Çağla Hezer

Çağla Hezer
@caglahezer
Okur, yazar, anne
Lojistisyen
34 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 01:45
George Orwell’in Hayvan Çiftliği kitabını okuduğumda, hem etkilenip hem de rahatsız edici bir şekilde düşündüğümü fark ettim. Basit bir çiftlik hikâyesi üzerinden, gücün yozlaştırıcı etkisini, eşitlik vaatlerinin nasıl baskıya dönüştüğünü görmek beni derinden sarstı. Özellikle idealist hayallerin zamanla çıkar hesaplarına kurban gitmesi, tarihin defalarca sahnelediği bir trajediyi gözlerimin önüne serdi. Ama şunu da fark ettim: Orwell’in dünyasında karakterler neredeyse tamamen siyah ya da beyaz. Ya tamamen masum, iyi niyetli ama saf; ya da tamamen açgözlü, hırslı ve kötü. Bu, gerçeğin karmaşıklığını biraz eksik bırakıyor. Çünkü hayatta çoğu insan gri tonlarda yaşar. Ne tamamen iyi, ne tamamen kötü. Kitapta bu gri alanın eksikliği, hikâyeyi çarpıcı ama biraz tek boyutlu kılıyor. Yine de, bu eleştirime rağmen, Hayvan Çiftliği bana toplumsal düzenler, iktidar ilişkileri ve bireylerin sisteme karşı direnci konusunda çok şey düşündürdü. Bir masal gibi başlayıp sert bir tokada dönüşen bu hikâye, okuduktan sonra uzun süre zihnimden çıkmadı.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024295,9bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
10/10
·510 syf.··
2019 16. kitabı
Bu kitabı okumaya başladığımda tarihi bir roman bekliyordum ama çok daha derin, psikolojik ve felsefi bir yolculuk çıktı karşıma. Hasan Sabbah’ın etrafında dönen bu hikaye, inanç, güç ve manipülasyonun nasıl iç içe geçtiğini çok çarpıcı biçimde gösteriyor. Hasan Sabbah’ın fedailerini eğitme biçimi ve onları kendi ideolojisine nasıl bağladığını anlatan sahneler özellikle etkileyiciydi. Kitapta o “cennet illüzyonu” fikri beni gerçekten düşündürdü. İnsanların inançlarını, umutlarını ve korkularını nasıl kullanarak kontrol edildiği konusu günümüzle bile paralellik taşıyor gibi geldi. Kaledeki gençlerin masumiyetlerinin yitirilişi ve sorgulamaya başladıklarında yaşadıkları iç çatışma çok gerçekçiydi. Bu, sadece tarihî bir olaydan ibaret değil; aynı zamanda insan doğası ve özgür irade üzerine derin bir sorgulama. Dil ve anlatım olarak biraz ağır ve detaylı olmasına rağmen, her sayfasında bir şeyler öğrenip düşündüğüm bir kitap oldu. Okudukça Hasan Sabbah’ın hem zekasına hem acımasızlığına hayran kaldım. Sonuç olarak Fedailerin Kalesi Alamut, inanç, güç, ideoloji ve insan psikolojisini başarılı biçimde harmanlayan, düşündürücü ve etkileyici bir roman. Tarihe ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir eser.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma
10/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 22:59
Bu kitabı okurken, “Ölümün kaçınılmazlığı” klişe bir cümle gibi değil, boğazına düğümlenen bir gerçek gibi geliyor. Tolstoy, Ivan İlyiç’in hikâyesinde bize şunu tokat gibi çarpıyor: “Yaşadığın hayat gerçekten senin mi, yoksa başkalarının senden beklediği hayat mı?” Başlarda sıradan, kurallara uyan, toplumun onayladığı bir hayat süren Ivan, hastalığıyla birlikte tüm bu düzenin ne kadar sahte olduğunu fark ediyor. Ölüm yaklaştıkça, sevgi sandığı şeylerin alışkanlık; başarı sandığı şeylerin ise boş bir gösterişten ibaret olduğunu görüyor. Okurken, kendi hayatımı düşündüm: Günlük koşturmalar, küçük hesaplar, ‘herkes gibi’ yaşama çabası… Peki ya gerçekten benim olan ne? Tolstoy’un dili ağır değil ama verdiği his çok yoğun. Özellikle son sayfalarda, o “korkudan kabullenmeye” geçiş anı… beni uzun süre düşündürdü. Bu kitap kısa ama etkisi uzun. Ölümü anlamak için değil, hayatı gerçekten yaşamak için okunması gerekenlerden.
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202260,9bin okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 10:17
Okurken zaman zaman kendi çocukluğuma döndüğüm zaman zamansa kendi çocuğuma neyi eksik yaptığımı yada hangi davranışın yanlış olduğunu sorguladığım bir başucu kitabı… Aslında çocuklarında bir insan olduğunu, bizi bazen zorlayıcı hareketlerin altında yatan mesajı çok güzel örnekler ile anlatmış yazar bize. Özellikle annesiyle travmatik geçmişi olan ebevynlerin eline mutlaka bu kitabı almasını öneririm.Sağlıklı bireylerin oluşturduğu bir toplum sağlıklı, bilinçli bir çocuk yetiştirmekten geçer. Ve sağlıklı bir çocuğun kesinlikle bağırma, dayak atma, ceza verme gibi negatif disiplinle yetişmeyeceğine kitabın sonunda ikna oluyorsunuz. İyiki yolum bu kitapla kesişmiş…
1000Kitap
Bağırmayan AnnelerHatice Kübra Tongar · Hayy Kitap · 20173,882 okunma
10/10
·724 syf.··
2021 2. kitabı
·
591 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 12:35
Kitabın popiletisinin günümüz çağında elde gezdirmek için alınan bir kitap olmasından arttığını o kadar iyi anladım ki... Çünkü, kitap çok manalı ve anlamak için çaba sarfetmek gerekiyor. Yıllardır okuma alışkanlığım olmasına rağmen bazı paragrafları defalarca kez okuyorum. Oğuz Atay o kadar güzel yazmış ki, hiçbir sayfasını anlamadan geçmek istemiyorum. Sanki anlamazsam yazara büyük bir haksızlık yapacakmışım gibi... Gerçekten, instagramda post olarak paylaşanların bir çoğunun okumadığı bir derinlikte olan bu kitabı birden fazla okuyanlara sonsuz saygılarımı iletiyorum. Kitabı henüz bitirmedim, o yüzden içeriği ile ilgili bir inceleme yapmayacağım. Sadece, bilinmesini isterim ki kitaplarda derinlik seven herkesin Tutunamayanlara tutunmasını tavsiye ederim.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma