Sürrealizm, daha önce ihmal edilmiş bazı çağrışım biçimlerinin üstün gerçekliğine, rüyanın her şeye kadirliğine ve düşüncenin çıkarsız oyununa olan inanca dayanır. Sürrealist Manifestolar
Felsefe-Düşünce
19.06.26 | değişim
Bölüm bitiyor sanırım, saçmalamıyor abartmıyorum.. artık bu bölümün son demlerimde gözümdeki ışıltı manasını kaybediyor daha çok cinnete yaklaşır oldu sanıyorum. bu aralar birçok şey de sanıyorum, sanmak güzelşey, hüzünlü şey, değişik bişey biliyorum. velhasıl bakışlarım değişti devir kapanıyor ve benimmm hiiiççç yetişesim yok. hayata, kendime...geleceğimin imar planları da var evimiz her köşesinde okul bitiyor ve yeni muhtemeller şenlendiriyor akşam yemeklerimizi ve yine muhtemelen geçmişine söveceğim geleceğim kapının eşiğinden yahut yok yok şu kitapların arasından bana bakıyor, kafama hangi kitabı fırlatıyor kim bilir? ne olacak neler göreceğim meçhul...merakla mı geçirmeliyim ki bekleyişi? çağrışım kanunum beni sürekli "çaresizilik" kelimesine mahkum ediyor, bu sözcüğün etrafında tavaf etmeden "ah" etmem öylede prensip sahibiyim.. beklemek arafın zulmü, evet evet oranın cezası... ve ben sürekli ama sürekli "çare'yi" arıyorum yokluk vaadine rağmen.. gidipte çareye "siz" demesem "sen" desem olay çözülecek biliyom da ne geldiyse başımıza kibarlıktan geldiği için biliyorsun yine hitabımı değiştirmeyeceğim :) hayır benim adım hıdır da değil ki elimden geleni neden yapıyorsam... keşkeleri mi? pişmanlığı mı? havuz başında mankenliği mi? heykelliği mi? birisini seçebilsem böylemi olurdu sonumuz... ah ah neyse kim olduğunuzu bilmediğim sevgili dostlarım bugün bir tostt yemişim olaayyys (hemde çiftkaşarlı) hastane tostları cihangirdeysen çok dostane tosttur bu da kulağınıza küpe olsun.. baaayyys
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
!!ÖNEMLİDİR!!
Bir ucube yazdı, tanışmak bahanesiyle ve ilk başta fazla takmadım. Ardından bu uygulama fazla kastığı için Instagram'a geçtik. Ancak kendisi saçma sapan davranmaya devam etti, hatta daha ileri de gitti. Ardından isyan ettiğimde ise küfürler savurdu. Maalesef korkak bir ucube olduğu için engelledi etiketliyemiyorum @alicetin33 1. Hakaret suçu (TCK m.125) Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte sözler sarf edilmesi hakaret suçunu oluşturabilir. Yazılı mesajlar da bu kapsamdadır. Hakaret suçunun, mağduru muhatap alan yazılı ileti yoluyla işlenmesi hâlinde aynı madde uygulanır. 2. Cinsel taciz suçu (TCK m.105) Cinsel amaç taşıyan, kişinin rızası olmaksızın gönderilen rahatsız edici mesajlar cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilir. Elektronik haberleşme araçları kullanılarak işlenmesi hâlinde cezanın artırılması söz konusu olabilir. 3. Israrlı takip (TCK m.123/A) Kişinin istememesine rağmen iletişim araçları üzerinden ısrarla temas kurulmaya çalışılması ve bunun ciddi huzursuzluk yaratması durumunda israrlı takip suçu gündeme gelebilir. EKRAN GÖRÜNTÜLERİNDE TESPİT EDİLEN HAKARET VE TACİZ İÇERİKLİ İFADELER Cinsel içerikli ve aşağılayıcı ifadeler: "Kokuşmuş fahişe" "Fahişe olduğun belli" "Sanaldan amını götünü verip boşaltmışsın çocukları" "Tekmeyi götüne koymuşlar" "Ananı s...tiğimin kancığı" "Çirkin orospunun tekisindir"
1000Kitap
Neyse….Bu kelime sizde nasıl bir çağrışım yapıyor?
Neyse diye bir kelime var Her yere yakışıyor Ya da insan bazen tüm kırgınlığını,kavgasını,öfkesini,özlemini Bazende; koskoca bir ömrü neyse ye sığdırıyor Söyleyecek çok söz var ama… Çoğu zaman anlatılmayan Duyguların , kabullenişlerin, kırgınlıkların ya da “bu da geçer” diyerek üstünü örttüğümüz anların sessiz bir ifadesidir….
1000Kitap
Bilinç ve Bilinçdışı, Jung’un 1933-1941 yılları arasında İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü’nde (ETH) verdiği ders/konferansların 1934 yazına ait cildidir. Bu dersler, katılımcıların notlarından yeniden oluşturulmuştur. Jung’un bu tür seminer metinlerinde her zaman daha ulaşılabilir bir dille karşılaşıyoruz, zira bunlarda hem hitap edilen kitle zaman zaman genel bir kitle oluyor hem de Jung’un sözlü söylemi daha basit ve samimi oluyor. Buradaki 12 derste Jung’un kuramının artık biçim almış bir haliyle karşılaşıyoruz ve tam bu şekil almışlıkladır ki, Jung, kuramının genelini dinleyicisine izah eder. Temel kavramlar, psikogalvanik yöntem, çağrışım testleri, rüya çözümlemesi, kişilik tipleri vb. birçok Jungcu yöntem ve anlayışlar derli toplu ve basit bir şekilde ele alınır, bazı konulara Jung’un zaman içinde edindiği deneyimlerle katkılar yapılır, çeşitli vaka ve deney örnekleri verilir. Not dökümlerinin editörlerinden biri olan Ernst Falzeder’ın da sözleriyle, “Jung’un kendi ‘Analitik Psikoloji Üzerine Giriş Dersleri’ne hoş geldiniz.”
Edebiyat
İyi şiiri belirlemede yalnızca şairin değil, okurun niteliği de belirleyicidir. Çünkü şiir, karşısında onu alımlayacak bir bilinç bulduğunda tamamlanır. Ancak okur, dili yüzeyde tüketen, imgelerle kurulan derin ilişkiyi kavrayamayan, duyguyu hazır kalıplarla ölçen bir noktadaysa; şiiri de buna göre değerlendirir. Böyle bir kitle için kolay anlaşılır olan, ilk okumada “duygu verdiği” sanılan metinler şiir sayılırken; çok katmanlı, çağrışım gücü yüksek, dil işçiliği barındıran metinler “anlaşılmaz” diye dışlanabilir. Bu durum, iyi şiirin ölçüsünü düşürmez; ama görünürlüğünü etkiler. Nitelikli şiir, her zaman daha donanımlı bir okur talep eder. Okur geliştikçe şiirin çıtası da yükselir. Dolayısıyla sorun şiirin kendisinden çok, onu tartacak terazinin hassasiyetindedir. Gerçek şiir, popüler beğeninin değil, zamanın ve derinlikli okumanın süzgecinden geçerek yerini bulur.
Şiir