Bir "şey" den "eksiksiz olarak" sözedebilmek için gerekli olan kavramların başında "kimlik (hüviyet)" gelir. "Kimlik"
"şey"i "özne" kılan esastır. Bu esas,
"şey"i asli vasıfları itibariyle "belirler" ve bu yolla, öbür "şey"lerden "ayırd ederek" birey" oluşturur.
Bir "şey"in "kimliği", "kimlik" verdiği "şey" in asli vasıflarının tamamını eksiksiz olarak kuşatır. Bazı asli vasıflar kuşatılamıyorsa, bu "şey"in kimliği "oluşmamıştır"; bu durumda,
"kimlik" den değil de sadece bir "kısmi belirlenim" den sözedilebilir. "kısmi belirlenim" vasıtasiyle "şey", "özne" kılınamaz ve bu yolla "şey" hakkında genel neticelere ulaşılamaz.
Anadolu mayasının esası, "cümle varlığın birliği ve kardeşliği" dir. Ancak, bu mayanın iki can düşmanı vardır. Bunlar, Anadolu'da sürmekte olan "Vahhabi damarı" ile "Grek-Latin-Kilise diyarı" dır.
Grek-Latin-Kilise diyarındaki "fikriyat" a mahsus kavramlar yoluyla, "Anadolu mayası" açılamaz; çünkü, bu diyara mahsus "fikriyat" vasıtasiyle "insan"ın idrak edilmesi mümkün değildir.
Allah'ın emaneti hakkında nasıl davranmak lâzımsa her insan karşısında öylece davranmanın gerektiğini ancak anlayanlar bu dâvanın saflarında yer alabileceklerdir.Çapulculuk anarşiste yaraşır. Çapulcular, hangi isim altında olursa olsun çapulcudurlar. İslâm ideali, insan idealidir. İnsan ideali, kalp tekniğine muhtaçtır. Bu tekniğin tatbiki ibadet, gayesi gerçek selâmettir. Anarşist kalpsiz olmak zorundadır, ona ahlâk lâzım değildir. İslâm'ın yolu ise bu yolun tam karşısında ve aksi istikamette bulunur. İslâm'ın zaferi, ilimle ahlâkın, bir de onların önünde yürüyen kalbin zaferleridir.