İnsan hayatını gerçekten nasıl tartar? Yaptıklarıyla mı, yapamadıklarıyla mı, yoksa kalbinin niyetiyle mi?
Hayatta bazen herkesin içinde küçük bir sorgulama olur. "Acaba başka türlü yaşasaydım nasıl olurdu?" diye insanın aklından geçen o ince düşünceler… İşte bu kitap bana o düşüncelerin insanı nasıl olgunlaştırabileceğini hatırlattı. Özellikle iç dünyasına dönmeyi seven, hayatı biraz daha derin tarafından anlamaya çalışan okuyucular için çok özel bir atmosferi var.
Çünkü kitap insanın iç muhasebesine dokunuyor. Dünya telaşı içinde bazen kalbimizin sesini duymayı unutuyoruz. Oysa insanın en büyük yolculuğu dışarıya değil, içinedir. Kitap da bana bunu sakin ama güçlü bir şekilde hatırlattı.
Gösterişli cümleler kurmaya çalışan bir kitap değil; daha çok insanın kalbine küçük sorular bırakan bir kitap. Bitirdiğimde içimde garip bir huzur ve düşünme isteği kaldı. Bazı kitaplar sayfaları kapandığında biter. Bazıları ise asıl o zaman başlar. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı.