Burada sadece ben varım. Belki biraz bencilce ama bence tüm bu alıntılar ve incelemeler; yaralarımın ilacı, derinden hissettiğim rahatsızlığın veya beni uykumdan alıkoyan o düşüncelerin bir yansıması. (Tuğçe)
Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış bir ücra köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır.
Bu güneşin yörüngesinde, kabaca kırk sekiz milyon kilometre uzağında, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkerdir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.
Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı — daha doğrusu eskiden vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kağıt parçalarının haraketleriyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçğk kağıt parçaları değildi.
Sayfa 21 - Minik bir not. Bu kısım Otostopçunun Galaksi Rehberi serinin kitaplarından 4.sü olan Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler’de de bulunuyor.·Kitabı okudu
Bazı insanlar devasa volkanik patlamalar ya da çarpışan asteroitler karşısında bugün hâlâ tehlike altında olduğumuzu düşünüyor. Hollywood yapımcıları bu endişeler üzerinden milyarlar kazandı. Ancak gerçekte bu ihtimaller oldukça düşüktür. Kitle ölümleri milyonlarca yılda bir görülür. Büyük bir asteroidin önümüzdeki 100 milyon yıl içinde gezegenimize çarpacağı doğru ama bunun önümüzdeki salı gerçekleşmesi yok denecek kadar düşük bir ihtimal. Asteroitlerden korkmak yerine kendimizden korkmalıyız.
Çan kulesindeki - yarasa demektir bu. Kafanızın içinde çanların çaldığı yerde, gece olmuştur ve kapkara yarasalar kanatlarını çırparak belli bir yön izlemeden rasgele uçuyorlar demektir.
“Artık düşünmek istemiyorum!” dedi Deobrah, ansızın kapıldığı öfke yeli içinde sesini yükselterek. “Yorgunum, korkuyorum ve artık hiçbir şey umurumda değil. Karanlıkta çalış, soğukta çalış, hem de ne için!”
“Seni bu lanet olsak yerden çıkarabilmek için, ne için olacak!” Furi’nin sesi de Deobrah’ınki kadar yüksekti.
“Size artık hiçbir şey anlatmayacağım. Ne kadar pisliği açığa çıkarsam, daha o kadarı geride kalıyor. Artık beni terkedip arkadaşlarınızla gidebilir, ya da başka bir tez daha yazıp ününüze ün katabilirsiniz. Ben kendimi terkedeceğime göre, savaşı terkediyorum ve hiç tasalanmayın — iyi ve uslu olacağım, duvarlara da hiçbir şey yazmayacağım.”