7/10
·456 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:28
Biraz basit bir dille yazılmıştı ama dili basit olduğu için ve anlatım güzel olduğu için hızlı akıyordu. Bir vampir ve tekrar canlanmış eski hayatın tamamen unutmuş bir kızın aşkını anlatıyor ve bence sonu çok şaşırtıcı bir şekilde bitiyor. Kitaba başlayınca çok basit olduğu için devam kitaplarını okumam belki diye düşünmüştüm ama bu sondan sonra devam kitabını kesin alırım. Ayrıca bunu demeden geçemeyeceğim kitapta demir ilacı ve kan ilacını iki ayrı şey olarak belirtiyor ikisi aynı ilaç azıcık araştırın arkadaşlar. 
Canavarın da Kalbi VarmışN. G. Kabal · Dex Kitap · 20251,088 okunma
"Yaban çölde bir feryattır. "
10/10
·262 syf.··
2026 91. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 22:18
Roman, anı biçiminde yazılmıştır. Yazarımız romanını Kurtuluş Savaşı sıralarında Porsuk çayı kıyısında bir Anadolu köyüne yerleşen Ahmet Celal'in anı defteri olarak sunmuştur. Kurtuluş Savaşından sonra harp malulü, bir kolunu kaybetmiş subay , Ferit Celal Paşanın oğlu, Ahmet Celal'in Orta Anadolu'daki bir köyde yaşadığı bir kaç yılını anlatmaktadır. Malül olduktan sonra İstanbul'da kalmayıp eri Mehmet Ali'nin teklifi ile onun köyü olan, Orta Anadolu yaylasında bulunan çorak, çıplak bir köye ayak bastığı gün Mehmet Ali diğer köylülerden biri olup onlara karışıyor, Ahmet Celal ise onlar için sadece bir "Yaban" oluyor . O bir kaç senesi bu kurak, katı, kaybolmuş köy ile bir avuç insanı ve basık bir yer odasında geçiyor. Ekmeğini toprağın zorluklarına rağmen lokma lokma topraktan çıkaran insanlara adalet, aşk, şefkat ve samimiyet gibi medeniyet unsurlarından bahsetmek o insanları ihtiyaç ve amaçlarının, inançlarının dışında bir aleme götürmek istemek, başka bir hayatın varlığını öğretmeye çalışmak sadece bir husumet doğurur. Bazen kalıp dışına çıkmak zor olmasada insan içinde yaşadığı hayatı, değişmemeyi, daha kolay olanı tercih eder. Yaban okuyucuyu kesinlikle bir köye gerçekten sokmayı başarmıştır. Köylüyü ruhuyla, hayata bakışıyla, hayat felsefesi ile canlanmış bulabiliyoruz. Başarı budur. Okuyucuyu ikiye bölmüş enfes bir roman. Bir kısmı köylünün aşağılandığını, hep eksik taraflarını vurguladığını , gerçeklikten uzak,taraflı bir eser olduğunu savunmuş. Bir kısmı ise oradaki hayatın gerçekten bu şekilde olduğunu, geri kalmış, cahil bir grubu oluşturduğunu savunmuş. İkisini de haklı bulduğum bir eser oldu. Köylüyü aydın kesimin eksik, desteksiz, eğitimsiz bıraktığı için bu şekilde yaşamaya mecbur bıraktığını ve onlarında değişim, gelişim, daha iyi bir hayat için emek
1000Kitap
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 199854,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·97 syf.··
2026 95. kitabı
Bugün size sadece bir kitapla değil, adeta bir tiyatro sahnesiyle geldim. Gaius Flavius Divinus ’un kaleminden çıkan Nero Tragedyası, hepimizin o “Roma’yı yakan adam” olarak bildiği Nero’yu alıp, karşımıza bambaşka bir derinlikle çıkarıyor. Kitabı okurken kendimi bir anda o antik dünyanın hem soğuk gerçekliği içinde hem de tiyatral bir atmosferin tam ortasında buldum. Modern bir tragedya denemesi diyebiliriz buna; sanki Shakespeare’in o kadim ruhu günümüzde yeniden canlanmış gibi... Nero’yu hep yüzeysel bir imajla tanıdık ama bu eser o maskeyi düşürüyor. Karşımızda; kibrine hapsolmuş, liyakatsizlik sancısı çeken ve aslında içten içe büyük bir beceriksizlikle boğuşan bir “Princeps” var. Kitap, Roma’nın o görkemli ama bir o kadar da yozlaşmış sokaklarında gezdirirken bize şunu fısıldıyor: İktidar sadece bir taht kavgası değil, insanın kendisiyle kurduğu en tehlikeli, en keskin ilişkidir. Beni en çok etkileyen kısım ise karakterlerin derinliği oldu. Bilgeliğiyle yorgun düşmüş bir Seneca, gerçekleri o meşhur kahkahalarının ardına saklayan tek dürüst ses Soytarı ve manipülasyonun kitabını yazmış Cassius Crispus... Her biri Nero’nun zayıflıklarını öyle bir aynalıyor ki, hikâye bir tarih anlatısı olmaktan çıkıp insan ruhunun en karanlık dehlizlerine iniyor. Her karakter kendi gerçeğini haykırıyor ve ortaya çok sesli, kaçınılmaz bir son çıkıyor. Divinus, antik dünyanın o kendine has dilini hiç bozmadan, bize aslında çok tanıdık, evrensel bir insanlık halini sunmuş. Eser, hem tarih meraklıları hem de dramatik anlatı sevenlerin ilgisini çekebilecek türden. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Nero TragedyasıGaius Flavius Divinus · Harmonia Yayınevi · 20267 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
youtu.be/3Y1bv0jkrdQ Devasa boyutlarda bir yaratık,Boyu yaklaşık iki metre, Kol ve bacakları orantılı, Sapsarı teni kaslarını ve altlarındaki damarları zar zor örtüyor. Saçı parlak siyah ve dalgalı. Dişleri inci gibi beyaz, ama tüm bu özellikleri, göz çukurlarının kirli beyazıyla neredeyse tıpatıp aynı renkteki buğulu gözleri; buruş buruş çehresi ve kapkara dudaklarıyla dehşet bir tezat oluşturmaktan başka işe yaramıyor. Hiçbir ölümlü yoktur ki o çehrenin dehşetine katlanabilsin. Canlanmış bir mumya dahi o yaratığın çirkinliğiyle yarışamaz
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Karanlıkta Açan Cümleler
7/10
·312 syf.·
2026 27. kitabı
İlk bakışta sessiz ama içine girdikçe insanın içini usul usul sarsan bir kitap. Okurken sürekli şunu hissettim. Bu hikayeler bağırmıyor, ama uzun süre susmama izin de vermiyor. Tarık Tufan’ın dili zaten tanıyanların aşina olduğu o kırılgan, biraz hüzünlü ama bir o kadar da sahici tınıyı taşıyor. Bu kitapta ise sanki o ses daha da içe dönmüş. Karakterler büyük olaylar yaşamıyor belki ama içlerinde kopan fırtınalar öyle tanıdık ki… Bir cümlede kendini yakalıyorsun, bir bakıyorsun yıllar önce hissettiğin bir şey yeniden canlanmış. Kitabın adı çok şey söylüyor aslında... Gece açan çiçekler. Karanlıkta büyüyen, görünmeyen ama varlığını derinden hissettiren duygular… Hikayelerde de tam olarak bu var. Yalnızlık, pişmanlık, kırgınlık… ama hepsi çok gösterişsiz, çok “gerçek” bir yerden anlatılıyor. Sanki biri sana oturmuş, başından geçenleri fısıldıyor gibi. En çok hoşuma giden şeylerden biri şu oldu.. Bu kitap hızlı okunup bitirilecek türden değil. Hatta bence sindire sindire okunmalı. Çünkü bazı cümleler var ki durup tekrar okumak istiyorsun. Hatta bazen sadece bir paragraf, bütün gün aklında dolaşıyor. Ama şunu da söylemek gerek. Eğer hareketli, olay örgüsü yoğun bir kitap arıyorsan bu sana ağır gelebilir. Çünkü burada mesele “ne olacak” değil, “ne hissediliyor”. Tarık Tufan tam da bu duygunun peşinden gidiyor. Kitabı kapattığımda içimde garip bir his kaldı. Ne tam bir hüzün ne de tam bir huzur… Daha çok, bir şeyleri anlamaya biraz daha yaklaşmış gibi. Ve sanırım bu kitabın en güçlü yanı da bu: Okuruna cevap vermiyor, ama doğru soruları hissettiriyor. Kısacası, Gece Açan Çiçekler sessiz ama etkisi uzun süren bir kitap. Gürültülü dünyadan biraz uzaklaşıp kendi içine bakmak isteyenler için… tam zamanında açan bir çiçek gibi.
1000Kitap
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 1. kitabı
·
176 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 18:55
Lisans yıllarımda Tanzimat edebiyatı dersinde "klasik" olarak okutulan İntibah’a, lisansüstü çalışmalarım vesilesiyle bu kez çok daha derin bir mercekle geri döndüm. Eser akademik ilgiyle tekrar okuduğunda o ilk okumadaki yüzeysel "aşk ve trajedi" kalıbından ne kadar ötedr bir eser olduğu çok daha iyi kavrıyor insan. Hepimizin bildiği gibi eser, aslında Kemal'in zihninde "Ali Bey’in Sergüzeşti" olarak canlanmış fakat dönemin sansür ve yayın koşullarıyla "İntibah" (Uyanış) adını alarak edebiyatımıza girmiştir. Bugün baktığımda, başlığın bu değişiminin bile romanın kaderiyle ne kadar örtüştüğünü görüyorum. Bir sergüzeşt (macera) olarak başlayan hikaye, gerçekten de acı dolu bir uyanışla son buluyor. Klasikleri zamanın farklı dilimlerinde, farklı donanımlarla tekrar okumak lazım. Eskiden sadece Ali Bey’e kızarken şimdi bu trajedinin sosyolojik ve edebi altyapısını incelemek bana bambaşka bir ufuk açtı. İntibah bir dönemin bir zihniyetin ve insanın değişmez hatalarının aynası. ​Uyanmak iyidir ama bazen uyandığınızda her şey için çok geçtir. Okumanız bol olsun
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma