Çalışkanarı cholcicum

Çalışkanarı cholcicum
@caliskanari
İnsan ve Kadın, öğretmen ve öğrenci, bir anne bir eş ve bir evlat, Müslüman ve Laik, Atatürkçü ve feminist, yenilikçi ve gelenekçiyim, aslına bakarsanız tüm karmaşası ve muhteşem harmanı ile tam anlamıyla bir TÜRKüm.
10/10
·288 syf.··
2024 4. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 14:56
Yazarı sosyal medyadan fazlasıyla tanıyorum ve takipteyim ...ve severim de.. Ancak kitap fazlasıyla tenkit usulü ile gizemli sözcüklerle dolu , edebi bir eser gibi şiirsel gizemler ile değilde bir çağrı kitabı gibi düzenlemesini tercih ederdim. Deccal ve Mehdi kavramlarını anlamak için günümüze dair daha detaylı gözlemler yapılsaydı daha güzel olurdu. İslami romantize etmeyi bırakırsak Kur'an'dan hem İslamiyet adına hemde kamil insan yolculuğunda cokk daha güzel verim alabileceğimiz kanısındayım. Bu alanda araştırmalari olan insanlar için bir tekrar niteliğinde , ancak bu alanda yeni yola çıkmış arkadaşlarda merak uyandırabilir nitelikte.. teşekkürler emek için ..
1K
Mescid-i Aksanın Metafizik SırrıHayati Sır · Hayykitap · 2021148 okunma
Çalışkanarı cholcicum
Harikasınız. Tam da yeni başlayan biriyim ve kitabı da okuyacaktım, yine okuyacağım ama bekleteceğim
Reklam
4/10
·388 syf.·
2018 2. kitabı
Yine yazarı hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan sadece arka kapak yazısından dolayı aldığım kitaplardan biri. Aldığıma pişman mıyım hayır. Önerir miyim, şiddetle önermem ama benim gibi başka ülkelerin kültürlerini okumak isteyen olursa evet. Kitap doğum da annesini kaybeden akrabası bile olmayan bir kadın tarafından büyütülen Somalili bir çocuğun büyüme sancılarıyla birlikte ülkesinde yaşanan politik değişmeleri anlatıyor. Çeviri hatasından mı yoksa yazarın kurgusundan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama kitap zaman zaman tekrara düşse de akıcı bir anlatıma sahip.Yazarın değişik bir anlatım tarzı var. Bazı yerlerinde sonucu önceden açık açık yazıp sonradan o sonuca nasıl ulaştığını yazıyor. Somali Halkı, dört Sünni fıkıh mezhebinden birisi olan Şafii mezhebinden, Müslüman. Somalice ve Arapça konuşuyorlar. 19 yüzyılın sonlarında bir parçası İtalya, bir parçası İngiliz sömürgesi olarak paylaşıldı. 1960'da, iki tarafın sömürge parçaları birleşti ve Somali bir bütün olarak bağımsızlığına kavuştu. 51 yıldır bağımsızlar. Ama 1969 - 1991 yılları arasında diktatörlükle yönetildi. Demokrasiyle yönetilmesi planlanırken, darbeler arka arkaya geldi ve iç çatışmalar derinleşti. Ülkede 2006'dan beri El Kaide bağlantılı El Şebab örgütü kontrolde. Aşırı dinci örgüt. Bu yüzden ülke doğal kaynaklarını doğru düzgün kullanamadığı ve okumuş nüfusu göç yüzünden kaybettiği için bu gün dünyanın en fakir ülkesi durumunda. (Biliyorum yazdıklarım kitap tanıtımından çok ülke tanıtımına döndü.) Müslüman bir ülkenin aşırı uçlarda bağnazlıkla yönetilmesinden dolayı çektiği sıkıntıları okurken içim yine sızladı. Müslümanlık insan gibi yaşama üzerine kurulu bir dinken maalesef bazı ülkeler de halkı insanca yaşamdan mahrum bırakan bir din oluyor.Ben en iyisi susup kitaptan alıntılarla yazımı bitireyim.
Din
Sana Sarılmadan ÖlürsemNuriddin Farah · Kalipso Yayınları · 201122 okunma
Çalışkanarı cholcicum
Çok teşekkür ederim. Çok aydınlatıcı bir inceleme olmuş
Nasrettin Hoca’nın bir fıkrası vardır hani. Oğluyla yolda giderken önce oğlunu bindirir eşeğe, kendi yürürken. Etraftakilerin ayıplamasıyla kendi biner, oğlu yürür devamında. Bencil diye söylenenleri duyar da devamında, oğluyla beraber binerler eşeğe. Bu sefer de merhametsiz olmuştur hoca diğerlerinin nazarında. En son çare ikisi de yürürler eşeğiyle yan yana. Enayi damgası yerler nihayetinde. Duymuşuzdur mutlaka bu fıkrayı. Ben bu ve diğer türevi kitapları okurken aklımda hep bu fıkra, sesli sesli güldüm adeta:)) İki masum, samimi ve riyasız çocuğun emanetçisiyim. Hiperaktivite sendromu öntanısı ile birkaç muayane çabası ile normal olduğu müjdelenen, yaramazlıkları fıtratının gereği kabul edilen 5 ve 2 yaşında iki oğlum var hamdolsun. Hangi sosyal ortama gitsem ‘’ Allah yardımcın olsun’’ diye dualar hediye edilen, herkesin çeşitli çözüm önerileri sunduğu minik bir çete. Geçen aylarda dedesinin koca lcd ekran televizyonunu patlatan, dün apartmanın girişindeki komşunun camına ‘merak ettim anne nasıl kırılacak koca cam’ diyerek taş fırlatan minik bir çete. Kayınvalidemin artık bizi eve kabul etmekte zorlandığı:-‘’Terörist kızım bunlar, psikolog mu psikiyatrist mı bir götür yarın’’ dediği... Kayın pederimin -‘’ Bunlara okumak lazım kızım, nazar bu nazar’’ dediği... Genetiğinin suçlandığı, her çeşit önerinin itinayla denendiği ( terapi cd leri, enerjısı yüksek suni gıdalardan kaçınma .. vs vs ) iki yaramaz. Öğrencilik yıllarımda bir hadis okumuştum ‘’ Çocuğun yaramazlığı zekasındandır’’ mealinde. Ve yıllarca dualar biriktirmiştim halisane ‘yaramaz ve zeki’ çocuklarımın olmasına vesile. Şimdi bu yorgunlukla Rabbimin ''Mucib'' ismini tefekkür edip gülmeye çalışıyorum ben de. Kütüphanemde yerini alan, yeni nesil annelere hitaben kopyala yapıştır misal yazılan okuduğum
Bağırmayan AnnelerHatice Kübra Tongar · Hayy Kitap · 20173,885 okunma
Çalışkanarı cholcicum isimli okura yanıt verildi
Çalışkanarı cholcicum
Bu yoruma her yorum eklendiğinde bildirim gelir bana, ben de bir kez daha okurum ve her seferinde yine yine yine çok beğenirim 💙
Puan vermedi·573 syf.··
2015 215. kitabı
150605|| Kitabı internetten sipariş etmiştim. Kapağını beğendim, alıntı okudum, aklımda belli bir şeyler canlandı ve sepete ekledim. Yani yazarının Türk olduğunu -388. sayfaya geldiğimde kitaba ara verip tekrar açtığım sırada gözüme çarpan teşekkür kısmını görene dek- bilmiyordum. Kitapta garipsememe sebep olan şeyler o zaman anlam kazandı. Bir de aklımda birkaç yabancı yazar örneği vardı, belli bir beklenti içerisindeydim. Ama sayfalar ilerledikçe beklentimi karşılamadı, gitgide hayal kırıklığına uğradım. Betimlemeler -benzetme hataları olsa da ve birbirini tekrarlasalar da- iyiydi diyebilirim. Karakterlerin birbirlerine olan hisleri belli bir doğrultuda ilerlemiyordu. Yazarın aşk değil ama arkadaşlık ve aileyi daha iyi ifade ettiğini düşünüyorum. Daha Kayran ile Keira'ya anlam veremiyorken yan karakterlere geçilmesi -geçilmesi diyorum, araya serpilmesi veya katılması değil- belki olay örgüsü olarak bir şey kaybetmese de duygu bütünlüğünü bir kere daha yıktı. Karakterlerin kişilikleri benziyordu, diyaloglar da pek çekici değildi. Bana göre durağan olan bir olay örgüsüne göre çok uzun bir kitaptı. Uzadıkça olumlu etkilerini yitirmeye başladı. Fakat zararsız bir genelleme yaparsam son zamanlarda okumaya çalıştığım Türk yazarlar içerisinde en iyi başlangıç yapanlardan biri. Daha iyi olabilir.
Gözlerinin EsaretiJennifer Royce · Ephesus Yayınları · 2015257 okunma
Çalışkanarı cholcicum
Tam olarak fikirlerimi yazmışsınız👏