Esma pars

Bir kitap bir antidepresan olabilir mi? Okuyup hep birlikte görelim!
9/10
·344 syf.··
2022 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2022 20:03
21. yüzyıl! İnsan psikolojilerinin alt üst olduğu, antidepresanların aspirinlerden fazla sattığı, intihar olaylarının arttığı, adeta "Dünyaya gelecek en yanlış zamanı bulmuşuz." denen bir dönemde yaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde İlber Ortaylı'nın bir kitabını okumuştum. Her insanın kendi dönemi için dünyanın en zor dönemi benzetmesini yaptığını oysa her dönemin kendine özgü zorluklarının olduğunu ifade ediyordu İlber Hoca. Haklılık payı yok mu sizce de? Peki, dönem zor bir dönem olsun. Onu düşünce ve davranışlarımızla daha zor kılan da yine bizler değil miyiz? Dervişin Teselli Koleksiyonu... Çeşit çeşit yaraları var değil mi insanın? Kabuk bağladıkça dokunulan, dokundukça kanayan, kanayıp kabuk bağlayan ve sonra yine aynı döngüden geçen... Manevi yaralar... İşte bu kitap kendi tabiriyle "manevi yaralara merhem" niteliğinde. Diğer yaralar geçiyor çünkü. Yürektekiler baki... "Tedavi edildikçe büyüyen yaraları da vardır insanın." (s. 319) Bir kitap yaralarınıza iyi gelebilir mi? Evet, tedavi edemez belki. Geçti, diyemezsiniz. Ama o yarayla yaşamayı, o yaraya farklı gözle bakmayı öğrenebilirsiniz. Asıl değişim de burada başlamıyor mu? Hani bir yaranız vardır, kolonya sürersiniz yakar. Sonra üfleyince iyi geldiğini hissedersiniz. Artık ister kolonya gözüyle bakın ister o üfleme gözüyle. Ama bir şekilde o yaraya iyi gelen merhem tadında bir eserle geldim size. Yeri geliyor umut etmeyi, yeri geliyor sabretmeyi öğreniyorsunuz. Hepsinin ayrı bir güzelliği olduğunu. Bunları öğrenirken verilen örnekler o kadar zengin ki... Kuran'ı Kerim'den ayetler, örnek olaylar, Türk ve dünya edebiyatından yazarların dize ve satırları... Her anlatının örneği o kadar güzel oturmuş ki, yeri geliyor yaranızla eğleniyor, yeri geliyor çok sevdiğiniz bir şairin dizeleriyle mest
Din
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,2bin okunma
Esma pars
Kitap elimde 2.sayfadayim zamanı mı değil anlamadim tekrar adapte olabilmek için incelemenizi okumak istedim kızım mektuplarını sevmedim sanki neyse incelemeden sonra tekrar bir hırs geldi
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Çocukluk cehennemdir."
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2021 97. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 22:56
Bir kitaba koyulabilecek iddialı bir isim: “İyi aile yoktur.” Okuyunca, kitabın ismine hak veriyorsunuz. Sadece ebeveynlerin değil, herkesin okuması gereken bir kitap. Bir çocuğa en büyük yaraları en yakınındakiler açsa bile hepimiz bir şekilde çocuklarla muhatap oluyoruz ve minicik bir davranışımız o çocuklarda büyük etkiler yaratabiliyor. Bundan da önce kendi çocukluğumuzu ve travmalarımızı irdelemek adına da oldukça doyurucu bir kitap. Kitabın büyük çoğunluğunda Alice Miller’in alıntılarına yer verilmiş ve son bölümlerde tekrarlara düşülmüş ama bu durum beni hiç rahatsız etmedi çünkü edebi kaygılar gütmeden kitaptan almak istediğim bilgiler beni ziyadesiyle tatmin etti. Kitabı okumaya başladıktan birkaç gün sonra anne olan bir iki arkadaşımla kitabı paylaşıp, okumaları için öneride bulundum. Aradan iki hafta geçti ve okumaya başlayıp başlamadıklarını sorduğumda aldığım yanıtlar beni üzdü. Hepsinin yapacak bir işi, gezilecek yerleri, çocukları ve farklı farklı meşguliyetleri ve yoğunlukları vardı ama çocukları ile ilişkilerine faydalı olabilecek bir kitabı okumaya vakitleri yoktu. Onları asla yargılamıyorum ama anne ve baba olmanın bu kadar hafife alınmasına da üzülüyorum. Bir çok ebeveyn çocukları kendisi için yapıyor. Kendi içgüdülerini tatmin etmek, yalnız kalmamak ve hatta ne yazık ki yıkılmaya yüz tutmuş bir aileyi kurtarmak için bile çocuk isteyen insanlar çok fazla. Benden yaşça büyük çevremden kiminle konuşsam iki dakika geçmeden söylenen şeyler üç aşağı beş yukarı aynı: “Evlen, çocuğun olsun, yaşlandığında yanında kim olacak?” Sadece yalnız kalmamak için dünyaya getirilen bir çocuk, bencillik değil de nedir? “(...) İlginç bir tezat vardır ki "Çocuksuz olmaz!" diye ısrar eden bu insanlar çocuğun ruhundan en az anlayanlardır, bir çocuk doğduğu zaman ona en
Psikoloji
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
Esma pars
Bir anne olarak kitabi okudum ve gerçekten 6 yasinda cocuguma nasıl davranmam gerektiği konusunda bocaladim hani yapma demek bile onda tranva mi oluşturur boyuta geldim ha tabiki bu kitapla düzeltmemi gerektiren şeyleri öğrendim onlar cepte amma velakin sokaktaki adamı parktaki kadını ben nasıl düzelteyim...kitabi okuduktan sonra Amisler gibi bir hayat sürmedigim için üzüldüm bile fakat bu na mümkün...hani kitapta da diyor ya anne olunca anlarsın cümlesinin ne gereksiz olduğunu ama ben inceleme yazan arkadaşa bu cümle kitaba göre gereksiz olsa da çalışan bir anne olunca hele Türkiye şartlarında çalışan bir anne olunca anlarsın demek istiyorum bunu demekten kendimi alamiyorum
Dikkatinizi Çaldırmayın, Fazla da Kaydırmayın...
Puan vermedi·320 syf.··
2023 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 11:20
Ve evet ilk incelemem olacak. Hadi bakalım başlıyoruz... Keyifli okumalar... Öncelikle kitabı kesinlikle şiddetle tavsiye ediyorum ve kendinize bir iyilik yapın; bir süreliğine de olsa telefonlarınızı, tabletlerinizi, bilgisayarınızı kapatıp bu kitabın alın ve anlattıklarına kulak verin, pişman olmayacaksınız, okuyun okutun. Bu kitap bir kişisel gelişim kitabı değildir. Okurken öyle hissediyor ya da öyle hissedecek olabilirsiniz. Fakat durum bunun tam tersi. Kitabın isminden başlayayım. Farkındaysanız Kaybolan Dikkat değil ''Çalınan'' Dikkat diye bir başlığı var ve bu bile bize aslında içeriğinin ne kadar anlamlı olacağından bahsediyor gibi... Dikkatimizin çalınmış olmasının suçu biz değiliz. Tamamen sistematik olarak bir ''sistem'' tarafından ve biz farkında olmadan ne kadar değerli olan zamanımızın elimizden kayıp gitmiş olması... Sanki görünmeyen bir güç belki de görünen ama görünmek istenmeyen ya da gördüğümüz halde o gücün ne kadar etkili olduğunu bilmediğimiz bir güç hayatımızın her anını planlıyor, yönetiyor, neyi alıp neyi almayacağımıza karar veriyor, kararlarımızı etkiliyor, zevklerimize karışıyor; aynı duygunun, aynı düşüncenin, aynı yanılgının, yanlışın, aynı arzuların kölesine dönüştürüyor ve bizi çok kısa sürede farklı kişiliklere büründürebiliyor... Kitabı okudukça aslında günlük hayatta adım attığımız her anda aslında acaba bu adımları biz mi atıyoruz yoksa bize bu adımları attıran başkaları mı var gibi bir soru işareti oluşuyor. Özellikle sosyal medya (Instagram, Facebook, Twitter, Tiktok...) kullanıcıları için de bolca kesit var bu kitapta. Yalnızca 1 gün içerisinde ne kadar çok kullanıyoruz sosyal medyayı, içerisine giriyoruz belki de 3/5 dakikalığına ama bu çoğu zaman 3/5 saati de bulabiliyor. Evet biz tabi ki de bunu istemiyoruz. (İstemeyenler
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
Esma pars
Yorum yapan birçok kişi bu kisisel gelisim kitabi değil demiş...aynen öyle kirilimi psikoloji ve sağlık zaten ve yerinde tespitlerle harika bir kitap inceleme için teşekkürler çok yerinde cumlelerle güzel bir inceleme olmuş henüz bitmedi ama ...sanki yavaş yavaş sindire sindire okursam daha çok fayda sagliyacakmisim gibi hissediyorum
Kadınlar bu kadar acımasız olmak zorunda mı?
Meleğin doktor olabileceği geldi aklıma, bu durumda beni amele sanması iyi olmazdı herhalde. Yani şansımı bir hayli azalttırdı. Yanlışsam düzeltin, dünyada kaç doktor bir ameleye âşık olmuştur ki? Herkes kendi dengiyle sevişecek ya! Resmen barbarlık! Ama bu tarihi yanlışı bugün burada düzeltmek bana farz değil herhalde. Ben mühendisim kardeşim, doktora âşık olma yetkisi tanınmış bana, ne yapayım yani! Fakat çiğlik yapmadan mühendis olduğumu nasıl söyleyeceğim? Fazlaca düşünemedim artık, elimi uzatıp, "Ben Ahmet. Başka bir işiniz varsa yardımcı olabilirim," dedim. "Ah, seni biliyorum Ahmet. İlk günkü tanışma toplantısında görmüştüm," demesin mi! Peki ben nasıl görmemişim bu arkadaşı? "Ben de Eleni. Fransa'dan geldim. Psikoloğum," diye ekleyince bana gün doğdu. "Ben de makine mühendisiyim. Mühendislik bir iş olursa haber verin, hemen gelirim," dedim. "Ah, evet. Aslında var," diye karşılık verdi. Çadıra dayalı küreği alıp uzattı, "Şu çamuru, en azından yola kadar olan kısmını temizleyebilirsin," dedi, çadıra girdi. Küreğin sapı elimde, öylece kalakaldım dışarıda. Kadınlar bu kadar acımasız olmak zorunda mı? Ben ki seni acılarla dolu bu mülteci kampında yıldız sanat- çılardan kopyala-yapıştır yoluyla tarifleme cesareti göstermişim, kürek sapi nedir Allah aşkına? Tamam, hepimiz gergin, üzgün, kızgınız, ama öfkemiz birbirimize değil, farkındayız.
Esma pars
Kadinlar bu kadar güzel olmak zorunda mi? Bu cümlesi daha iyiydi :)