Puan vermedi
#OkudumBitirdim Sırça Köşk/Sabahattin Ali Sabahattin Ali’nin öykü derlemeleri, bir kaç öyküsü dışında pek beğenemedim açıkçası. Genel itibariyle söylemem gerekirse aman aman diyebileceğim bir okuma olmadı benim için. Daha güzel ve akıcı öyküler okuduğum kitaplar olduğundan olabilir diye düşünüyorum. Öyküler bizi bir hayatın içinden alıp başka bir hayatın tam ortasına bırakan bir akışa sahip olması bakımından yorucu olmuyor. Yazar, karakterleri aracılığıyla topluma ayna tutarken, onların içinde kendimizden izler bulmamızı sağlıyor. Kitaptaki “Cankurtaran” öyküsü ise , ülkemizde 1940'lı yıllarında yaşanan kepazelikleri ve insanın insana acımasızlığını çok net ortaya koyarken, Kadınların yaşadığı zorluklar, köylülerin yoksulluk nedeniyle sağlık hizmetlerine erişememesi ve sınıfsal eşitsizlikler öykünün temel meseleleri arasında yer alıyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen güncelliğini koruyan bu sorunlar, Sabahattin Ali’nin güçlü gözlemciliğiyle günümüzde de var olan hepimizin muhakkak yaşadığı yada etrafımızda gördüğümüz gerçekleri aktarıyor. "Sırça Köşk " öyküsü ise bir o kadar manidar ve ders niteliğinde.......
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
6/10
·152 syf.··
2026 37. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 07:42
Merhaba kitap severler Size bir Sabahattin Ali eseri ile geldim Sırça Köşk Sabahattin Ali 150 sayfa 10/6 İçerisinde 17 kısa öyküden oluşan bir öykü kitabıdır. Aslında çok kısa hikayeler olmasına rağmen etkisi o kadar büyük ki. Sabahattin Ali farkıyla okurken bizi derin düşüncelere sürükleyen yer yer hüzünlendiren 17 öykü... İçerisinde distopya tarzında da öyküler bulunan kitabı okumanızı öneririm Alıntılar Bu dünya böyledir işte kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır kimi adı katile çıktı diye adam öldürür. (Katil Osman) Menfaatini düşünmeyen insan olur mu? Eline fırsat geçirip de çalmayan bir kişi göstersene bana!... (Hakkımızı Yedirmeyiz) Sizin de elinize fırsat geçse ötekiler gibi namussuz olursunuz. (Cankurtaran) Sakın tepenize bir sırça köşk kurdurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. (Sırça Köşk)
Sırça KöşkSabahattin Ali · Kapra Yayıncılık · 202169,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·344 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 12:31
Ebeveynlerinin boşanmasının ardından yazı geçirmesi için Alaska'dan Florida'daki halasının yanına gönderilen Waverly, alışık olduğu soğuk iklimden sonra Florida'nın plaj kültürü karşısında bocalar. Sudan korkması ve yüzme de bilmemesi, kaygılarını arttırır. Bunu fark eden yan komşusu Blake, cankurtaran da olması nedeniyle ona yaz boyunca yüzme öğretmeyi teklif eder. Bu süreç, Waverly için suyun üstünde kalmayı öğrendiği bir deneyimden korkularıyla yüzleştiği, kabuğunu kırdığı ve ilk aşkı tattığı bir kendini keşif yolculuğuna dönüşür. Tatlı bir yaz hikâyesiydi.
Float - Suyun ÜstündeKate Marchant · Artemis Milenyum · 0145 okunma
Karanlıktaki Kıvılcım
9/10
·360 syf.··
2026 40. kitabı
"Herkesin bir cankurtaran simidine, suya batmaya başladığını hissettiğinde tutunabileceği bir sala ihtiyacı vardır." Selam canlar Bugün sizlere @altinkitaplar 'dan yine harika bir polisiye/gerilim kitabı ile geldim... "KARANLIKTAKİ KIVILCIM" Psikolojik gerilim sevenler için kesinlikle çok güçlü bir roman ben severek okudum. Yazarın kalemi oldukça akıcı, kolay okunan bir anlatımla şahane ilerliyor. Travma ve aile ilişkileri, atmosferi karanlık ve sürükleyici, yazar, olayları hızlı anlatmak yerine gerilimi yavaş yavaş yükseltmiş ve buda aksiyondan ziyade psikolojik baskı daha çok hissediliyor. Eğer çok fazla gerilim/polisiye okuyan biriyseniz belki gerçek katili tahmin edebilirsiniz ama buna rağmen garanti veriyorum son sayfaya kadar acaba demeden duramayacaksınız. Ben ba-yıl-dımmm kesinlikle tavsiyemdir. Chloe Davis daha 12 yaşındayken Louisiana’daki küçük kasabalarında genç kızlar birer birer kaybolur. Altı tane genç kız kayıptır. Chloe kendi evlerinde kaybolan kızlara ait bazı eşyalar bulur ve polise verir, bunun üzerine babası suçları kabul eder. Bir seri katilin kızı olarak Chloe’nin hayatı tamamen değişir. Yıllar sonra psikolog olan Chloe dışarıdan normal bir hayat kurmuş görünse de ağır kaygı bozukluğu, panik ataklar, ilaç bağımlılığı ve geçmiş travmasıyla yaşamaktadır. Tam hayatını toparlamaya çalışıp nişanlısı ile evlilik hazırlığı yaparken yaşadığı şehirde iki genç kız kaybolur. Bu cinayetlerin yöntemi çocukluğunda babasının işlediği olaylara benzemektedir. Chloe başlangıçta bunun tesadüf olduğunu düşünmek ister fakat olaylar ilerledikçe çevresindeki herkesten şüphe etmeye başlar. Chloe’nin yıllardır seri katil sandığı babası hapiste olduğuna göre bu yeni cinayetleri işleyen kişi kimdir ? Geçmişle bir bağlantısı varmıdır ? Tabiki hepsinin cevabı ve daha
1000k
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026205 okunma
Bir zamanlar Çirkince, oldu şimdi Şirince :) İzmirlilere selam
9/10
·141 syf.··
2026 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 18:31
13 Öykü ve 4 Masaldan oluşan bu Öykü kitabı zamanın behrinde yasaklanmıştır ve sebebi öyle bariz ki... Fazlaca insana edilen adaletsizlik, kandırmacalar, sınıfsal eşitsizliği perişanlığı ve daha fazlasını anlatıyor. Bazı öyküleri okurken ben strese girdim ve maalesef ki Türkiye bunları yaşadı, okuduğum şey beni böyle stres ediyorsa o yaşayanlar nasıl yaşamışlar diye de sorgulatıyor gerçekten. Portakal Öyküsü, kurulu düzenin ne kadar adaletsiz olduğu, sınıfsal ayrımın yürek burkan tarafını anlatırken, Katil Osman'da ise kendisine konulan lakabın dönüp dolaşıp kendi kimliğine bürünmesini, Bahtiyar Köpek Öyküsünde ise karnı tok, sırtı pek, lüks içinde yaşayan bahtiyar fakat özgürlüğünden bihaber köpekleri anlatıyor. Ve beni gerçekten strese sokan ve bunlar gerçekten de yaşanmış diyip şaşırdığım, Böbrek ve Cankurtaran Öyküleri.. Bu öykülerde sağlık hizmetlerinin eşitsizliğini ve köylünün devlet dairesindeki, hastane kapısındaki yalnızlığını anlatıyor. Öyküde, doktorların hastayı iyileştirmekten ziyade bir gelir kapısı olarak görmeleri, gereksiz tahliller ve bitmek bilmeyen muayenelerle yoksul insanın elindeki son kuruşu da almaları yürek burkuyor, gerçi şu zaman da da özel hastanelerde oluyor mu pekala oluyor. Yürek burkan tarafı da işte burada.. Çirkince öyküsünde ise, Çirkince de yaşayan mutlu, huzurlu, düzen içinde ki Rumların yerine gelen Türkler'i anlatıyor. Rumların bu köyü sıfırdan inşa edip bir düzen kurduğu vurgulanırken yeni gelenlerin (Kavala'dan gelen tütüncülerin yani Türklerin) zeytincilik ve bağcılık gibi uzun vadeli emek isteyen işlerde henüz aynı ustalığa ve titizliğe sahip olmaması bir gerileme gibi gösteriliyor. Fakat burda anlatılmak istenen Türkleri kötülemek değil, bir kültürün kopuşunu ve yerine yenisinin tam oturamadığı o geçiş dönemini
Araştırma-İnceleme
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
...artık ikimiz de biliyoruz ki: Bu dünyada aşıklara yer yok!
10/10
·312 syf.·
2026 30. kitabı
Of ki ne of! Gece Açan Çiçekler kitabından sonra Tarık Tufan'ın okuduğum ikinci kitabı...Son zamanlarda okuduğum en etkileyici ve kaliteli romanlardan bir tanesiydi. Resmen yaktı yıktı geçti. Kesinlikle okunması gereken bir roman. Kitap Orhan karakterinin Firdevs isimli kadın hayatına girdikten sonra yaşadığı zorlukları ve arkadaşı Kenan aracılığıyla Saklıkuyu isimli bir yere gidişini, bunu takip eden olaylar zincirini anlatıyor. Kitapta da dendiği gibi "Gitmek, insanın iradesi değil, yazgısıdır." Orhan'ın Saklıkuyu'ya gitmesi, orada tanıştığı insanlar ve yaşadıkları aslında sadece bir tesadüf değil ve her şeyin bir anlamı var. Saklıkuyu'da hayatına giren insanlar Ahmet Hilmi Bey, Defne ve Belma üçünün de kendilerini Saklıkuyu'ya çeken bir hikayesi var. Ve kitabın sonunda artık Orhan'ın da kendisini Saklıkuyu'ya bağlayan bir hikayesi oluyor. Halbuki daha ilk adım attığı gün orada fazla kalmayıp Cankurtaran'a geri döneceğinin planlarını yaparken...Romanın sonundaki bitiş yaraladı, Firdevs karakterine başta çok kızıyordum fakat sonrasında üzülüp hak vermeye başladım. Orhan'ın hikayesini başlatan Firdevs, aynı hikayeyi bitiren taraf oldu. Tıpkı Orhan'ın hayatına istediği zaman girip istediği zaman çıktığı gibi... Kitapta geçen Melekler Feneri, Kimsesizler Mezarlığı gibi bazı mekanların birbirleriyle bağlantısı ve ardındaki anlamlar da ayrıca hoşuma gitti. Uzun bir süre hafızamda yer edinecek kitaplardan oldu. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Dipnot: Sağlam psikolojiyle okunması gereken bir kitap...
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,561 okunma