya dönüş ve psikolojik sorunlar ile zor zamanları olur. Sonra aileden geçen bir yeteneği olduğunu annesinin son sözlerini animsayarak hatırlar. Bu bir lütuftur ve annesinden sonra Alfie de ikinci şans yeteneğine sahiptir. Hayatta yaşadığı bir anı geri alıp tekrar yaşayabilir. Fakat tek sorun ikinci denemenin sonucunu iyi veya kötü kabul etmek zorundadır. Hızlı bir hayat yaşar,ölüm hariç her tehlikeyi macerayı dener. Aşkı tadar. Ve gerçek aşkın Gina olduğuna karar verir. Biz bu maceraya, bir casino da arka arkaya atılan kazan sayıyı bilerek milyonlar kazanan Alfie ile onu sorgulayan Dedektif La Porta ile başlıyoruz.. Aile, arkadaşlık, aşk ve ayrılık..Sürpriz sonu ile muhteşem bir kitap arıyorum diyorsanız Bir Kere Daha sizleri bekliyor!!
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202645 okunma
Puan vermedi·571 syf.··
2026 62. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 15:24
Pek çok kişi Tolkien'e "Fantastik Edebiyatın Babası" gibi sıfatlar yakıştırıyor, fakat bu gibi sıfatları yakıştıran kişilerin türün tarihini tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Misal, Eddison'un eserinde yine hayali bir dünya, incelikle oluşturulmuş ve oldukça arkaik bir dil, dünyevi olmayan bir kraliçe, soyluluk ve karanlık güçler arasında gidip gelen, bocalayan, içsel çatışmalar yaşayan bir merkezi karakter mevcut. Anderson'ın, Yüzük Kardeşliği ile aynı yıl çıkan Broken Sword adlı kitabında da uzak diyarlarda yaşayan kibirli elfler, kazılar yapan cüceler, dövülmesi gereken bir kılıç, aydınlık ve karanlık ordular arasında geçen epik bir savaş, bu iki uca sıkışmış bir başka merkezi karakter ve Hristiyan ile Pagan dünya görüşlerinin iç içe olduğu bir anlatı mevcut. Peki bu unsurlar Tolkien'e özgü değilse, onu farklı kılan şey nedir? Dunsany, Eddison ve Anderson da aydınlık ile karanlığın çatıştığı dünyalar sunsa da, bu çatışmaları incelikli, çoğu zaman ironik bir dokunuşla aktarırlar. Ahlakı mutlaklar üzerinden sunmanın tehlikeli olduğunu kabul ederler. Tolkien (ya da C.S. Lewis) ise kötülüğü kötü, iyiliği iyi olarak göstermekte hiçbir sorun görmez. İkisinin kesiştiği tek nokta, Gollum'un hikayesinde de görüldüğü üzere, dürüst bir kişinin baştan çıkarılması durumudur. Ancak Gollum dahi, Eddison'ın Lord Gro'su ya da Anderson'ın Scafloc'u gibi alternatif bir dünya görüşü içinde yaşayan bir karakter değildir. Yalnızca Tolkien'in, tabiri caizse, iki kutuplu ahlakının iniş çıkışları arasında savrulup gider. Kötülüğü dışsal, akıl dışı bir olgu olarak sunmak, "bize karşı duran, bilinmeyen" olarak tanımlamak tehlikeli bir mesajdır. Çünkü okuyucu kendi ahlakını bu oluşturulmuş dünyanın üzerine ekler ve dayatır, ki modern fantastik yazarların çoğu, Tolkien'in örneğini
Edebiyat
The Fellowship of the RingJ. R. R. Tolkien · Harper Collins · 200917bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·520 syf.··
2018 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2018 00:00
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik. @okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum. Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum... Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
Saç Örgüsü
6/10
·188 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
𝖲𝖺ç Ö𝗋𝗀ü𝗌ü. Üç 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı ü𝗅𝗄𝖾𝖽𝖾𝗇 üç 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 (𝖧𝗂𝗇𝖽𝗂𝗌𝗍𝖺𝗇’𝖽𝖺𝗇 𝖲𝗆𝗂𝗍𝖺, İ𝗍𝖺𝗅𝗒𝖺/𝖲𝗂𝗌𝗂𝗅𝗒𝖺’𝖽𝖺𝗇 𝖦𝗂𝗎𝗅𝗂𝖺, 𝖪𝖺𝗇𝖺𝖽𝖺’𝖽𝖺𝗇 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁) 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı𝗇 𝗄𝖾𝗌𝗂ş𝖾𝗇 𝗍𝖾𝗆𝖺𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇. Üç 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 𝖽𝖺 𝗄𝖾𝗇𝖽𝗂 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋ı 𝗂ç𝖾𝗋𝗂𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı ç𝖾ş𝗂𝗍𝗅𝗂 𝗌𝗈𝗋𝗎𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗏𝖺𝗋 𝗏𝖾 𝖻𝗎 𝗌𝗈𝗋𝗎𝗇𝗅𝖺𝗋ı çöz𝗆𝖾𝗒𝖾 ç𝖺𝗅ışı𝗒𝗈𝗋𝗅𝖺𝗋. 𝖪𝗂𝗍𝖺𝖻ı𝗇 𝖽𝗂𝗅𝗂 𝖺𝗄ıcı𝗒𝖽ı, 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌ı 𝗄𝖾𝗒𝗂𝖿𝗅𝗂𝗒𝖽𝗂. 𝖠𝗇𝖼𝖺𝗄 “𝖮𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌𝖺𝗒𝖽ı𝗆 ç𝗈𝗄 ş𝖾𝗒 𝗄𝖺𝗒𝖻𝖾𝖽𝖾𝗋 𝗆𝗂𝗒𝖽𝗂𝗆?” 𝖽𝗂𝗒𝖾 𝗌𝗈𝗋𝖺𝗋𝗌𝖺𝗆 𝖼𝖾𝗏𝖺𝖻ı𝗆 𝗁𝖺𝗒ı𝗋 𝗈𝗅𝗎𝗋𝖽𝗎. İ𝗇𝗌𝖺𝗇 𝗄𝗂𝗍𝖺𝖻ı 𝖾𝗅𝗂𝗇𝖾 𝖺𝗅𝖽ığı𝗇𝖽𝖺 𝖻𝗂𝗋𝗄𝖺ç 𝗌𝖺𝖺𝗍 𝗂ç𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗈𝗄𝗎𝗒𝗎𝗉 𝖻𝗂𝗍𝗂𝗋𝖾𝖻𝗂𝗅𝗂𝗋. “𝖪𝖾ş𝗄𝖾 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌𝖺𝗒𝖽ı𝗆.” 𝖽𝖾𝖽𝗂ğ𝗂𝗆 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗌𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝖽𝗂 𝖺𝗆𝖺 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗆ış 𝗈𝗅𝗌𝖺𝗆 𝖽𝖺 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗄𝗌𝗂𝗄𝗅𝗂𝗄 𝗁𝗂𝗌𝗌𝖾𝖽𝖾𝖼𝖾ğ𝗂𝗆𝗂 𝖽üşü𝗇𝗆ü𝗒𝗈𝗋𝗎𝗆. 𝖸𝗂𝗇𝖾 𝖽𝖾 𝗄𝗂𝗍𝖺𝖻ı 𝗍𝖺𝗏𝗌𝗂𝗒𝖾 𝖾𝖽𝖾𝗋𝗂𝗆. Çü𝗇𝗄ü 𝗌𝖺𝖽𝖾𝖼𝖾 𝗉𝗈𝗉ü𝗅𝖾𝗋 𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗀𝗂𝖻𝗂 “𝗈𝗄𝗎𝖽𝗎𝗆, 𝖻𝗂𝗍𝗍𝗂” 𝗁𝗂𝗌𝗌𝗂 𝗏𝖾𝗋𝖾𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗌𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝖽𝗂. 𝖡𝖺𝗇𝖺 𝖻𝖺𝗓ı ş𝖾𝗒𝗅𝖾𝗋 𝗄𝖺𝗍𝗍ı, 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋𝖺 𝗏𝖾 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı 𝗄𝖺𝖽ı𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝖾 𝖻𝖺𝗄𝗆𝖺𝗆ı 𝗌𝖺ğ𝗅𝖺𝖽ı. Ö𝗓𝖾𝗅𝗅𝗂𝗄𝗅𝖾 𝗄𝖺𝗋𝖺𝗄𝗍𝖾𝗋𝗅𝖾𝗋𝖽𝖾𝗇 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁’ı𝗇 𝖻ö𝗅ü𝗆ü𝗇ü ç𝗈𝗄 𝗌𝖾𝗏𝖽𝗂𝗆. 𝖡𝗎 𝖻ö𝗅ü𝗆𝖽𝖾 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁 𝗂𝗌𝗂𝗆𝗅𝗂 𝗄𝖺𝖽ı𝗇 ü𝗓𝖾𝗋𝗂𝗇𝖽𝖾𝗇 𝗒𝖺𝗓𝖺𝗋 𝗀ü𝗇ü𝗆ü𝗓𝖽𝖾 𝖻𝗂𝗋ç𝗈𝗄 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı 𝗍ü𝗄𝖾𝗇𝗆𝗂ş𝗅𝗂ğ𝗂; 𝗁𝖾𝗆 𝗂ş 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍ı𝗇ı 𝗁𝖾𝗆 𝖽𝖾 𝖾𝗏 𝗒𝖺ş𝖺𝗆ı𝗇ı 𝖺𝗒𝗇ı 𝖺𝗇𝖽𝖺 𝗌ü𝗋𝖽ü𝗋𝗆𝖾𝗇𝗂𝗇 𝗓𝗈𝗋𝗅𝗎𝗄𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı 𝖾𝗍𝗄𝗂𝗅𝖾𝗒𝗂𝖼𝗂 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗄𝗂𝗅𝖽𝖾 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍ı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁 𝗄𝖺𝗇𝗌𝖾𝗋 𝗁𝖺𝗌𝗍𝖺𝗌ı 𝗈𝗅𝗆𝖺𝗌ı𝗇𝖺 𝗋𝖺ğ𝗆𝖾𝗇 𝗒ü𝗓ü𝗇𝖽𝖾 𝗌ü𝗋𝖾𝗄𝗅𝗂 𝗀ü𝗅üm𝗌𝖾𝗆𝖾𝗒𝗅𝖾 𝖽𝗈𝗅𝖺şı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖠𝗌𝗅ı𝗇𝖽𝖺 𝗂ç 𝖽ü𝗇𝗒𝖺𝗌ı𝗇𝖽𝖺 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝗄𝗂𝗋ı𝗅𝗆𝖺 𝗏𝖾 𝖺𝖼ı 𝗒𝖺ş𝖺𝗋𝗄𝖾𝗇, 𝖽ış𝖺𝗋ı𝖽𝖺𝗇 𝖻𝖺𝗄ı𝗅𝖽ığı𝗇𝖽𝖺 𝗄𝗂𝗆𝗌𝖾 𝗈𝗇𝗎𝗇 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗒𝗂 𝖿𝖺𝗋𝗄 𝖾𝗍𝗆𝗂𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖵ü𝖼𝗎𝖽𝗎 𝗂ç𝗍𝖾𝗇 𝗂ç𝖾 𝖽𝖺ğı𝗅𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗒𝖺𝗉𝖻𝗈𝗓 𝗀𝗂𝖻𝗂 𝗈𝗅𝗌𝖺 𝖽𝖺 𝖻𝗎 𝗀ö𝗋ü𝗇𝗆𝖾𝖽𝗂ğ𝗂 𝗂ç𝗂𝗇 ç𝖾𝗏𝗋𝖾𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾𝗄𝗂 𝗂𝗇𝗌𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗈𝗇𝗎 𝗌𝖺ğ𝗅ı𝗄𝗅ı 𝗏𝖾 𝗆𝗎𝗍𝗅𝗎 𝗌𝖺𝗇ı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖡𝗎 𝖻ö𝗅ü𝗆, 𝗂𝗇𝗌𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 𝗀ö𝗋ü𝗇𝗆𝖾𝗒𝖾𝗇 𝗒ü𝗄𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝗂 𝗏𝖾 𝖽ış𝖺𝗋ı𝖽𝖺𝗇 𝗒𝖺𝗉ı𝗅𝖺𝗇 𝖽𝖾ğ𝖾𝗋𝗅𝖾𝗇𝖽𝗂𝗋𝗆𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇 𝗁𝖾𝗋 𝗓𝖺𝗆𝖺𝗇 𝗀𝖾𝗋ç𝖾ğ𝗂 𝗒𝖺𝗇𝗌ı𝗍𝗆𝖺𝖽ığı𝗇ı 𝗀üç𝗅ü 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗄𝗂𝗅𝖽𝖾 𝗁𝗂𝗌𝗌𝖾𝗍𝗍𝗂𝗋𝖽𝗂. 𝘝ü𝘤𝘶𝘥𝘶 𝘪ç𝘵𝘦𝘯 𝘪ç𝘦 𝘥𝘢ğı𝘭𝘢𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘢𝘱𝘣𝘰𝘻 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘰𝘭𝘴𝘢 𝘥𝘢 𝘣𝘶 𝘨ö𝘳ü𝘯𝘮𝘦𝘥𝘪ği 𝘪ç𝘪𝘯 ç𝘦𝘷𝘳𝘦𝘴𝘪𝘯𝘥𝘦𝘬𝘪 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯𝘭𝘢𝘳 𝘰𝘯𝘶 𝘴𝘢ğ𝘭ı𝘬𝘭ı 𝘷𝘦 𝘮𝘶𝘵𝘭𝘶 𝘴𝘢𝘯ı𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶. Ah Sarah, dertli Sarah! Kendine bir bak aynada ve ne kadar yorgun olduğunu gör Sarah,demek istedim ona.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
Uzun aradan sonra sürpriz sonlu bir inceleme....
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 03:17
Bilimsel gerçekliklerle destekleyerek dışar vurduğumuz enerjinin etkilerine odaklanmış bir kitap. İsteklerimiz henüz gerçekleşmeden onların mutluluğunu yaşamamız gerektiğini böylece onu elde edeceğimizi anlatıyor. Evrenin nasıl oluştuğuna dair hala hipotezler mevcut henüz nerden geldik nereye gidiyoruz kanıtlanmış bir gerçeklik elimizde yok; yani o kadar az bilgimiz var ki bu evren hakkında neyin gerçek neyin safsata olduğunu kimse net olarak söyleyemez. Hala çözülememiş ve bilimin sustuğu çift yarık deneyinden tutun tek yumurta ikizlerinin duygu aktarımına ilginç ve akıl üstü birçok enerji aktarımı gerçekleşirken bu kitapta yazan her şey doğru bile olabilir. Farklı bir bakış açısı farklı bir yaşam tarzı fakat bu farklılık doktrinleri tam olarak benimseyen ve uygulayan birisi için mutlu bir hayata geçiş olacaktır. Alıcıyı harekete geçiren bir kitap yani siz inanmak isterseniz... Ne yazık ki kitaplar kendilerini çok kolay unutturuyor tüm düşünceleri pek aklımızda kalmıyor en azından benim için öyle. Bu kitapta da birçok farklı düşünce var ne mutlu hatırlayabilene... Tavsiye ederim. Kendi hayatınızda da burada anlatılan olayların birçoğunu yaşadığınızı düşünüyorum. Olayları birleştirince yazılanlara inanmamak elde değil. Belki de benim enerji saçılımım baya fazladır :) Umarım sizin ki de fazladır kendinize çekersiniz isteklerinizi. Ben şans eseri kitabı trafikte ilerlerken bir duvarın üstünde gördüm dönüşte tekrar aynı yerde görünce U atıp duvarın üstünen (ç)aldım etrafta kimse yoktu. Okuduktan sonra tekrar aynı yere bıraktım. Sahibi buradaysa gidip alabilir :) Bu arada etrafta kitabınızı bırakırsanız ödünç alırım dikkatli olmalısınız...
Rezonans KanunuPierre Franckh · Elips Kitap · 201325,9bin okunma
Puan vermedi·204 syf.·
2026 10. kitabı
Kimilerinin her şeyin bittiğini sandığı, kimilerinin de yeni bir hayatın başladığına inandığı yerde, yüksek duvarlarla gözlerden gizlenmiş eski bir mezarlığın sessizliğinde Aynalı Baba. Ayna parçaları taktığı sarığı ve cübbesi, teneke parçaları iliştirdiği pejmürde kıyafetiyle tam bir tezat teşkil eden vakara sahip yaşlı bir adam. Ve Raci.. Pozitivizm ve maneviyat arasında sıkışıp kalmış huzursuz bir genç. Osmanlı'nın son dönem aydınlarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi, Amak-ı Hayal isimli kitabında buluşturmuştur bu iki karakteri. Kitap, okuru, mürşid-i kamil olan Aynalı Baba rehberliğinde irfana uzanan gizemli bir yolculuğa davet eder. Raci, yolculuğun sonunda hayallerin derinliklerinde kaybolmanın aslında kendini bulmak olduğunu keşfedecektir. Amak-ı Hayal konusu itibarıyla bir seyri sülûk kitabıdır. Ancak yazım türü olarak hangi kategoriye girdiği tartışma konusu olmuştur. İlk tasavvufî roman olduğunu söyleyenler çoğunlukta olsa da içerisindeki Buda, Zerdüşt, Brahman, Platon gibi İslam dışı unsurların varlığı onu alışılmış bir tasavvuf kitabı olmaktan çıkarmaktadır. Üslup açısından ise her ne kadar roman türüne yakın görülse de modern roman kriterlerine tam olarak uymamaktadır. Bu bakımdan Amak-ı Hayal ne tam bir roman ne de tam bir hikaye kitabı sayılabilmiştir. Muhtevası ise ne sadece tasavvuf ne de sadece felsefedir. Anlaşılan o ki Darulfununda felsefe hocalığı yapan ve tasavvufla iç içe bir hayat yaşayan yazarın bu kitapla amacı, felsefî, tasavvufî ve ahlâkî konulara ait görüşlerini okucuyu sıkmadan bir kurgu dahilinde aktarmaktır. Roman tekniğini ise sadece bir kılıf olarak kullanmıştır. Amak-ı Hayal iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Raci ve Aynalı Baba'nın tanışmasına ve Raci'nin rüya aleminde
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,3bin okunma