Züleyha
Ben de İsterdim Size İçinde Züleyha’nın Adının Geçtiği Güzel Şiirler Yazmak. Anlatamam Size Züleyha’yı, Lakin Denerim Züleyha’yı Yazmayı. Deniz Kıyısı Gibi Züleyha’nın Yüzü, Rüzgar Okşarken Saçlarını, Dudaklarının Kenarından Düşer Tel Tel. Bir Aşk Şarkısı Değildir Züleyha, Değil Bir Güzellik Abidesi. Ölünmezdi Züleyha İçin, Hatta Yaşanırdı Fazla Fazla. Gözlerinin Altında Olabilmek Yeterdi. Züleyha Bir Şiir Değildir, Fakat Tüm Şiirlerden Güzeldir. Züleyha Bir Devri Kapatabilir, Yeni Bir Devir Yazabilir. Öyle ki; Züleyha Biraz Çaba Verse Kader Bile Yazabilirdi. Aşık Olunmazdı Ona, Bir Kere Görmek Yeterdi Her Yarayı Sarardı. Giriverirdi Sessizce Koynuma. Ah Züleyha! Bir Yangın Sen Benim İçimde.
Edebiyat
Fark ettiniz mi? Yoksa fark etmeniz için sürekli birilerinin hatırlatması mı lazım bilmiyorum En sadık kadınlar maddi şeyler istemiyor.Tek istedikleri; zaman ayırman, çaba sarf etmen, merak etmen, güzel sözler söylemen, ilgilenmen ve telefonunu açman.
Marifet" dediğimiz şeyi bir unvan, bir başarı, bir "seçilmişlik" kartı gibi alıp göğsüne takan, yine o kurnaz benlik (ego). Sistem, yani bu muazzam varoluş, bize her an geçiciliği, acziyeti ve teslimiyeti anlatırken; benlik edindiği öğretilerle, kavramlarla ve sıfatlarla kendine konforlu bir kale inşa ediyor. Kendini "bilen", marifet sahibi veya "çabalayan" ilan ederek hayatta bir yer tutmaya çalışıyor. Çünkü benlik için görünmez olmak, bir hiç olmak, ölmekle eşdeğerdir.fıtratı gereği hep tutunacak bir dal arıyor. Hatta bazen "ben çabasızlığı öğreniyorum" diyerek çabasızlığa bile tutunuyor, onu da bir çaba haline getiriyor! Akıntıya karşı yüzmeyi bırakıp, kendinizi suyun kaldırma kuvvetine teslim ettiğinizde, su sizi zaten gitmeniz gereken yere taşır. Benlik öğretilerinden sıyrılıp, o tutunma refleksini her bıraktığımızda, arkada zaten hep var olan o muazzam boşluğu ve huzuru buluyoruz.
"Kimseye çiçek bahçesi vaad edemem artık. İsteyen olursa beraber ekeriz. Eskidendi o her şeyi sırtladığım günler. Artık çaba görmediğim her yerden uzaklaşıyorum."
Her iş önemlidir, en küçüğü bile. Hiç kimse kendi işinin, çalışma arkadaşının işinden daha üstün olduğunu sanmasın. Herkes, tümünün refahı için birlikte çaba göstermelidir. Robert Bosch
Hayata Dair
"Kuşlara da fazla imrenme!" dedi meczûp. "Uçmanın da çoğu çırpınmaktır..."
Duygu ve Düşünce