Romalı asker ve devlet adamı Jül Sezar’ın, Pompey’e karşı yürüttüğü Sezar İç Savaşı’nı ele alan bu eser, Roma Cumhuriyeti’nin son dönemine ışık tutar.
Üç kitaptan oluşan eserin Türkçe çevirisinde, Sezar’ın anlatımı başlamadan önce dönemin sosyopolitik ve ekonomik koşulları ele alınarak okurun metne daha hazırlıklı girmesi sağlanmıştır. Sezar bu eserinde, Romalı kanı dökmemek adına iç savaşa karşı olduğunu; ancak buna mecbur bırakıldığını ve siyasi kariyerini engellemek için kendisine komplo kurulduğunu ifade eder. İç savaş süresince gerçekleşen askerî harekâtları ve bunların ardındaki nedenleri de ayrıntılı biçimde açıklar.
Eserin bir propaganda metni olduğu yönündeki eleştiriler bir kenara bırakıldığında, Roma tarihinin en önemli devlet adamlarından ve komutanlarından birinin kaleminden çıkmış olması bakımından son derece kıymetlidir. Ayrıca ele aldığı dönem açısından da önemli bir tarihsel kaynak niteliği taşır.
Rubicon Nehri’ni geçerek yalnızca Roma’nın değil, Cumhuriyet’in İmparatorluk’a dönüşüm sürecini başlatan bu savaşın galibi olan Sezar, Roma’da hâkimiyetini kurmayı başarsa da bu hâkimiyet uzun sürmez; MÖ 44 yılında düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybeder.
"Alea iacta est"