Balzac’ın, insanlık Komedyası’nın “Taşra Yaşamından Sahneler” bölümünün bir romanı. İçinde yaşadığı toplumu ve bu toplumdaki belirgin tipleri eşsiz bir gözlemcilik ve titizlikle eksiksiz olarak canlandıran Balzac platonik ve umutsuz bir aşkı konu alır. Vadideki Zambak, ilk yayınlanışında beklenen ilgiyi görmemiş, Honore de Balzac’in en az satılan kitaplarından biriyken daha sonra yazarın en sevilen, en çok okunan romanlarından biri olmuş.
Vadideki Zambak’da 19. yüzyıl Fransız edebiyatı, romantizmle gerçekçiliğin kesiştiği noktada , yasak bir aşk çevresinde gelişir. Romanın anlatıcısı ve kahramanı Feliks anne,baba sevgisinden uzak, kardeşleri tarafından küçümsenen, baskı altında bir çocukluk geçiren, zengin ve soylu bir ailenin küçük oğlu olan bir gençtir. Kendi içine kapanmış, baskılanmış ve nasıl yaşanacağını öğrenememiştir. Baloda hiç tanımadığı güzel bir bayanın omuzları onu büyüler ve kendini tutamayıp omuzları öptükten sonra bu kadına aşık olur. Henriette ise kendini sevmeyen bir eş ve sonsuz tutkuyla seven Felix ve özellikle çocuklarına karşı görev duygusu arasında git geller yaşamaktadır. Buradaki aşk bana Genç Werther’in anılarını hatırlattı.
Roman bizim için alışılmış 19.yy realizminin bir örneği olsa da çağının çok ötesinde yazılmış. Balzac’ın inanılmaz gözlem yeteneği, ayrıntılı betimlemeleri ve plikolojik çözümlemeleri beni kendine hayran bıraktı. Ona boşuna romanın shakespeare'i demiyorlar. Sıradan bir aşk hikayesi olarak değil zamanının ötesinde yazılmış bir klasik olarak değerlendirilmeli. Keyifli okumlar....