Mâlûmdur ki, bu dünya çalışma yurdudur, boş durma ve dinlenme yeri değildir. Gayretinizi tamamıyla çalışmaya yönlendirmelisiniz. Boş durmayı ve eğlenmeyi bir kenara bırakınız!
Sayfa 397 - Altınoluk Yayınları:14, İstanbul, 2012. (İmâm-ı Rabbanî)·Kitabı okuyor
Her yeni kitap babamın ruhunda kesinlikle sevinçlerin en büyüğünü yaratıyordu.
Çok çocuklu bir aile olmamıza rağmen daracık bir evde yaşıyorduk. Bu yüzden, zaten bize zar zor yeten bu evde eşya ile dolu olmayan bir karış yer yoktu. Evet, tek bir kitap koyacak yer olmayışı ev halkının alıştığı düzeni bozmuyordu gene de.
Babamın satın aldığı her yeni kitaba annemin önce, sınırlı bir mekanda yaşadığımız, sonra da, ailenin bütçesinde kısıntıya sebep olduğu için kızmasının gerekçeleri tahmin edilebilir.
Bununla birlikte, hakiki bir ev perisi olan annem, babamın edindiği yeni kitapların her birine, tıklım tıklım dolu kitaplığın dışında, daima bir yer bulabiliyordu.
Böylece annem, babamın kitaplarının görünmez bir kitaplık görevlisi kisvesine bürünüyordu. Babam kitaplığında bulunduğuna emin olmadığı bir eseri aradığında, annemin söz konusu cildi duvarlardan birinin içine yapılmış yüklükten çıkarmak için yerinden çaktırmadan kalktığı ve eksikliğini duyduğu eseri kitaplığının raflarına dalgın dalgın baka rak arayan ve bir yandan da, bu rafları düzene sokmak iste diğini düşünen babamın çalışma masasına usulca koyduğu olurdu.
Annemin, sessizliği bozarak uzaklaşan telaşsız adımları, babamı bu durumdan kurtarır ve kitabın bulunduğunu, ona fısıldıyormuş gibi haber verirdi.
herşeyden önce sıkıca düzenlenmiş ve makineleştirilmiş çalışma düzeni insanı en temel insanca isteklerinden, kendini aşma ve bir-olmadan habersiz kılar. Bu tek düzelik insanda bir doyum yaratmadığı için insan bu bilince çıkartamadığı sıkıntıdan eğlenceyle, eğlence sanayiinin ona sunduğu müzik ve filimlerle kurtulmayı dener. Bundan başka eski eşyalarını değiştirip durmadan yeni birşeyler alarak kendini avutur.
Marx, pek çok ulusu ve o zamanki Sovyetler Birliği'ni feci komünist rejimlere yönelten bir çeşit çılgın radikaldir. Neredeyse tüm bu rejimler mağlup oldu ve şu anda kapitalist toplumlara dönüşüyorlar. Marx, bu toplumların yenilgisi ve onlarla ilişkilendirilen kötülüklerden (mesela Sovyetler Birliği'ndeki esir kampları — milyonların öldüğü çalışma kampları) sorumlu tutulur. Fakat liderler Marx'a gönderme yapmış, kendilerine komünist demiş olsalar da, yarattıkları toplumları görmüş olsaydı Marx da bunları insanlık dışı olarak eleştirirdi.