Birçok olumlu özelliğiniz var. Büyük hizmetlerde bulundunuz; ama kendinizi kibirden koruyun. Herkes size saygı gösteriyor, siz de bu saygıya layıksınız; ama bu, insanı kolaylıkla kibre götüren de bir şey. Kibirli olursanız, alçak gönüllü değilseniz, daha fazla çaba harcamazsanız, başkalarına karşı saygı göstermezseniz, kadrolara ve kitlelere saygı duymazsanız o zaman görev kahramanı ve örnek olmaktan çıkarsınız. Geçmişte bu tür vakalar yaşandı, sizin bu yolu izleyemeyeceğinizi ümit ederim.
İnsanın büyük çaba göstermesi gerekir. Hayat savaşı, varoluş savaşı başlamıştır. Eşyaya, tabiata karşı varoluş şavasını açacaktır insan. Ve insanla birlikte medeniyet.
Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. Başka yeteneklerimizi geliştirmiş, bazı teklifleri kabul etmeyi dilemek kolay. Daha çok çalışmış, sevmeyi daha iyi becermiş, paramızı daha iyi idare etmiş, daha popüler biri olmuş, o gruptan ayrılmamış, Avustralya'ya gitmiş, kahve teklifini reddetmemiş ve daha çok yoga yapmış olmayı dilemek çok kolay.
Edinemediğimiz arkadaşlara, yapamadığımız işlere, evlenemediğimiz insanlara, yapamadığımız çocuklara özlem duymak an meselesi. Kendimizi başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri binbir kişiye dönüşmüş olmayı dilemek için en ufak çaba gerekmiyor. Pişmanlık duymak ve sonsuza, zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay.
Ama esas sorun yaşadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi.
Olası hayatlarımızdan herhangi birinin buradan daha mı iyi yoksa daha mı kötü olacağını bilemeyiz. O hayatlar yaşanıyor, evet, ama biz de yaşıyoruz ve asıl bu yaşantıya odaklanmalıyız.
Her yere gidip herkesle tanışamaz, istediğiniz her mesleği yapamayız tabii ama o hayatlarda hissedeceklerimizin çoğunu hissedebiliriz yine de. Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. Şaraptan zevk alabilmek için dünyadaki bütün bağların üzümleriyle yapılmış bütün şarapları takmamız gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler.
Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkartmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları
Bir insan doğuştan üstün ve ayrıcalık olabilir mi hiç? Nasıl olur da bir insan, ben soyluyum, diye bize yukardan bakabilir? Bütün çaba ve başarılarımıza rağmen onun konumuna yükselemeyen bizlere nasıl hor bakabilir..?