Puan vermedi·108 syf.··
2026 3. kitabı
sana gitme demeyeceğim ama gitme lavini, adını gizleyeceğim sen de bilme lavinia. bilinmedik bir hüzün var içimde, bir gariplik. anladım ki, ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik... belki bizim kusur bildiklerimiz bizim güzel olmamızı sağlıyorsa. dindarlığınızı tanrıya gösterin, bana insanlığınız lazım. aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye ilk senden başlamasaydım… gitmek istiyorsa, bırakacaksın gitsin. aklı seninle olmayanın bedeni yanında olsun ister misin? kadından meleklik bekliyorsan,ona cennetini sunacaksin. yerin seni çektiği kadar ağırsın kanatların çırpındığı kadar hafif.. kalbinin attığı kadar canlısın gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… sevdiklerin kadar iyisin nefret ettiklerin kadar kötü.. `can yücel` // `güle güle seslerin sessizliği`
Güle Güle - Seslerin SessizliğiCan Yücel · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,267 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 09:54
Yabancı üzerine herkesin yeterince yazıp çizdiğini düşünüyorum. Bu sebeple ben bu kitabın benle olan hikayesini not düşmek istiyorum kişisel okurluk tarihime. Yıl 2012. Ankara Hukuk’ta ikinci sınıftayım. Bahar yarıyılında hukuk fakültesindeki, yıllar geçse dahi hiç unutamayacağım bir ders olan Hukuk ve Edebiyat’ı seçmeli ders olarak almıştım. Bir kitap listesi verdi hocamız. Haftada bir kitap bitirilecek, üzerine bir kişi sınıfta sunum yapacak ve arkasından münazara yapılacaktı. Her hafta dersten sonra bir sonraki haftanın kitabını almak için Kızılay’daki Olgunlar’ın yolunu tutardım. Aziz Nesin- Yaşar ne yaşar ne yaşamaz, Tahsin Yücel- Gökdelen, Erdal Öz Yaralısın, Sevgi Soysal-Şafak, Kafka- Şato ve Albert Camus- Yabancı o dönem okuduğumuz kitaplardı. Bu eserleri okumuş olanlar ortak temayı fark edeceklerdir; Devlet kurumlarındaki yozlaşma, anlamını yitirmiş adalet kavramı, suçun dışında her şey için yargılanma. Sunumlar ve kitap üzerine yürüttüğümüz beyin fırtınası çok verimli geçerdi. Adını öyle koymasak da o grubun hayatımdaki ilk kitap kulübüm olduğunu şimdilerde fark ediyorum. Her bir oturumu can kulağı ile dinlerdim. Roman karakterlerinin yaşadıklarını, yazarların kitaplardaki derinlikli sözlerini özümseyemeyecek kadar deneyimsiz olsam da, edebiyatın o kuşatıcılığını daha o günlerden iliklerime kadar hissederdim. Ve bir gün sıra Yabancı’ya geldi. Bir sonraki derse hazırlanmak için aldım elime kitabı. “Anam ölmüş, dün ya da bugün bilmiyorum.” Mersault’ün yaşama karşı kayıtsızlığını, hayalsizliğini, inançsızlığını anlamlandıramayacak kadar gençtim. Zaten de Camus, ruhu güvenli kıyılardan tekinsiz okyanuslara henüz hiç açılmamış yirmisindeki bir gence ne söyleyebilirdi ki? Neyse, sıkılarak da olsa okudum kitabı, öylesine hayallere dalarak okumuşum ki roman
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Anısına...
Puan vermedi·296 syf.·
2026 13. kitabı
Pek beceremem aslında inceleme yazmayı... Ve haddim de değil gibi gelir. Ama bazı kitaplar var ki üzerinden döne döne tekrar geçilir. Her sözcük farklı şekillerde yeniden keşfedilir. Öyle ki Magellan da kimmiş ki bile denilebilir. Dünya değil dünyalar keşfedilir. Bütün sayfalarını işgal edip sahiplenmek geçer içinden... Sonra da sahiplendirmek... Ama neyi dersin, kafaya balyozu indirirsin... Çünkü kolaydır kozayı delmek oysa ne zor dokunmuştur tek tek, ilmek ilmek, renk renk... Sanırsın ki seni yalıtıp koruyacak, pamuklara saracak... Sonra ya sonra, dar gelir, boğar ve deler parçalarsın. Dışarıda çok daha devasa başka bir koza, üstelik onu sen de örmemişsin. Ömrün yetmez uğraş dur... Başaranlar vardır mutlaka onlarda sığmaz yaşama... Rastlarsan içlerinden birine sakın ola peşini bırakma... Sosyoloji, felsefe, psikoloji, coğrafya matematik, geometri, siyaset, edebiyat, sanat... Herşey mi olur bir kitabın içinde... En çok da sen sızarsın dokumaya başlarsın her sayfasını okurken... O sayfaların içinde yazarla iç içe yarattığın koza üzerine bol gelir, tadilat da yapamazsın içinde kaybolur gidersin... Bir de bakmışsın kitap sen, sen kitap olmuşsun.... Eyvallah Füruğ iyi ki bu evrenden geçip gitmişsin... Rastladık sana ve düştük yola... İyi ki yüreğini döktün bize... İyi ki yolunu yolumuz acını acımız, umudunu güneşimiz yaptın... İyikilerimizi çoğaltın... Bu kadar mı etkiler bir anlatı bir şiir yüreği. Aşkı.... Yarayı... Gitmek...geldi aklıma iyi bir filmdi... Benim Marlon ve Brandom(Yöntmen Hüseyin Karabey) Nazan kesal geldi (Yaralarım Aşktandır) Kasımiye Medresesi geldi Mardin'den sonsuza uzanan... Ya Can Yücel'in Çember'i... Fikret Kızılok'un "İnişleri Çıkışları" Hüsnü Arkan'ın "20 yaşı" Geldi aklıma dahası ve dahası.... Varın onları da siz çözün gayrı.... Okuyun
Yaralarım AşktandırFuruğ Ferruhzad · Totem Yayınları · 20202,643 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
Gitmek istiyorsa, bırakacaksın…gitsin.. Aklı seninle olmayanın Bedeni yanında olsun ister misin?? Sevmek “seviyorum”demek değil yüreğinde hissetmektir…Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir….
Şiir
Sevgi DuvarıCan Yücel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,2bin okunma
Bir garip Orhan Veli vs realist bir inceleme
8/10
·176 syf.·
2024 31. kitabı
“Bir de sevgilim vardır, pek muteber; İsmini söyleyemem, Edebiyat tarihçisi bulsun.” Edebiyat tarihçisi bulmuş sevgilisini, bize de okumak düştü. :) Kimi zaman şahısların özelini okuyormuşum gibi gelse de mektup okumayı seviyorum. Hep şiirleriyle tanıdığım, mektubu da mı varmış diye şaşırıp okumaya başladığım bir Orhan Veli eseri oldu. Özellikle şairin doğum yıl dönümünde okumak (13 Nisan) daha bir özel kıldı kitabı. Edebi kaygılarla yazılmayan, Orhan Veli’nin kendini olduğu gibi izah ettiği ve biricik aşkı ‘Cumhuriyet gibi kadın’ diye tabir edilen Nahit Hanım ile olan ilişkisine ayna tutan çok özel bir eser. Yayın evi, Orhan Veli’nin 100. yaş gününe özel bu mektupları çıkarmak istediği için Nahit Hanım’ın kapısını çalıyor. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor. Nahit Hanım belki aşk yaşadığı o dönemler evli olduğu sebebiyle ilk başta özelini paylaşmak istemiyor. En nihayetinde kabul ediyor ki kitabı okuyoruz. Mektup boyunca Orhan Veli’nin acziyeti ve bazen at yarışlarından bile bahsetmesi ve de Nahit Hanım’ın kaprisleriyle sürekli sevgi sözcükleri duymak istemesi biraz sıksa da bunca sevilen kadını araştırmak istedim, gördüm ki pek çok aşina olduğumuz isim tarafından da sevilmiş. Sadece Orhan Veli değil Can Yücel, Sabahattin Ali, Edip Cansever, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı, Ece Ayhan, Turgut Uyar, Cemal Süreyya ve birçok şair Nahit Fıratlı’nın güzelliğini, aşkını gerek şiirlerle gerek mektuplarla dile getirmişlerdir. Fark ettiğim ayrıca bir şey var ki sanat camiası, şair adamlar(!) bir dalda durup ötemiyor. “Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekâla ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?” diyen
1K
Yalnız Seni ArıyorumOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 20245,1bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2024 09:03
Sevgili dostlar; Kitap Müptelası Yayınları ndan çıkan Selami Çınarcı kaleminden Tinsel Kopuş adlı #roman ile hepinize merhabalar. #kitapkonusu Affan; küçük yaşlarda iken aile sevgisinden yoksun büyüyen bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Babası tır şoförü olduğundan arada eve geliyordu ve annesi ise kendine kendi meşaleler buluyor, etrafın dedikodularına rağmen sürekli geziyordu. Affan genelde tek başına olurdu. Bu yaşam tarzı büyüdüğünde de değişemedi. Sapan ile canlılara zarar veriyor ve bundan zevk alıyordu. Ama bir gün vurduğu yaban ördeği onu kendine getirdi. İstemeden okuldan bir öğrenciye de zarar vermişti ve bir gözü kör olan öğrenci onunla dalga geçmeleri nedeniyle Affan yüzünden okulu bırakmıştı. Bu olaylardan sonra Affan vicdan azabı çekti ve tek çaresinin ders çalışmak ve üniversiteye gitmek olduğuna karar verdi, öyle de yaptı. Babasını trafik kazasın da kaybetti, annesi ise evi terk etti ve ormanda cesedi bulundu. Bu olaylar sonucunda Affan sürekli kitap okudu ve felsefe tarzında kitapları okumayı tercih etti genç yaşına rağmen. Ben kimim, yaşamamın bir amacı var mı, dünyaya niye geldim ? gibi sorulara varoluşun amacını araştırmaya başladı. Para kazanmak için okul saatleri dışında bisikletçide çalıştı ve aldığı ikinci el bisiklet ile yaz tatilinde gölün çevresinde tura çıkti ve Poyraz Bey'le tanıştı ve ona söylediği "Hayattaki ince detayları ıskalamamaya çalış." sözünü kendi yorumuyla anladı ve yaşadı Affan . Hikayenin devamı da çok etkileyiciydi. Anlam arayışı tinsel kopuş yaşanana kadar devam etti. Neydi bu yaşadıkları ? #kitapyorumum Akıcı , sade ve merak uyandıran tarzıyla elimden bırakmadan okudum ve nasıl bitti hiç anlamadım ki en sevdiğim #kitaptürü dür. "Dünya büyük bir tiyatro sahnesi gibidir. Herkes bu sahnede rolünü oynar, rolü bitince de bu sahneyi
Tinsel KopuşSelami Çınarcı · Kitap Müptelası · 202395 okunma