cor cordium

cor cordium
@callmenameless
Burada sadece ben varım. Belki biraz bencilce ama bence tüm bu alıntılar ve incelemeler; yaralarımın ilacı, derinden hissettiğim rahatsızlığın veya beni uykumdan alıkoyan o düşüncelerin bir yansıması. (Tuğçe)
9 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış bir ücra köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca kırk sekiz milyon kilometre uzağında, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkerdir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler. Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı — daha doğrusu eskiden vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kağıt parçalarının haraketleriyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçğk kağıt parçaları değildi.
Sayfa 21 - Minik bir not. Bu kısım Otostopçunun Galaksi Rehberi serinin kitaplarından 4.sü olan Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler’de de bulunuyor.·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

cor cordium

, bir kitap okudu
10/10
·228 syf.·
2019 17. kitabı
Douglas Adams
7.9/10 · 9bin okunma
Bazı insanlar devasa volkanik patlamalar ya da çarpışan asteroitler karşısında bugün hâlâ tehlike altında olduğumuzu düşünüyor. Hollywood yapımcıları bu endişeler üzerinden milyarlar kazandı. Ancak gerçekte bu ihtimaller oldukça düşüktür. Kitle ölümleri milyonlarca yılda bir görülür. Büyük bir asteroidin önümüzdeki 100 milyon yıl içinde gezegenimize çarpacağı doğru ama bunun önümüzdeki salı gerçekleşmesi yok denecek kadar düşük bir ihtimal. Asteroitlerden korkmak yerine kendimizden korkmalıyız.
Sayfa 85·Kitabı okudu
10/10
·95 syf.··
2019 13. kitabı
‘ Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. ‘ diyerek bir giriş yapıyor Sadık Hidayet. Ben bu başlangıcın üzerine oturup saatlerce düşünebilirim. Sadık Hidayet ilk böyle sesleniyor bize. Buradan belli kitabın ne kadar derin olduğu. Derdi var kendisinin, hatta derdi değil dertleri var, karşı koyduğu bir şeyler var, kopukluk var kitapta. Bir kaçış var. Büyüdüğü toprakları, aynı sokakta yaşadığı, hayatının belli bir döneminde her gün gördüğü yüzleri eleştiriyor Hidayet ve bunu öyle bir üslup ile yapıyor ki kendisini benim okuma listemde başa çekiyor.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma