Franny Glass

Franny Glass
@callmefranny
let everything happen to you beauty and terror just keep going no feeling is final. -Rainer Maria Rilke youtu.be/dN1XUV6QclU
Özel Eğitim Öğretmeni
Lisans
always somewhere*
20 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Misery
10/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 20:21
Muhteşem yazar Stephen King’ten muhteşem bir psikolojik gerilim romanı. Kitabı özellikle bu basımından okudum çünkü kapak tasarımı yeni basım kapaklardan çok daha romanın geneline uygun geliyor ve manzarası beni cezbediyordu. Kapaktaki karla kaplı huzur verici manzara içinde sıcacık sarı ışığı yanan huzur verici bir ev görünüyor. Tek bir odasının sarı sıcak ışığı yanıyor ancak romanı okudukça o çiftlik evinde olmak istemeyeceksiniz çünkü zira sıcacık ışığı görünen karla kaplı, huzurlu, sessiz ve de sakin bu ormanın içindeki çiftlik evi, sizin için huzursuz saatlerinizi yaşayacağınız bir terbiye evi olabilir. Stephen King muhteşem bir yazar zaten fazla söze gerek yok. Tasvirler, psikolojik tahliller ve karakter betimlemelerindeki başarısını yine bu eserinde de konuşturmuş. Okurken tüm evi, odayı, kahramanların dış görünüşlerini her şeyi tüm sahneleri adeta bir film izler gibi zihninizde canlandırabiliyorsunuz. Bu konuda zirveye oynayan bir roman. Gelelim filmi ile olan bağına. Normalde her zaman önce kitap sonra film görüşünde olan biriyim ancak bu romanda bunu pas geçerek önce filmini izleyip sonra romanını okudum çünkü bir roman ancak bu kadar başarıyla sinemaya aktarilabilirmiş onu da zaten kitabı okumadan bildiğim için bu seferlik böyle bir sıra değişimi yaptım ancak romanı okurken asla pişman olmadım çünkü bir kez daha yönetmen Rob Reiner’in gerçekten mükemmel bir iş çıkardığını anladım. Tabii bunda muazzam oyuncuları da nokta atışı yaparak seçmiş olmasının payı büyük. James Caan, hayat verdiği Paul Sheldon rolüyle ve özellikle En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını alan Kathy Bates de hayat verdiği Annie Wilkes rolüyle mükemmel bir oyunculuk serileyerek harikulade bir işe imza atmışlar. Filmle ilgili tek eleştirdiğim nokta keşke filmi biraz daha uzun yapsalardı diyorum
SadistStephen King · Altın Kitaplar · 20195,7bin okunma
Reklam
Peki ne değişti?
10/10
·198 syf.··
2021 11. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 16:59
Kitapla ilgili pek çok alıntı ve inceleme yapılmış hem bu yüzden hem de hissettiklerimi tarif edemeyeceğimi bildiğimden öyle detaylı bir inceleme yapamayacağım fakat birkaç fikir paylaşmak istiyorum. Öncelikle 1902 yazında, Doğu Londra gettosunda, Jack London'ın başından geçen bu acılarla dolu gözlemlerden sonra sorulması gereken soru şudur ki; İngiltere -belki- o dönemlerdeki trajedilerini geride bıraktı fakat ülkemiz de dahil olmak üzere kaç dünya ülkesi bu acıları geride bıraktı? Hala pek çok ülkede, belki adını bilmediğimiz gettolarda o günlerdekine benzer acılar her gün her gün tekrar etmekte. Belki o zamanlardaki kadar yoğun değil veya "modern zamanlarda", insanların algısını yönelttiği pek çok farklı alan olduğu için görüp de görmezlikten gelinmekte ama şu bir gerçek ki hala uzak-yakın ülkelerin gettolarında, uçurumun dibinde yüzlerce hatta binlerce kadın, erkek, çocuk, genç veya yaşlı insan, ağır yaşam koşulları ve açlıkla her gün ama her gün yüz yüze gelmekte ve bu cangılda bir şekilde hayatta kalmaya çalışmaktadır. Şükretmekten çok okuduktan sonra "uçurum insanları"nın hayatlarına dair biraz empati yapıp çevremize daha dikkatli bakarak imkanlar elverdiği ölçüde bir şeyler yapmak ve yönetim sistemlerini sorgulayıp uyanışa geçmek için bu romanın, bir adım olması gerektiğine inanıyorum.. Keyifli okumalar demek isterdim fakat keyifli bir okuma olmayacağı aksine derin acılarla ve salt gerçeklerle örülü bir roman olacağı için yalnızca insan olduğumuzu bilerek hatırda tutarak ve bu acıları yaşayan herkesin de tıpkı bizim gibi insan olduğunu ve insani koşullarda yaşamayı hak ettiğini unutmayarak ve bunun farkında olarak okuyacağınız bir kitap olmasını diliyorum...
Uçurum İnsanlarıJack London · İletişim Yayınları · 20254,551 okunma
Geceyi Dinlemek İsteyenlere... *
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 23:55
Evet, okudum bitti ama ne okuma, nasıl bir okuma! Aklımdan, yüreğimden çıkmayacak bir roman olacak... Hoşuma giden cümlelerin altını çizmek için elimden kalemi bırakamadığım, bazı sayfalarda neredeyse tüm cümlelerin altını çizdiğim, okurken içimi titreten, oldukça çarpıcı, sert, bazen çok acı ama bir o kadar da gerçek net cümleleri içinde barındıran bir roman, bir okuma... Sanırım en fazla alıntıyı bu romanımda eklemişimdir. Aslında elimden gelse neredeyse tüm kitabı yazacağım... Djuna Barnes, muhteşem bir yazar. Gerçekten harika aforizmalarla örülü bir roman yazmış ve iyi ki de yazmış diyorum, ayrıca Sel Yayıncılık da iyi ki bize kazandırmış bu romanı. Ben, Sel Yayıncılık'tan okudum ve Türkçesi için Aslı Biçen'e de buradan teşekkürlerimi iletiyorum, gerçekten büyük bir taşın altına ellerini koyarak bu romanı Türkçeye kazandıran Sel Yayıncılık ailesine kocaman teşekkürler. Kitaba tekrar dönecek olursam evet, roman okuması kolay bir roman değil asla. Cidden vakit ayırıp emek verip yavaş, özümseyerek ve gerekirse bazı cümleleri birkaç defa tekrar edilerek okunacak bir roman ama şunu söyleyebilirim ki duygular, aşk ve hayat anlamında çok çarpıcı aforizmalarla döşeli, uzun sorgulamalar yapıp derin anlamlar çıkaracağınız bir roman. Gece gibi karanlık, serin ve aşk gibi çetrefilli, belki anlaşılmaz... Adıyla müsemma "Geceyi Anlat Bana"; geceyi, bilinmezliği ve hatta benzetmem gerekirse Dorian Gray'in Portresi'ni sevenlerin mutlaka yürek çarpıntılarıyla okuyacağı ve hatırlarından çıkaramayacağı bir roman olacaktır. Şahsen ben atmosfer olarak ve içindeki diyaloglar veya monologlar açısından her iki romanı da birbirine çok yakın buldum ve her ikisini de aynı yoğun hislerle heyecanımı canlı tutarak ve çokça yürek dalgalanması eşliğinde okudum. Okuyacaklara, okumayı
Geceyi Anlat BanaDjuna Barnes · Sel Yayıncılık · 2021258 okunma
Karpuz Şekeri*
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 03:19
Gerçekle düşün birbirine karıştığı ve hatta düşlerden oluşan gerçek bir dünyada geçen bir roman Karpuz Şekerinde... Romanımız adını da aldığı, hem tatlı şeker kokularıyla dolu olan hem de zaman zaman ürpertici derecede garip bir mekanda, "Karpuz Şekerinde" de geçiyor. Roman boyunca elbette yazarın zihninde ve bununla birlikte aynı zamanda bu tatlı ve ürkütücü kasabada bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve sonunda da "Böyle bir yer olabilir mi, olamaz mı?"nın kararını veriyorsunuz. Gerçeklerden çok hayallerden, efsane ve masallardan hoşlananların; aykırı ve yeraltı edebiyatı sevenlerin keyif alabileceği bir roman olduğunu düşünüyorum. 6.45'in sloganı olan "Şehrin Kötü Çocuklarına" sözünü sanırım Karpuz Şekerinde için de söyleyebiliriz. Tam tamına "Şehrin Kötü Çocukları" için bir hikaye. Dil ve anlatım açısından ise sizi asla yormayacak sadelikte olan Karpuz Şekerinde, sadece belki hassas bir ruha sahipseniz yazılanların düşünce boyutunda ruhunuzu yaralamasına engel olamayabileceğiniz bir roman ki bu da yazarın hayat hikayesini bilince daha da anlam kazanıyor. Ha, ama yazar hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilseniz de romanı okuduktan sonra yazar hakkında araştırma yapmak taşları yerine oturtmanız açısından faydanıza olacaktır. Richard Brautigan iyi ki de yazmış, iyi ki de düşlemiş "Karpuz Şekerinde"yi. Bittikten sonra gözünüzde benÖLÜM düşlemi, burnunuzda karpuz kokusu kalan öyle bir hikaye...
Karpuz ŞekerindeRichard Brautigan · Altıkırkbeş Yayınları · 2011290 okunma
Puan vermedi·600 syf.··
2021 1. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 23:32
Küreselleşme, savaşlar, tahribatlar ve de sanayinin etkisiyle geldiğimiz noktada yaşayan/yaşamaya çalışan bireylerin; geçmişten bugüne, kendilerini oluştururken yanlarında getirdikleri çocukluk anıları, aile izleri, yaşam tecrübeleri sonucunda kurdukları kendi hayatlarında ne derece başarılı veya kendilerince olup olmadıkları üzerine harika bir roman. Bir yaşam kurmak sadece bizim mi elimizde yoksa bunu yaparken geçmişten belki ailemizden getirdiğimiz, taşıdığımız ve hiç farkında olmadığımız ama hayatlarımıza etki eden ya da edecek olan çeşitli gizli, görünmez müdahaleler, karar vermeler ve doğru bildiğimiz yanlışlar da var mıdır? Tüm bunlara dair cevap bulabileceğiniz ama bu cevabı bulurken de size kesin bir cevap vermek gibi kısa bir yolu seçmeyen, bunu daha çok, her şeyi ortaya koyup yorumu size bırakan yoldan yapan bir roman. Epey hacimli olmasına rağmen okuyucuyu sıkmadan oldukça ustalıkla sade ve bir o kadar da hayata yakın bir pencereden kahramanlarını ve olayları anlatan Franzen, gerçekten ne kadar usta bir anlatıcı olduğunu da kanıtlıyor. Modern zamanlara dair pek çok sorgulama yapabileceğiniz ve tartışma bulabileceğiniz bir kitap. Okuyunuz, okutunuz...
ÖzgürlükJonathan Franzen · Sel Yayıncılık · 2012125 okunma
Reklam