10/10
·307 syf.·
2026 34. kitabı
Fatih Yaşlı’nın Halkçı Ecevit adlı çalışmasının, Bülent Ecevit’in siyasal çizgisini tarihsel materyalist bir perspektiften ele alması bakımından önemli bir katkı sunduğunu belirtmek gerekir. Buna karşılık Mustafa Çolak’ın Bülent Ecevit: Karaoğlan kitabı daha çok liberal bir çerçeveye yaslanmakta; yer yer Türkiye siyasetini açıklarken merkez-çevre yaklaşımının izlerini taşımaktadır. Bu durum, iki eserin aynı siyasal figüre farklı metodolojik ve kuramsal pencerelerden bakmasına olanak sağlamaktadır. Bununla birlikte, Çolak’ın çalışması Ecevit’in yaşam öyküsünü ve siyasal serüvenini bütünlüklü bir biçimde özetleyebilmesi açısından başarılı bir eser olarak değerlendirilebilir. Kitap yalnızca Ecevit’in kişiliğini, karakter özelliklerini ve siyaset anlayışını anlamaya imkân vermekle kalmamakta; aynı zamanda Türkiye siyasal tarihinin kritik dönemeçlerini de okuyucuya sunmaktadır. Ecevit’in gazetecilik yıllarından CHP içerisindeki yükselişine, “ortanın solu” söyleminin inşasından demokratik sol anlayışının şekillenmesine kadar uzanan süreç, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümleriyle birlikte ele alınmaktadır. Bu yönüyle eser, yalnızca bir siyasetçi biyografisi olmanın ötesine geçmekte; Cumhuriyet sonrası Türkiye’nin siyasal gelişim çizgisini Ecevit ekseninde takip etmeyi mümkün kılan bir çalışma niteliği kazanmaktadır. Her ne kadar kuramsal çerçevesi bakımından eleştiriye açık yönleri bulunsa da, Ecevit’i ve onun içinde şekillendiği tarihsel bağlamı tanımak isteyen okurlar için faydalı bir giriş kitabı olduğu söylenebilir.
Düşünce
Bülent Ecevit KaraoğlanMustafa Çolak · İletişim Yayınları · 201659 okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 00:00
Jean-François Marmion tarafından derlenen Aptallığın Psikolojisi, ilk bakışta insanlarla alay eden bir kitap gibi görünse de aslında hepimizin zaman zaman düştüğü düşünce hatalarını inceleyen oldukça ilginç bir çalışma. Kitapta psikologlar, filozoflar, nörobilimciler ve sosyal bilimciler aptallığın ne olduğunu, neden ortaya çıktığını ve neden zeki insanların bile bazen son derece mantıksız davranabildiğini farklı açılardan ele alıyor. Kitabın en güçlü yanı, aptallığı yalnızca düşük zekâyla açıklamaya çalışmaması. Tam tersine, eğitimli, başarılı ve hatta çok zeki insanların da önyargılar, grup baskısı, kibir, aşırı özgüven veya ideolojik körlük nedeniyle hatalı kararlar verebildiğini gösteriyor. Bu yönüyle kitap, okuru sürekli başkalarını yargılamaktan çok, kendi düşünme biçimini sorgulamaya davet ediyor. Dil olarak akademik makaleler kadar ağır değil; fakat popüler bilim kitabı olmasına rağmen yüzeysel de kalmıyor. Bölümler kısa ve farklı uzmanlar tarafından yazıldığı için okuması oldukça akıcı. Psikoloji, davranış bilimleri ve insan zihninin tuhaflıklarına ilgi duyanlar için oldukça keyif veren bir eser. Özellikle bilişsel önyargılar, toplumsal manipülasyon ve eleştirel düşünme konularına meraklı okurların ilgisini çekecektir. Kitap, insanlığın aptallığını anlatırken aslında biraz da kendi aynanıza bakmanızı sağlıyor. Bu da onu yalnızca eğlenceli değil, aynı zamanda rahatsız edici derecede düşündürücü bir okuma hâline getiriyor. Kitabın sayfalarına eşlik eden turuncu renk de ayrı bir şık durmuş.
Aptallığın PsikolojisiJean-Francois Marmion · Doğan Kitap · 031 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·152 syf.··
2026 12. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:01
“Bazen mutluluğu çok uzaklarda arıyoruz; oysa beynimizin çalışma şeklini anlamak, kendimizi anlamanın en kısa yollarından biri.” Bilimi günlük hayatla buluşturan, düşündürürken gülümseten bir kitap. Dopaminin hayatımızdaki görünmez etkilerini samimi bir dille anlatırken, insanın kendi alışkanlıklarına da farklı bir gözle bakmasını sağlıyor.
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,5bin okunma
8/10
·703 syf.··
2026 171. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:24
İşgal İstanbul’u zamanlarını anlatan kitapları okuma isteğiyle başladığım ve bitirdiğim bir kitap daha. Kitap oldukça yoğun ve çok karakterden oluştuğu için okuma serüvenim gereğinden fazla uzadı ama nihayetinde bitirebildim. Abdülhamid istibdadı zamanlarından başlayıp cumhuriyetin ilanına kadar olan devreyi anlatan çok katmanlı tarihi verilere dayanarak yazılmış muazzam bir çalışma olmuş. Eski İstanbul’u, bürokrasi ve sosyete yaşantısını, dönemin olaylarını merak edenler mutlaka bir şans versinler bu romana.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20173,366 okunma
Kendine Ait Bir Oda
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Yazar İngiltere ve dünya tarihi boyunca kadınlar hakkında derlediği araştırma yazısına kendi duygu ve yorumlarını katarak muhteşem tesbitlerde bulunmuş bence.O kadar çok etkilendim ki aklıma bir kadın olarak kendi yaşantımdan kesitler geldi.Mesela bir ehliyet almak için çalışma hayatımda taaaa 35'li yıllarımda almıştım.Oysaki benden bir yıl küçük olan erkek kardeşim 18 yaşını bitirir bitirmez babam hemen ona ehliyet almıştı.Düşünün ben neredeyse 17 yıl sonra kendi çabamla almak zorunda kalmıştım...Öyle olunca da hiç bir zaman iyi bir sürücü olabilmek için yeterli deneyimim olmadı.Ben kitaptan çok etkilendim, okunması gereken iyi bir kitaptı bence.
Hayata Dair
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kapra Yayıncılık · 202048,1bin okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Atlasın Kızları benim için sadece kadın kaşiflerin anlatıldığı bir araştırma kitabı değil, tarihin satır aralarında unutulmuş cesur kadınların izini süren etkileyici bir yolculuk oldu. Yazarın yaklaşık on yıllık araştırmasının ürünü olan bu eser, "Keşif denince neden hep erkekler akla geliyor?" sorusunun peşine düşüyor ve bize bambaşka bir tarih penceresi açıyor. Kitabı okurken en çok şaşırdığım şey, kadınların seyahat etmesinin bile büyük bir mücadele gerektirdiğini görmek oldu. Hayallerinin peşinden gitmek için erkek kılığına giren, isimlerini değiştiren, toplumun dayattığı sınırları aşmaya çalışan kadınların hikâyeleri hayranlık uyandırıcıydı. Özellikle keşif yapabilmek için tüm hayatını erkek kimliğiyle sürdüren Catalina De Erauso, erkek kılığında dünya turuna çıkan botanikçi Jeanne Baret ve keşif tutkusu sayesinde İngiliz Kraliyet Coğrafya Topluluğu'na kabul edilen ilk kadın olan Isabella Bird beni en çok etkileyen isimler arasındaydı. Fanny Bullock Workman'ın Mont Blanc'a tırmanışı, Alexandra David-Néel'in Tibet'e ulaşma mücadelesi ve Eva Lindström Dickson'ın Sahra Çölü'nü tek başına arabayla geçmesi ise kadınların kararlılıklarının ve cesaretlerinin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gösteriyor. Üstelik kitap sadece kaşif kadınlarla sınırlı kalmıyor; korsan kadınlardan, keşifleri destekleyen güçlü kadınlardan ve doğayı korumak için mücadele eden öncü isimlerden de bahsediyor. Bu kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: Tarih kitaplarında adlarını çok az duyduğumuz ya da hiç duymadığımız bu kadınlar, aslında dünyanın keşfedilmesinde ve şekillenmesinde önemli roller üstlenmişler. Hatta belki bilmeden tarihin yönünü değiştirmişler. Ne yazık ki çoğu zaman gölgede bırakılmışlar. Atlasın Kızları, o gölgede kalmış hikâyeleri gün yüzüne çıkaran, hem öğretici hem de ilham
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 20256 okunma