On sekizinci yüzyılda Kuzey Amerika ve İngiltere'de yeni ve yeniden canlanmış Hristiyan hareketlerinin ortaya çıkmasıyla Protestanlıkta bir dizi "Büyük Uyanış" yaşandı. Özellikle Metodizm'in misyoner coşkusu Hristiyanlığın Evanjelik yönünün -İsa'ya iman ederek kurtuluş sözünü yaymak- yeniden canlanmasına katkı sağladı.
Evanjelizm ayrılıkçı bir hareket değil, "yeniden doğma" deneyimi mesajıyla kiliselerini diriltmeye çalışan Protestan mezheplerinin benimsediği bir tavırdı. Evanjelik Hristiyanlık, on dokuzuncu yüzyılın Revivalist Uyanışları aracılığıyla ivme kazanmaya devam etti; yirminci yüzyılın başındaki son Büyük Uyanış ile, havarilerin Pentekost'ta yaptığı gibi Tanrı'yı deneyimlemek için Kutsal Ruh ile vaftizi vurgulayan Pentikostalizm'e dönüştü. Evanjelik Revivalist hareketlerin bir özelliği, inançlarının neşeli bir ifadesi ve kişisel bir Tanrı deneyimi lehine ağırbaşlı dindarlığı reddetmeleridir.
Ölüm muhakkak ki bir akıbet. Fakat mademki hayat denen piyango beni teşkil eden adem parçasına isabet etmiş, mademki kâinat, her zerresiyle benim için canlanmış, o hâlde duyguların ve duyumların cennetinde, bu acayip Walt Disney oyununda sonuna kadar payımı almalıyım!
Nihat birdenbire canlanmış gibi:
- Enteresan şey... dedi. Umumiyette para enteresan bir şeydir zaten. Çok kere cebimden bir lira alır önüme koyarak onu saatlerce seyrederim. Hiçbir fevkaladeliği yok. Bir takım hünerli çizgiler tıpkı mekteplerdeki resmi hatti¹ vazifeleri gibi. Belki biraz daha ince ve karışık... Sonra bir resim. Birkaç satır muhtasar yazı ve bir iki imza... Üzerine biraz fazla eğilince insanın burnunu ağır bir yağ ve kir kokusu da vurur. Fakat ne muazzam şeydir bu kirli kağıt azizim, bir düşün!
Sayfa 4 - ¹ yalnızca çizgilerle yapılan resim. Darûlfununda bir ders·Kitabı okuyor
Ölüm muhakkak ki bir akıbet. Fakat mademki hayat denen piyango beni teşkil eden adem parçasına isabet etmiş. Mademki kainat, her zerresiyle benim
için canlanmış, o halde duyguların ve duyumların cennetinde, bu acayip Walt Disney oyununda sonuna kadar payımı almalıyım!
... ormanın şurasında burasında kalmış toz halindeki karların arasından geçerken kabuğunun üzerinde yeni canlanmış yosunuyla ve kabarmış tomurcuklarıyla her bir agaç onu sevindiriyordu.
Sayfa 207 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Aslında Derrida'nın tutkusunu bir geleceği ve gelenek haline gelme potansiyeli olan yeni bir teori biçimi geliştirmeye adadığı düşünülebilir; zira bu teori, bu sınamadan sürekli olarak canlanmış ve sağlamlaşmış halde çıkmanın kesinliğiyle, bizzat kendisine uygulanmasına izin verir, hatta bunu talep ederdi. Ancak halihazırda kendi mezarında yatan, tabiri caizse oradan sadece tekrar tekrar gömülmek için kalkan bir teori becerebilirdi sadece bu hileyi. Yapısökümcülüğün temel dürtüsü, yapısısökülemez bir yaşama [varlığını sürdürme] makinesi yaratmak amacıyla bir yapım projesi yürütmek miydi acaba?