Şair vardır kalbine hançer saplanmış, akan damlalarla son meşkini dile getiren,
Şair vardır gönüle giren gözü İstanbul'da hisseden
Ve şair vardır Leylasına mecnun bir destanı hünkarına gönderen
Öyleyse Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk diyoruz..
Yorgun beynime
düş
me.
Ya
ğ.
Ben uyumadan sayıklıyorum sessiz sessiz..
Şehir farketmiyor seninle ya da sensiz...
Ama gözlerin gözlerime gülümsemiyorsa,
İşte sayıklıyorum şimdi sensiz.
Açma pencereni perdeleri çek!
Mona Rosa artık seni görmemeliyim..
Bir Gülce masalısın sen Mona.. Arkandan yıllarca anlaşılmayan bir akrostişin başrolü..
Aşkın bir beden de değil kalpte olduğunu mu hissettin? işte şimdi sen aşıksın ama heveslik değil ömürlük aşık ol..
Bu şehirden neden gitmeliyim? Çok sevdiğim için mi? Yoksa hiç sevilmediğim için mi? Dar sokakların aydınlanan mumları neredesiniz? Ya da dur! Hiç kimse bir şey demeden sadece... Bu şehirden gidiyorum..
Hadi aşk aşk
De ki dağları delerim senin için
Yıldızlar.. Yakarışlar.. Açık kartlar
Ve haydi hoşçakal...
Bir sevda dehlizinde kendini bulmak isteyen fakat kendini kendinde değilde ne biliyim bir kuşta bir ağaçta yahut bir insanda bulmak isteyenler için.. Haydi aşk sen söyle!