Maggie O’Farrell bu kitapta bizi Shakespeare’in gölgesinde kalmış eşi Agnes ile tanıştırıyor. Agnes, doğayla iç içe, sezgileri çok kuvvetli, hatta biraz "büyücü" muamelesi gören gizemli bir kadın. Shakespeare ile tanışmaları, evlenmeleri ve ardından gelen o meşhur ikiz çocukları...
Hikayenin en can alıcı noktası ise o dönem dünyayı kasıp kavuran veba salgını. Bir anne olarak Agnes’in çocuklarını koruma çabası, ikizlerden biri hastalandığında yaşadığı o büyük korku ve çaresizlik insanı gerçekten sarsıyor.
Shakespeare’in geçim derdiyle Londra’ya gidişi, orada yavaş yavaş tiyatro dünyasına adım atışı anlatılırken; arka planda Agnes’in tek başına verdiği o devasa hayat mücadelesini ve bir evlat kaybının ardından gelen derin yası okuyoruz.
Kısacası; sadece bir yazarın hayatını değil, bir annenin acısını, bir kadının tek başına ayakta kalışını ve bir kaybın koca bir sanat eserine nasıl dönüştüğünü anlatan, çok duygusal bir kitap. Okurken insanın kalbi cız ediyor.